Şebnen Korur Fincancı: Aşı toplumsal bir dayanışmadır

  • 16:08 3 Temmuz 2021
  • Güncel
ANKARA - Aşının toplumsal dayanışma olduğunun altını çizen TTB Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı, tek bir kişiyi bile aşısız bırakmamak için tüm toplumu harekete geçmeye çağırdı.  
 
Türk Tabipler Birliği (TBB) 73’üncü büyük kongresini (seçimsiz) gerçekleştirildi. Bir mekanda gerçekleştirilen kongreye çok sayıda sağlık emekçileri katıldı. Kongreye “Kapitalizme, ekolojik yıkıma, pandemilere karşı toplumsal sağlık mücadelemizi örgütlüyoruz” pankartları asılırken,  “Tedirgin olma, aşı ol" pankartları açıldı.  Kongrede sık sık "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz" sloganı atıldı. Ara verilen kongrede TTB Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı basın açıklaması yaptı.
 
‘Önlenebilir ölümler, sosyal kırıma dönüştü’
 
Ne küresel düzeyde ne de Tükiye’de pandeminin henüz kontrol altında olmadığını belirten Şebnem, merkezi kapitalist ülkelerde salgının kontrol altına alındığı haberlerininin bilimsel gerçeklikten uzak olduğunu kaydetti. Şebnem, “Önceki yıldan da biliyoruz ki, her ne kadar gerçek vaka ve ölüm sayıları paylaşılmasa da yaz ayları düşüşe karşın eş zamanlı farklı coğrafyalarda artış söz konusu oldu. Benzer durum ülkemizde de gözlendi, metropollerde ve batıda düşüşe geçen vaka ve ölüm sayısı kısa süre içinde doğuda ise artışa geçti. Oysa gerçek kamuoyu ile paylaşılmayan seroprevalans çalışmasında gizliydi ve hakikat karartılmıştı. Devam eden salgın gerçeğine sırt çeviren hükümet politikalarının bedelini işçiler, yoksullar, mülteciler, evsizler, ötekileştirilenler, kırılgan nüfuslar ve sağlık emekçileri ödedi. Alınmayan toplumsal önlemler, verilmeyen ekonomik ve sosyal destek nedeniyle koronavirüs, dolaşımını sürdürdü. 2020 yılı sonbaharından 2021 Ocak sonlarına kadar ağır bedeller ödetmeye devam etti. Önlenebilir ölümler, sosyal cinayete ve sosyal kırıma dönüştü” dedi.
 
‘Anti-demokratik salgın yönetimi geleneği devam ettirilmiştir’
 
Bilim Kurulu’nun toplumla gerçeği paylaşma konusunda oldukça cimri davrandığının altını çizen Şebnem, “Bilgi iktidarı, tek adam rejiminin kontrolünde olmuş; saklanan istatistikler ekonomik ve sosyal amaçlarına uygun kullanılmıştır. Buna rağmen kamuoyu ile paylaşılan istatatistikler dahi, yaşama geçirilen önlemleri desteklememiştir. Trajik bir şekilde vaka sayısı artarken, daha fazla bulaştırıcı olduğu bilinen varyant tartışmalarına rağmen Mart başında “yeniden açılma” kararı alınmış, yerinden salgın yönetimine geçildiği söylenmiştir. Bunun bedeli ağır olmuş; resmi istatistiklerde bildirilen ölümlerde dahi tüm salgın döneminin en yüksek düzeyine çıkılmıştır. Bu dönemde yerinden salgın yönetimi işletilememiş, merkezden tüm ülke sathına bilimsellikten uzak tek bir salgın yönetimi devam etmiştir. Kendi aldıkları kararlarla bile çelişen anti-demokratik salgın yönetimi geleneği devam ettirilmiştir” diye belirtti. 
 
‘Küresel dayanışmayı artırma hepimizin sorumluluğudur’
 
En kritik toplumsal korunma önleminin aşı olduğuna dikkat çeken Şebnem, “Eşit ve ayrımsız, herkese ve hızla, etkili ve güvenli aşı yapılması için kamunun tüm olanaklarını harekete geçirmesi gerektiğini söylemeye devam edeceğiz. Aşının sadece kendimiz için değil, yakınlarımız; yerleşim yerlerimizdeki ve çalışma yaşamımızdaki tüm yurttaşlar için koruyucu olduğunu biliyoruz. Aşının LGBTİ+’lar, mülteciler, evsizler, işsizler vb. ötekileştirilen toplum kesimleri için çok önemli olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Aşının sadece ülkemiz değil yakın komşularımız ve dünya için kritik önemde olduğunun bilinci ile hareket ediyoruz. Herkes güvende değil ise hiçbirimiz güvende değiliz. Aşı için toplumsal dayanışmayı, küresel dayanışmayı artırma hepimizin sorumluluğudur” ifadelerinde bulundu.  
 
Kongrede yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
 
“*Önlemlerin tamamen kaldırıldığı bu dönemde bir kez daha hatırlatıyoruz: Pandemi devam ediyor. 
 
* Rehavete düşürmeye çalışanlara, algı yöneticilerine toplum aldanmamalıdır.
 
* Sağlık Bakanlığı’na gerçekle yüzleşmeden; salgın kontrolünde sağlık emekçileri ve örgütleri ile birlikte hareket etmeden, başaramayacağını bir kez daha hatırlatıyoruz. 
 
* Önlemleri almaya devam etmenin, toplumsal önlemlerin yaşama geçirilmesi için baskı oluşturmanın ve bu konuda sesimizi yükseltmenin önemli olduğunu biliyoruz. 
 
* Fiziksel mesafe, havalandırma ve maske önlemlerinin yaşama geçirilmesi için ekonomik ve sosyal desteğin sağlanması gerektiğini söylemeye devam edeceğiz.
 
* Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nden (TMMOB) havalandırmayla ilgili etkin denetimlerin yaşama geçirilmesinin kritik önemde olduğunu hatırlatıyoruz.
 
* Aşı toplumsal dayanışmadır, bir kişiyi dahi aşısız bırakmamak için tüm toplumu, emek ve demokrasi güçlerini harekete geçmeye davet ediyoruz. 
 
* Salgının en az kayıp ile kontrol edildikten sonra pandemiye zemin hazırlayan koşulları ve salgın kontrolünü zora sokan neolibaeral sağlık reformlarını ortadan kaldırma çabalarımıza hız vereceğimize söz veriyoruz”