Pervin Buldan Gündoğdu’dan seslendi: En büyük sorun Kürt sorunu

  • 19:44 8 Temmuz 2021
  • Güncel
 
İZMİR - Gündoğdu Meydanı’nda halka seslenen HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, ülkenin en büyük sorununun Kürt sorunu olduğunu belirterek, “Tecridi kaldırın, Kürt sorununu çözün. İşte o zaman bu ülkeye demokrasi de adalet de barış da gelir” dedi. 
 
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin “Demokrasi için bir nefes” şiarıyla Gündoğdu Meydanı’nda düzenlediği miting, onbinlerin katılımıyla devam ediyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, halkı selamlayarak, konuşmasına başladı. 
 
‘Deniz’e sıkılan kurşun İzmir halkına sıkılmıştır’
 
Pervin’in açıklamaları şöyle: 
 
“Merhaba sevgili İzmirliler, merhaba sevgili kadınlar, sevgili gençler, merhaba sevgili arkadaşlarım, yoldaşlarım, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Sevgili arkadaşlar, sevgili halkımız, bugün İzmir’de olmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Bugün İzmir meydanından, bugün bu ülkeyi karanlığa sürükleyenlere iyi bir mesaj vereceğimizi düşünüyoruz. Onun için buradayız, onun için sizlerleyiz. Bildiğiniz gibi 17 Haziran tarihinde İzmir İl Örgütümüze yapılan saldırıda, yapılan operasyonda, bir genç arkadaşımız, sevgili Deniz Poyraz’ı haince katlettiler, öldürdüler. Sevgili Deniz’e sıkılan kurşun, aynı zamanda İzmir halkına sıkılan kurşundur. Deniz’e sıkılan kurşun, Kürt halkına sıkılan kurşundur, Deniz’e sıkılan kurşun, kadınlara sıkılan kurşundur. Ve biz bu kurşunun, bu katliamın özel olarak seçildiğini, HDP’nin özel olarak hedef alındığını, çok programlı, planlı, örgütlü bir katliam olduğunu başından beri söyledik, yine tekrar ediyoruz. 
 
Deniz’e söz veriyoruz 
 
Bu aynı zamanda barış umuduna sıkılan bir kurşundur. Bu kurşun aynı zamanda, halkların kardeşliğine, birlikte yaşam iradesine sıkılan bir kurşundur. Ama şunu unutmayalım, İzmir’in özel olarak seçilmesinin de ayrı bir anlamı, ayrı bir hedefi vardır. Çünkü İzmir çok renkli bir kenttir. Tıpkı HDP fikriyatı gibi, tüm farklı inançları, farklı dilleri, farklı kimlikleri içinde barındıran bir kent olduğu için, özel olarak seçildiğini çok iyi biliyoruz. Buradan bir kez daha bu katliamı lanetliyoruz, kınıyoruz. Sevgili Deniz’imizi buradan anıyoruz. Sevgili Deniz’imize söz veriyoruz: Senin hayallerini gerçekleştireceğiz Deniz, senin bıraktığın bayrağı asla yere düşürmeyeceğiz. İzmir halkı sana bu sözü veriyor. 
 
Tüm Türkiye Deniz oldu HDP oldu 
 
Sevgili arkadaşlar, sevgili halkımız, evet biz biliyoruz ki bu ülkeyi yönetenler, bu operasyonun araştırılmasını, bu katliamın açığa çıkmasını istemediler. Göstermelik bir şekilde kınamalar yaptılar ve bu katliamla birlikte aslında Türkiye’ye bir korku salmak istediler. Ancak yanıldılar, başaramadılar, başaramayacaklar. Çünkü tüm Türkiye, İzmir oldu, Deniz oldu ve tüm Türkiye, HDP oldu, HDP’li oldu. 
 
