Keçiören Belediyesi Kürt ailelerin evlerini yıktı

  • 09:10 30 Temmuz 2021
  • Güncel
ANKARA - Keçiören Belediyesi tarafından “Kürt” oldukları gerekçesiyle ırkçı söylemlerle evleri ve ahırları yıkılan yurttaşlar, yıkıma tepki gösterdi. Evsiz kalan yurttaşlar, “Bizim devletimiz yok. Recep Tayyip’e bundan sonra oy yok. Bize zulüm ediyorlar” sözleriyle yaşananlara sitem etti. 
 
Ankara Keçiören ilçesine bağlı Bağlum semtinden 4 kilometre uzaklıkta bulunan Köprü mevkiinde tapulu olan arsalarda yapılan evlerin “kaçak yapı” olduğu ve “imar barışına” uymadığı iddiasıyla hayvancılıkla uğraşan yurttaşların 8 ahırı ve çok sayıda ev, AKP’li Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok tarafından alınan kararla yıkıldı. Belediye ekibi, TOMA, dozer ve çok sayıda çevik kuvvet polisiyle yıkıma geldi. Çocukları ve eşyaları evdeyken yıkıma başlanmasına tepki gösteren ve sinir krizi geçiren Mekiye Ece, kesici aletle kendini yaraladı. Ardından Mekiye ve evlerin yıkılmasına karşı çıkan en az 15 kişi gözaltına alındı. 
 
‘Bizi hedef haline getiriyorlar’
 
Belediye başkanı, yurttaşların mağduriyetini gidermek yerine yurttaşlara “Nerden geldiyseniz oraya gidin, ben burayı yıkarım hatta yerle bir ederim, hiçbir şey yapamazsınız” gibi ırkçı söylemlerde bulunduğu kaydedildi. İsmini vermek istemeyen bir yurttaş, yaklaşık 30 yıldır aynı şekilde mağdur edildiklerini belirtti. 
 
Ailelerden biri de “Yapılarımız madem kaçaktı bunlar bu zamana kadar neredeydi. Bu evlere ömrümüzü ve emeğimizi verdik, sonra gelip yıkıyorsunuz. Bunun tek bir sebebi var; burası çoğunlukta Kürt nüfusunun yaşadığı yerlerden biridir. Bugün 8 ahır yıktılar 8’i de Kürt ailelere aittir. Ancak karşımızda sapasağlam duran evler, Kürtlerin evi olmadığı için dokunmadılar, onları es geçtiler. ‘İmar barışı’ dedikleri şey aslında milletten para toplamaktır. Yaklaşık 50 bin TL ödeseydik eğer evimiz bugün yıkılmazdı. Ben zaten tapulu arsamda evimi yapmışım neden para ödeyeyim ki? Bunların derdi ırkçılık yapmak, Kürtleri buradan göndermektir. Çünkü etrafta bir sürü yıkılmayan ahırlar, evler de var ve bu yapıların sahibi AKP’li oldukları için yıkmadılar. Bizim ‘terörist’ olduğumuzu söylüyorlar. ‘Burada ki Kürtler hepsi PKK’li, hepsi teröristtir’, ‘burası ikinci Şırnak’ diyerek bizi hedef haline getiriyorlar” diye kaydetti.
 
‘Yuvamızı başımıza yıktılar’
 
Ekonomik nedenlerden ötürü Erzurum’dan Ankara’ya gelen ve 10 yıldır burada yaşayan Necla Aydın da belediye tarafından ahırının yıkıldığını belirtti. Necla “Devlet gelip başımıza yuvamızı yıktı. Zaten bir ahırımız vardı gelip onu da yıktılar. Oturacak yerimiz bile yok. Ahırda yaşıyorduk zaten. Bu devlet bizim devletimiz olsaydı gelip yuvamızı başımıza yıkmazdı. Madem böyle kolay yıkıyorsun, gel bize bir çare bul. Biz hiç kimseye muhtaç olmak istemiyoruz. Allah belasını versin, gelsin bir halimi görsün. Tavuklarım, civcivlerim hepsi ortalıkta yersiz kaldı. Ahırımı yıktılar hayvanlarım ortada kaldı. Madem devlettir, gelsin ihtiyacımı görsün neden gelip yuvamı yıkıyor. Herkese eşit sahip çıkmıyorsa bir kenara çekilsin, herkes aklıyla kendini yönetir. Bu şekilde sadece bize zulmediyorlar. Neyin davasını güdüyor? Biz 10 yıldır Erzurum’dan geldiğimizden beri bu devlet daha çok kafamıza, yüzümüze gözümüze vurdu ki ilerlemeyelim. Yani aslında bu devlet bize vurarak ‘geri gidin, gelmeyin’ demek istedi. Biz de diyoruz ki bir parça ekmeğimiz için devlete elimizi uzatmayacağız, biz çalışırız, bize kimse karışmasın” dedi.
 
