14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu’nun yıldönümüne ilişkin açıklama
- 19:37 14 Temmuz 2021
- Güncel
DİYARBAKIR - MEBYA-DER, TUHAY-DER, 78’liler Derneği, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu eyleminin 38’inci yıldönümüne ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği’nin (MEBYA-DER), Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER), 78'liler Derneği Diyarbakır Şubesi, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin işkence merkezi olan Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde başlatılan “14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu” eyleminin 38’inci yıldönümüne ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde yapılan açıklamaya ölüm orucunda yaşamını yitiren Ali Çiçek’in ablası Ayşe Çiçek, HDP’li Milletvekilleri Semra Güzel, Remziye Tosun, Tayyip Temel katıldı.
Açıklamada “Tecride hayır, tutsaklara özgürlük”, “Bijî berxwedana zindana” sloganları atıldı.
Açıklamada konuşan 78’liler Derneği Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Hüseyin Barış, 12 Eylül’de yaşatılan ağır işkencelerin üzerinden 41 yıl geçmesine rağmen AKP ve MHP öncülüğünde askeri darbe uygulamalarını aşan tecrit ve izolasyonunun devam ettiğini belirtti. Hüseyin, “Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi insan hakları müzesi olmalıdır. Yaşayan bir müze olursa Kürt halkının çektiği acılar kayıt altına alınmış olacaktır” dedi.
‘Biz onlara borçluyuz’
HDP Parti Meclis (PM) üyesi Celalettin Can, işkenceye uğrayan 3 bin kişinin suç duyurusunda bulunduğunu dile getirerek, böylece bir soruşturmanın ortaya çıktığını ifade etti. Celalettin, “Savcıyı bu işi hızlandırması için çaba içerisindeydik. Tahir Elçi’de bu soruşturmayla gönülden ilgileniyordu. Çözüm sureci bitince soruşturma dosyası da bitmişti. Dosyayla ilgilenen savcıyı başka yere sürgün ettiler. Yeni savcıyla görüştüğümüzde bizimle dalga geçti. Anladık ki Diyarbakır cezaevi demek Kürt meselesi demek” diye ifade etti.
Celalettin, “1970’lerden günümüze kadar Türkiye’nin hali ortaya sergilenecek. İnkar edilen bir Kürt tarihi var elimizde. Faşizme rağmen Kürt halkı kendi gerçeğini unutmuyor. Arkadaşlarımız boşuna ölmediler Onlar diyor ya ‘bu halka borçluyuz.’ Asla, biz onlara borçluyuz” dedi.
Ölüm orucunda yaşamını yitiren Ali Çiçek’in ablası Ayşe Çiçek ise, mezar taşlarının üzerindeki yazıların silinmesine tepki göstererek, yaşamını yitirenleri saygıyla andığını söyledi.