Kapatma davası 
 
İşte sevgili arkadaşlar bu korkudan dolayı HDP’ye yönelik saldırılarını ve operasyonlarını durdurmadılar ve ardından da HDP’ye kapatma davası açtılar. Onlar biliyorlar ki HDP bu ülkede cesaretin, umudun ve huzurun güvencesidir. Biliyorlar ki HDP bugün Türkiye’de kadınların ve gençlerin umududur, barışın ve demokrasinin teminatıdır. HDP’yi bu kadar hedef almalarının sebebi budur. Gelsinler HDP’ye açtıkları davanın sonucunu buradan, İzmir Gündoğdu Meydanı’nda görsünler. Görsünler ki HDP’nin adliye koridorlarına ve cezaevlerine sığmadığını anlasınlar.
 
Tecridi kaldırın Kürt sorunu çözün 
 
Bu ülkeyi o kadar kirlettiler ki siyaseti o kadar kirlettiler ki artık bu ülkeyi çetelerin, mafyanın yönettiğini ve bu iktidarın çeteye, mafyaya esir düştüğünü hepimiz görüyoruz. Bu gidişat elbette gidişat değildir. Buradan çıkmanın tek bir yolu vardır; demokrasidir, barıştır, adalettir ve hukuktur. Ama bunların yanında bir sorunu daha var; bu ülkenin en büyük sorunlarından biri olan Kürt sorunudur. Bu ülkede Kürt sorunu çözülmeden hiçbir sorunun çözülemeyeceğini bu iktidar anlamalıdır. Ancak Kürt sorununu İmralı’da Sayın Öcalan’a tecrit uygulayarak çözmeye çalışanlar, şunu bilsin ki tecrit bir insanlık suçudur. Kendi çıkardığı yasaları bile uygulamayan iktidara sesleniyoruz: Bu insanlık suçundan bir an önce vazgeçin, tecridi kaldırın ve Kürt sorununu çözün. İşte o zaman bu ülkeye demokrasi de adalet de barış da gelir. 
 
Kürt sorunu sadece HDP’nin sorunu değil
 
Şunu biliyoruz; Kürt sorununu çözmek elbette çok kolay ama bunun yol ve yöntemler var. Şunu da biliyoruz; Kürt sorunu sadece HDP’nin sorunu değildir. Kürt sorunu aynı zamanda Türkiye’nin bu ülkenin sorunudur. Kürt sorununu çözmenin yolu sadece Diyarbakır’dan geçmez, İzmir’den de İstanbul’dan da Ankara’dan da parlamentodan da geçer. Bütün siyasi partilere buradan sesleniyoruz: Bu sorun hepimizin sorunudur, eğer bu sorun çözülürse, bu iktidar kaybedecek zaten. Bu sorunu Türkiye halkları birlikte çözmek zorundadır. Bu ülkede siyaset yapan iktidar dışındaki bütün partilerin sorunudur. 
 
İstanbul Sözleşmesi
 
Sevgili kadın arkadaşlar, İzmirli sevgili kadınlar, hergün özgürlüğü için eşitliği için alanlarda olan sevgili kadın yoldaşlarım, eşitlik ve özgürlük için verdiğiniz mücadele, bu ülkede kadına yönelik şiddetin bitmesi için hergün alanlarda olan sevgili kadınlar, bugün bir kez daha İzmir’den Ankara'ya bir mesaj verdiniz. İzmirli kadınlar şunu söylüyor, kadınlar gümbür gümbür geliyoruz, susmuyoruz, korkmuyoruz itaat etmiyoruz diyorlar kadınlar. Evet sizler İstanbul sözleşmesini feshedebilirsiniz. Başta izmirli kadınlar başta olmak üzere bu ülkedeki bütün kadınlar örgütlü, ortak zeminlerde mücadeleleriyle istanbul sözleşmesini yaşamın her alanında hayata geçirmek için alanlardadır, meydanlardadır. Gücünüz asla ve asla kadınlara yetmedi ve yetmeyecek.”
 
İrademizi kıramazsınız 
 
Konuşmasını Kürtçe bitiren Pervin, “Siz bizim irademizi kıramazsınız. Biz milyonlar olarak bu ülkenin sahipleriyiz. Biz anneyiz, çocuğuz, kadınız, işçiyiz, halkız, halk. Biz bu vatanda Türküz, Kürdüz, Arabız, Çerkeziz, Lazız, Sünniyiz, Süryani ve Êzidîyiz. Biz HDP’yiz ve heryerdeyiz. Yolumuz açık olsun” dedi.  
 
