Remziye Tosun: Açlık grevleri 14 Temmuz ruhuyla işkenceyi ve zulmü yenecek
- 09:07 14 Temmuz 2021
- Güncel
DİYARBAKIR - 14 Temmuz direnişinin bugün cezaevlerinde hala sürdüğüne dikkat çeken HDP’li Remziye Tosun, “Cezaevlerinde sürdürülen açlık grevleri 14 Temmuz ruhuyla işkenceyi ve zulmü yenecek” dedi.
Türkiye'de12 Eylül darbe döneminde dayatılan işkencelerin en büyüğünün yaşandığı Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’ndeki tutsaklar, direnişiyle sesini dünyaya duyurdu. İşkenceye ve hak ihlallerine karşı çıkan PKK’nin öncü kadrolarından Mehmet Hayri Durmuş, Kemal Pir, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz, bedenleriyle tarihe unutulmaz not düştü.
14 Temmuz 1982… Kenan Evren’in başında bulunduğu askeri cuntanın 12 Eylül 1980’deki darbenin ardından başlatılan Kürt özgürlük mücadelesini tasfiye etmeye yönelik baskı, şiddet ve işkence uygulamalarına karşı tarihi direnişin yıldönümü.
Günümüzde ise bu direniş cezaevlerinde sürüyor. Siyasi tutsaklar 22 yıldır İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması ve cezaevlerinde artan hak ihlallerinin son bulması talebiyle 27 Kasım 2020’de başlattığı açlık grevlerinin 230'uncu gününde. Eylem, dünyanın birçok merkezinde çok sayıda kişi tarafından desteklenerek devam ediyor. Bugün ise, 14 Temmuz direnişinin yıldönümünde tutsaklar süresiz-dönüşümlü 5'er gün sürdürdükleri eylemi, yine süresiz-dönüşümlü ancak 15'er gün olacak şekilde yeni bir aşamaya taşıyor.
HDP Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun, 14 Temmuz direnişi ile cezaevlerinde sürdürülen açlık grevlerini değerlendirdi.
Tarih boyunca dayatılan zulme karşılık Kürt halkının yiğit evlatlarının bedenleriyle tarihi bir direniş sergilediğini belirten Remziye, “14 Temmuz’da ve sonrasında yaşanılanlar hala Kürt halkının hafızasında taptaze. 80 darbesiyle faşist zihniyetin zirve yaptığı askeri cezaevi Diyarbakır’da insanlık dışı tüm işkence ve uygulamalara karşı Mazlum Doğan, 1982 Newrozu’nda üç kibrit çöpüyle bedenini ateş topuna dönüştürerek teslim olmayacağını gösterdi. Başta Mazlum Doğan şahsında canını feda eden, açlık grevlerinde yitirdiğimiz yoldaşlarımı saygıyla anıyorum. Onların gösterdiği direniş, bizim yolumuzu aydınlatıyor” dedi.
‘Esat zihniyeti halen yaşatılıyor’
Diyarbakır’da yaşanan işkencelerin baş sorumlusu olan Yüzbaşı Esat Oktay’ın işkencelerini hatırlatan Remziye, Esat zihniyetinin cezaevlerinde yaşatıldığını kaydetti. 12 Eylül darbesinden bugüne baskıların artarak devam ettiğini belirten Remziye, baskılara karşı verilen direnişin de gün geçtikte güçlenerek devam ettiğini vurguladı. Remziye, “Kürt halkı Cumhuriyet tarihinden beridir katliam, baskı, zulüm ve asimilasyona karşı direnişle cevap veriyor. Açlık grevleri ise gerek 80 döneminde gerekse bugün bir direniş yöntemi olmuştur. Şu an cezaevlerinde binlerce yoldaşımız tecridin kaldırılması, cezaevlerinde hukuksuzluğun son bulması için bedenlerini açlığa yatırıyorlar. Açlık grevleri 14 Temmuz ruhuyla işkenceyi ve zulmü yenecek” ifadelerini kullandı.
‘Çözümsüzlüğü dayatanlara karşı çözüm mümkün’
Bölgedeki hukuksuzluk, yolsuzluk, yoksulluk gibi sorunların temelinde tekçi, tahakkümcü eril iktidar zihniyetin olduğuna dikkat çeken Remziye, “Bu aynı zamanda çözümsüzlüğü dayatan bir zihniyet. Fakat bu zihniyete karşı Kürt halkı yıllardır mücadele ediyor. Bir özgürlük mücadelesi veriyor. Çözümsüzlüğü dayatanlara karşı 'çözüm mümkündür' diyoruz. Sayın Öcalan şahsında tecridin tüm Kürt halkına ve Türkiye halklarına hukuksuzluğun ve çözümsüzlüğün dayatılmasını kabul etmiyoruz. Sayın Öcalan 'bu sorunu 1 haftada çözerim' demişti. Dolayısıyla Sayın Öcalan’ın muhatap alınması, sadece tecridin kaldırılması değil, Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne kavuşması gerekiyor. Bu topraklarda tüm halkların özgürce barış içinde yaşamaya hakkı var. Bu topraklara onurlu barışı getireceğimize inancımız tam” diye konuştu.
Remziye son olarak ise çözümün dayanışmadan geçtiğini vurgulayarak, herkesi mücadeleyi büyütmeye çağırdı.







