Pınar’ın katledilmesinin üzerinden 1 yıl geçti, dosyada bir gelişme yok
- 17:32 17 Temmuz 2021
- Güncel
İZMİR - Pınar Gültekin’in katledilmesinin ardından geçen bir yılda davaya ilişkin somut bir gelişme henüz sağlanmadı. Faillerin değil adeta Pınar’ın yargılandığı davayı kadınlar ısrarla takip etmeye devam ediyor.
Pınar Gültekin’in katledilmesinin ardından bir yıl geçti ancak fail Metin Cemal Avcı ve ona yardım etmekle yargılanan kardeşi Mertcan Avcı hakkında görülen davada hala birçok soru cevaplanmış değil. Mahkeme heyeti, Muğla’da hatırı sayılır bir ailenin mensubu olan failler lehinde kararlar alırken, katliamda yer alan veya delillerin yok edilmesinde yardımcı olma şüphesi yüksek olan failin yakın akrabaları hakkında hala bir işlem yapılmadı. Davayı takip eden kadınlar ise mücadele ve dayanışma çağrılarını yineliyor.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar’dan 16 Temmuz 2020’de kız kardeşi ile yaptığı telefon görüşmesinden sonra haber alınamadı. Telefon aramalarına cevap vermeyen Pınar için başlayan arama çalışmalarının sonunda Pınar’ın katledilmiş ve yakılmış bedeni 21 Temmuz 2020’de Akyaka’ya bağlı Güllük Mevkiinde ormanlık alanda bulundu. Ardından gözaltına alınan fail Metin Cemal Avcı da 22 Temmuz’da tutuklanarak, Muğla Cezaevine gönderildi.
İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması talep edildi
Pınar’ın katledilmesi ve katledilme şekli erkek şiddetinin giderek daha da sertleşmesi yönünden infial yarattı. Özellikle iktidarın İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasına yönelik girişimleri ve Sözleşme’nin uygulanmamasına duyulan öfkeyi artırdı. İzmir’de alana çıkan kadınlardan 12’si işkence ile gözaltına alınırken başta Ankara, İstanbul, Adana olmak üzere birçok ilde kadınlar Pınar’ın katledilmesine ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmamasına yönelik eylemler düzenledi. Muğla’da ise yüzlerce kadın ve Pınar’ın arkadaşları Sınırsızlık Meydan’da bir araya gelerek, failin bu katliamı yalnız başına gerçekleştirmediğini haykırdı.
Katile yardım edenler soruldu
Muğla Cezaevi’nde bulunan fail can güvenliği gerekçesiyle Afyon Cezaevi’ne nakledilerek tek kişilik hücreye kondu. Ancak failin tespitinde ve yakalanmasında etkili olan mobese ve telefon sinyali kayıtları failin ifadesinin aksine yalnız olmadığını gösteriyordu. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Pınar’ın katledilmesine ilişkin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'a "Şefika Gültekin, kamera kayıtlarını izlediğini ve failin tek kişi olmadığını söylemiştir. Katil Cemal Metin Avcı’ya yardım eden başkası var mıdır?" diye sordu.
Mobese kayıtlarına rağmen gözaltına alınmadılar
Yapılan incelemelerin ardından failin kardeşi Mertcan Avcı’nın aynı zaman dilimlerinde abisiyle konuştuğu ve olay yeri ve yakınlarında olduğu tespit edildi. Bunun üzerinde Mertcan Avcı jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı ve 2 Ekim tarihinde “delil karartmak” suçlamasıyla çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı. Muğla 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, Cemal Metin Avcı'nın "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçundan "ağırlaştırılmış müebbet”, kardeşi Mertcan Avcı'nın ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmesine karar verildi.
Bilindik erkek savunmasıyla Pınar’ı suçladı
Pınar’ı katleden erkek hakkındaki ilk duruşma 9 Kasım’da Muğla Adliyesi 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Fail kendini aklamak için Pınar’ı suçladı. İlk etapta yalnız olduğunu iddia eden fail kardeşi Mertcan Avcı’yı sonradan aradığını kabul etti. Fail Cemal Metin Avcı, Pınar Gültekin ile 2018 yılı sonlarında iş yerine arkadaşlarıyla geldiğinde tanıştıklarını iddia etti ve savunmasında Pınar’ın giyim tarzını eleştirerek kendini aklamaya çalıştı. Fail ayrıca ek ifade vererek Pınar’ın kendisini çektiği fotoğraflar üzerinden tehdit ettiğini, Pınar’a sürekli para verdiğini ve borçlarını ödeyemez duruma geldiğini iddia etti. Savunmasında soğukkanlılıkla Pınar’ı işkenceyle nasıl katlettiğini ayrıntılarıyla da anlattı ve 'pişman’ olduğunu belirtti. Failin kardeşi Mertcan Avcı ise olayla ilgisi olmadığını ileri sürdü.
Hakim failin avukatı gibi tavır sergiledi
Görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti fail Cemal Metin Avcı’nın talebi olmamasına rağmen akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi için rapor hazırlanmasına, HTS kayıtlarının istenmesine, olay yeri inceleme uzmanı bilirkişi ile keşfinin yapılmasına ve tanıkların dinlenmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca faillerin tutukluluğunun devamına da karar verdi. Davanın ikinci duruşmasında ise mahkeme heyeti, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'ndan Pınar’ın ölüm zamanı ve yaşarken mi yakıldığı ile ilgili mütalaa talebinde bulundu.
