Elazığ’daki tutsaklar: Basın ve hak örgütleri sesimizi duysun
- 09:21 8 Temmuz 2021
- Güncel
ELAZIĞ - Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Kadir Kevser, kendilerine dönük yapılan ağır işkence ve baskıyı ailesi ile yaptığı telefon görüşmesinde anlattı. Kadir, kendilerine yapılan zulmün basın ve insan hakları örgütleri tarafından duyulması çağrısında bulundu.
Türkiye ve bölge cezaevlerinde PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük uygulanan tecride ve cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı 27 Kasım 2020 tarihinden bu yana süren açlık grevi eylemi 224’üncü gününde. devam İşkence ve baskının devam ettiği cezaevlerinden biri de Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi. Cezaevinde bulunan tutsak Kadir Kevser, tutsaklara ağır işkence yapıldığını, işkenceye maruz bırakılanların ise hücrelere konulduğunu belirtti.
‘Bize ses vermekte gecikmeyin’
Cezaevindeki baskıları, ailesi ile yaptığı telefon görüşmesinde anlatan tutsak Kadir Kevser, durumlarının ciddi olduğunu, geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’dan Elazığ’a bir tutsağın sürgün edildiğini ve kendisine işkence uygulandığını kaydetti. Kadir, “Gelen tutsağa çok fazla işkence ve saldırı yapılmıştı. Sonrasında tek kişilik hücreye konuldu. Kimse onu ne görebiliyor ne konuşabiliyor ne de yardım edebiliyor. Daha önce burada yaralı olan bir arkadaşımız vardı ona da yine işkence yapıldı. Arkadaşlarımız ne durumda, sağlık durumları nasıl bilmiyoruz. Sürekli bize saldırıyorlar. Sesimizin basına ve insan hakları örgütlerine ulaşmasını istiyoruz. Çok fazla hasta tutsak arkadaşımız var. Sesimiz duyulsun ve bize ses vermekte gecikmeyin” şeklinde konuştu.
‘Tutsakların talepleri kabul edilsin’
Cezaevindeki işkence uygulamalarına tepki gösteren Kadir’in annesi Ayhan Kevser ise şunları söyledi: “İşkence ve saldırı gittikçe artıyor. Çok fazla dilekçe verdim ama bana herhangi bir yanıt gelmedi. Çocuklarımıza ne normal bir yemek veriliyor, ne temizlik yapmaları için malzeme veriliyor. Çocuklarımız her yönden işkenceye uğruyor. Bu işkence ve saldırılar ilk değil. Bizler sesimizi çıkarmadığımız için işkenceler gittikçe artıyor. Çocuklarımız orada işkence altında yaşıyor. Bu nereye kadar, ne zamana kadar böyle sürecek. Tutsakların talepleri kabul edilsin, çocuklarımızın sesi duyulsun.”







