MEBYA-DER 2’nci olağan kongresini gerçekleştirdi
- 13:22 17 Temmuz 2021
- Güncel
DİYARBAKIR - MEBYA-DER’in ikinci olağan kongresinde tecrit ve açlık grevlerine dikkat çekilirken, birlik ve mücadeleyi büyütme çağrısında bulunuldu.
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), 2’nci olağan kongresini “Ulusal birlik ruhuyla özgürlük zamanı" şiarıyla Yenişehir ilçesinin İstasyon caddesinde bulunan Demirok Tesisleri’nde gerçekleştirdi. Kongrenin gerçekleştiği alana “Bi xeyalên cangoriyan em ê xwe bi rêxistin dikin”, “Destên xwe ji nirxên me bikşînin”, “Em jiyana dayikan diparêzin” yazılı pankartlar asıldı. Kongreye HDP İl Eşbaşkanı Gülşen Özer, Diyarbakır Milletvekilleri Semra Güzel ile Remziye Tosun, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHADER), Barış Anneleri Meclisi, Tevgera Jinên Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve birçok sivil toplum örgütleri katıldı. Kongre öncesi sık sık “Şehid Namirin” sloganları atıldı.
Diyarbakır kapalı cezaevinde bulunan MEBYA-DER Eşbaşkanı Yüksel Almas ve MEBYA-DER Siirt Eşbaşkanı Gülistan Önder kongre için mücadele ve barış mesajı gönderdi.
‘Kürdün mezarına bile tahammül yok’
Zor ve meşakkatli bir süreçten geçtiklerine işaret eden HDP’li Remziye Tosun, 6 yıl önce de aynı çöktürme planları çerçevesinde Kürtlere saldırıldığını ifade etti. Remziye, 7 Haziran seçimlerinin ardından toplumun barışa olan inancına darbe yapıldığını söyleyerek, tecridin ağırlaştırıldığını hatırlattı. Türkiye’nin bu politikalarla nefessiz bırakıldığını dile getiren Remziye, “Kürtlere karşı hapisten, sürgünden başka bir şey yapmadılar. Cizre bodrumlarında canlı canlı çocukları, gençleri, kadınları yaktılar. Taybet ananın cenazesi 7 gün sokakta kaldı, anneler çocuğunu dondurucuya koydu, Agit İpek’in cenazesini aileye kargoyla gönderdiler. Her gün saldırıları ağırlaştırıyor. Efrin’de gerilla mezarlarına saldırıyorlar. Annelerin yüreklerini yakmaya çalışıyorlar. Biz bunu kabul etmiyoruz. Tüm bunlara rağmen çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu yöntemlerle, bu saldırılarla bize geri adım attıramayacaklar. Kürdün mezarına bile tahammülleri yok” diyerek cezaevlerinde devam eden açlık grevlerine de dikkat çekti.
‘Çözümün adresi Öcalan’dır’
HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zeyyat Ceylan, katılımcıları selamlayarak tecride ve açlık grevlerine değindi. Zeyyat, tüm saldırıların ve krizlerin temelinde tecridin yattığını ifade ederek, “Mücadelemize Öcalan özgürleşinceye kadar devam edeceğiz Öcalan’ın özgürlüğü zindanların özgürlüğüdür” dedi.
HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk ise, “Yıllarca bizim kendimizden utanmamıza neden oldular. Zilan’da, Dersim’de, Roboski’de katliam yaptılar. Çözüm yolu ölüm değil Kürtler 100 yıl önceki Kürt değil. Kürtler barış için bir aile olmuş. Özgürlük için ne bedel gerekiyorsa vereceğiz. Kürtler statü sahibi olmasın diye Türkiye’yi satıyorlar. Kürt sorununun çözümü için tek adres Öcalan’dır, başka bir yer değil. Öcalan’la iletişim kesildiğinden beri Türkiye’nin hali kötüleşti. Barış masasını siz bozdunuz, anneler yıllardır barış için elini uzatıyor” diye belirtti.
MEBYA-DER Eşbaşkanı Şehmus Karadağ da, dernek olarak tüm ailelerin yanında olmaya çalıştıklarına işaret ederek, çalışmalarının illegalize edildiğini ve saldırılara maruz kaldıklarını kaydetti.
‘Dünya Kürd’ü tanıdı’
Derneğin çalışmalarının kıymetli ve değerli olduğunu söyleyen Barış Annesi Kudret Eryılmaz, “Kobanê direnişinden sonra Kürtler adını altın harflerle yazdı. Tüm dünya Kürtleri kabul etti, Kürtlerin isteklerini duydular. Tek damla kanımız kalana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Kürt anneleri olduğu sürece devam edeceğiz. Kimsenin gözü açık kalmasın. Çocuklarımız para için değil Kürtlerin barışı için öldü. Şehit annesi olan herkes bu mücadeleye katılmalı. Söz veriyoruz onlara onların mücadelesini devam ettireceğiz” dedi.
‘Çocuklarımızın hayalini gerçekleştireceğiz’
Oğlunun cenazesi PTT kargosuyla gönderilen Halise Aksoy, “Barış gelsin bu topraklara. Faşistlerin saldırıları son bulsun. Anneler el verin birbirinize. Zafer ve barışa ulaşalım. Oğlumun kemiklerinin içinde gönderildiği paket her zaman benim gözümün önünde. Bizi çocuklarımızın ölü bedenleriyle sınıyorlar. Kürdistan’ın bütün çocukları benim çocuğum. Çok zorbalık yapıyorlar üstümüzde. Beraber çocuklarımızın hayallerini gerçekleştireceğiz” sözlerine yer verdi.