Reddi hakim talep edildi
4 Ocak’ta görülen duruşmada ise Pınar’ın aile avukatının, dinlenen tanığın önceki ifadesi ile mahkemede verdiği ifadesi arasındaki çelişkinin giderilmesine ilişkin talebi mahkeme başkanı tarafından reddedildi. Pınar’ın ailesinin vekili ise keşif sürecinde ve tanıkların dinlenme aşamasındaki çelişkilerin giderilmemesi ve hakimin tutumu karşısında reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, bir üst mahkemenin reddi hakim talebinin sonuçlanmasını beklemek için duruşmayı erteledi.
Mertcan Avcı tahliye edildi
15 Şubat 2021’deki mahkemede failin boşanma aşamasındaki Eda Avcı ile Mertcan Avcı’nın sevgilisinin de aralarında bulunduğu dört kişi tanık olarak dinlendi. Tanık beyanlarının kurgu olduğunu savunan Pınar’ın aile avukatı Rezzan Epözdemir’in reddi hakim talebi de kabul edilmemişti. Duruşmada annenin Pınar’ın hayat tarzına ilişkin sorulan soruya tepki göstermesi üzerine anne Refika Gültekin salondan dışarı çıkarıldı. Pınar’ın Apple marka telefonunun 18 ay öncesine ilişkin video ve mesaj kayıtlarının alınabilmesi için Adalet bakanlığı Uluslararası İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne yazılan müzakereye henüz cevap gelmediği belirtildi. Ayrıca bakanlık avukatı ve ailenin avukatlarının alınan olay yeri tespit raporunda bilirkişi sıfatındaki kişilerin uzman olmamasına ilişkin itirazları da mahkeme heyetince reddedildi. Mertcan Avcı ise delillerin toplanması ve kaçma şüphesi olmadığı gerekçesiyle tahliye edildi.
Haksız tahrik indirimine gönderme yapılıyor
26 Nisan 2021’de görülen davada ise dinlenen tanık Cemal Metin Avcı ve babası Selim Avcı’nın Diyarbakır'a giderek Pınar'ın kendisine şantaj yaptığını belirterek Pınar’ı korkutmak için 2 yüz bin TL teklif ettiğini söyledi. Ara kararda Pınar’ın Apple marka telefonunun 2 yıl öncesine ilişkin video ve mesaj kayıtlarının alınabilmesi için Adalet Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne yazılan müzakere ile ilgili, ilgili kurumlara yazı yazılması yönünde karar verdi. Karara Pınar’ın aile avukatı Rezan Epözdemir sanıklardan Mertcan Avcı’nın İzmir Adliyesi’nden SEGBİS ile bağlanarak davaya dahil edilmesinin hukuki olmadığını belirterek, mahkeme heyetinin Pınar’ın telefonu için yazı yazmasına itiraz etti. Rezan, failin iddia ettiği delillerin bulunmadığı halde hakimin ısrarla telefon kayıtları istemesinin haksız tahrik indirimine gönderme olduğunu kaydetti.
Diğer failler hakkında yeni delil
Davanın 5’inci duruşmasında ise mahkeme heyeti reddi hakim talebinde bulunan aile ve avukatını reddederken, Pınar’a ait Apple marka cep telefonunun 2 yıl geriye dönük kayıtların incelenmesine karar verdi. Karara tepki gösteren Pınar’ın babası Sıddık Gültekin ve aile üyeleri mahkeme heyeti tarafından salondan dışarı çıkarıldı.
11 Temmuz 2021’de fail Cemal Metin Avcı’nın anne ve babası hakkında “kovuşturmaya yer olmadığı” yönünde mahkemenin verdiği karara karşı avukat Rezan, Adalet Bakanlığı’na 9 maddelik bir dilekçe ile başvuruda bulunmuştu. Dilekçesinde şüphelilerin suç delillerini yok etmek, gizlemek ve değiştirmek suçunu işledikleri konusunda yeterli şüphe derecesine ulaşılmış olmasına rağmen haklarında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın ise Muğla 2’nci Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildiğini belirtmişti. Cinayet mahallinde tespit edilen DNA'ların İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda olay yerinde dört erkek ve bir kadına ait olduğu kaydetti.
‘İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı failler yargılanırdı’
Davayı İzmir’den gelip takip eden Kampüs Cadılarında Rozana Urkun en başından beri faillerin değil Pınar’ın yargılandığını ifade ederek, “Failin kardeşi Mertcan Avcı tahliye edildi. Katile yardım etmesine rağmen. Yine erkek adaletin işlediği bir dava. Failleri kanıtlara rağmen koruyorlar. Failin ailesinin DNA’sı bulunmasına rağmen korundu. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı süreç bu kadar uzamazdı ve failler çoktan cezalandırılmış olurdu. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin de etkisi vardır” ifadelerini kullandı.
‘Kadınlar davanın takipçisi olmaya devam edecek’
Pınar’ın bir üniversite öğrencisi olduğuna dikkat çeken Kampüs Cadılarından Sabriye Akkurt ise, “Hayatımızı birleştirdiğimiz ilişki 0kurduğumuz insanlar tarafından yargılanıyoruz, öldürülüyoruz, şiddet görüyoruz. Öldürüldükten sonra da bu bizim suçumuz gibi yansıtılıyor. Pınar yaşasaydı aramızda olacaktı. Ana akım basın kadını suçlayan tutum sergiliyor. Bu davada da failin evli olması Pınar’a yüklenen bir namus sorgulanması gördük” diye belirtti.
Her gün yüzlerce kadının tacize, şiddete maruz kaldığını ve Muğla’da böyle bir olayın yaşanmasından üzüntü duyduğunu belirten CHP Kadın Kollarından Nesrin Türker de İstanbul Sözleşmesi yaşatılmadığı sürece bu katliamların devam edeceğine işaret etti. Nesrin, “Bunlar son bulsun istiyoruz. Davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.