'Deniz Poyrazlar yolumuzu aydınlatacak'
 
HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise “Denizlerin yoldaşları hoşgeldiniz hepiniz. Deniz Gezmişlerin, Deniz Poyrazların yol arkadaşları selam olsun hepinize” sözleriyle kitleyi selamladı. 
 
Deniz Gezmiş’in idam sehpasına çıktığında boyun eğmediğini Kürt ve Türk halklarının ortak mücadelesini haykırdığını vurgulayan Mithat, şunları söyledi: “Deniz Poyraz’ı hedef alan o kurşunlar esas Türk ve Kürt halklarının ortak mücadelesini bitirmek istedi. Cevabı bu meydanda İzmir’de veriyoruz. Halkların ortak iradesi bitmeyecek, Deniz Gezmişler de Deniz Poyrazlar da yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Demokrasi, barışı, özgürlüğü başka yerlerde aramıyoruz. Bu meydanlarda arıyoruz."
 
‘Biz bu siyasi iktidarı tanıyoruz’
 
Mitingde söz alan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan da işyerlerinden çıkan işçi ve kadınları, gençleri selamladı. Selma, “Bu topraklar siyasi baskılara yabancı değil, otoriterliğe yabancı değil. Bu topraklar sömürü düzenine yabancı değiller. Biz bu siyasi iktidarı tanıyoruz. Denize sıkılan kurşun tek bir katilin tetikçiliğinden çıkan kurşun değildir. Bunun arkasında güçler vardır. Bunun arkasında iktidarın beslediği çeteler vardır. Bu kirli işlerin arkasında siyasi iktidar susuyor. Çünkü iddiaların hiçbirine yalan diyemiyorlar” dedi. 
 
‘Halk kazanacak’
 
Mafya-çete yolsuzluk iddialarına ilişkin iktidarın sessizliğini koruduğunu ancak işçi ve emekçilerden fedakarlık istediğini kaydeden Selma sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi fedakarlık yapma zamanı değildir. Şimdi mücadele zamanı, şimdi hak alma zamanı. Hak alanın da mücadelenin de yolu bellidir. Gösteri ve yürüyüş yasaklarına karşı kadınların barikatları yıka yıka özgürleştirdiği meydanlar gibi Gündoğdu Meydanı özgürleşmesi gibi mücadeleler olacaktır. İktidarın siyasi cinayetlerine karşı her birimiz Deniz olup çoğalacağız. Korkmuyoruz, yılmıyoruz itaat etmiyoruz. Hak gasplarına karşı madencilerin mücadelesi ile cevap vereceğiz. Tekellerin iktidarı değil halk kazanacak. Bu iktidarın kadınları yok sayan politikaları yenilecek kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesi kazanacak.”  
 
'HDP susmayacak'
 
Son olarak söz alan  TÖP Sözcüsü Juliana Gözer, Deniz’i katlederek HDP’yi susturmaya çalışanların cevabının miting alanı olduğunu belirtti. Juliana, “Herkes duysun bilsin. Denize söz vermiştik. Özlemini duyduğu ülkeyi yaratacağız demiştik. İşte biz burada binlerce deniz olduk, ilk adımı bugün İzmir’de bu mitingle attık. Onlar bizi sindirmeye çalışıyorlar, onlar korksunlar. HDP şimdiye kadar susmadı bundan sonra da susmayacak. Ülkeyi mafyalarla çetelerle yönetenler korksunlar bizler değil. Faili belli cinayetleri organize edenler, halkı açlığa yoksulluğa sürükleyenler, saraylarında lüks içinde yaşayanlar ve utanmadan ‘halka porsiyonları küçültün’ diyenler korksunlar” diye konuştu.
 
Miting, Bajar’ın konseri ile çekilen halaylarla sona erdi.