‘Recep Tayyip’e verdiğim oy zehir zıkkım olsun’
 
Necla tepkisini şu sözlerle göstermeye devam etti:  “Kaldığımız yerin tapusu var. Tapu bizimdir, yer bizimdir ama bir parça ekmek yememize engel olmaya çalışıyor. İlle de yediğimiz bir parça ekmeği devletin elinden alacağız, kapısına gideceğiz. Öyle çok vermek istiyorsa gitsin fakir fukara çoktur, onlara versin. Keçiören Belediye başkanı bize, ‘nerden geldiyseniz oraya gidin, dağa gidin orada yaşayın, terörist olun’ dedi. Evimizi yıkarken acıdan ‘Allah belanız versin! Niye evimizi yıkıyorsunuz? Bir gün apartmanlarınız da başınıza yıkılacak’ dedik. Onlar da bize, ‘Hayır biz size zulüm ederiz, biz istediğimiz her şeyi yaparız, apartmanımız yıkılmayacak, bize bir şey olmaz’ dediler. Son isteğim, biz oyumuzu Recep Tayyip’e verdik. Ona söyleyin; o oyumuz ona zehir zıkkım olsun. Bundan sonra ona oy falan yok."
 
‘Emir, Belediye Başkanı Turgut’tan geldi’
 
Oğlunun evi yıkılan Mardinli aileden Hatice Ece de “Bu nasıl bir devlet” diye sitem etti. 20 yıldır Köprü mevkiinde yaşadığını söyleyen Hatice, “Hayvanlarımızı ahırdan dışarı salıverdiler, mallarımızı koyacağımız ahırları hepsini yıktılar. Benim torunlarım evindeydi ve gelip çocukları evden çıkarmadan evi başlarına yıktılar. Evin eşyalarını çıkartmalarına bile fırsat vermeden yıktılar. Eşyaların çoğu yıkımın altında kaldı. Biz zar zor çocukları kurtardık. Şimdi de çoluk çocuk hepimiz dışarıdayız. Yani biz ne yapmışız, insan mı öldürmüşüz, bu neyin zulmü? ‘Niye yıkıyorsunuz’ diye sorduğumuzda ‘emir, Belediye Başkanı Turgut’tan’ dediler. Yer bizim ama evimizi yıkıyorlar. Yani biz şimdi nereye gideceğiz” ifadelerine yer verdi.
 
‘Sadece Kürtlerin evlerini yıktılar’
 
Burada yaşayan insanların çoğunun ekonomik nedenlerden memleketlerinden göç edip, geldiğini söyleyerek, yıkılan evlerin tümünün Kürt ailelere ait olduğunu ve aynı mevkide bulunan Türk ailelerin evlerine dokunulmadığını kaydetti. Yıkımların bir haksızlık olduğunu ve Kürtlere özel bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Hatice, “Türk aileleri de bizim gibi kendi tapulu yerinde evlerini yapmışlar ama onların evlerini yıkmadılar sadece biz Kürtlerin evlerini yıktılar. Evleri yıktıklarında çoluk çocuk birbirine girdi, ağladılar. Kadın ahırdan hayvanlarını çıkarmaya gitti o çıkana kadar ahırı yıktılar” diye belirtti.
 
‘Ben devletten nefret ediyorum’
 
Nilüfer Ece ise sözün bittiği yerde olduklarını, devletin kendisi için bir şey ifade etmediğinin altını çizdi. Nilüfer, “Ben devletten nefret ediyorum. Şu an halimiz ortada, hani Türkler Kürtler kardeştir, alın kardeşliğiniz ortada. Bize karşı ırkçılık yapıyorlar. Hayvanların atıkları için çevre kirliliğinden 40 milyar para verdiğimizi biliyorum. Hem gelip evimizi yıktılar hem de yıkımda harcadıkları yakıtın ücretini de alacaklarını söylediler” dedi.