Pervin Buldan: Herkesin saldırılar karşısında söyleyecek sözü olmalı

  • 14:32 31 Temmuz 2021
  • Güncel
İSTANBUL - ANYAKAY-DER’in 2'nci Olağan Kongresi'nde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Konya’daki ırkçı saldırının sıradan bir saldırı olmadığını belirterek, yetkililere istifa çağrısında bulundu. Pervin, “Bu mesele artık HDP’yi aşan bir meseledir. Herkesin bu saldırılar karşısında söyleyecek bir sözü  olmalıdır” dedi.
 
Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), Hakların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın katılımıyla 2'nci Olağan Kongresi'ni İstanbul Okmeydanı'nda bulunan bir salonda gerçekleştirdi. HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut ve Erdal Avcı, HDP milletvekilleri Züleyha Gülüm, Hasan Özgüneş, HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Ferhat Encü ile birçok kurum, kuruluş temsilcisi, yakınlarını kaybeden aileler ve yurttaşlar kongreye katılım sağladı.
 
Kongrenin yapıldığı salona "Değerlere bağlılık mücadeleyi büyütmekle mümkündür", "Têkoşîna me têkoşîna layiqbûyîna şehîdan e. Dem dema azadiyê ye" pankartları asıldı. Saygı duruşu ile başlayan kongre, divan seçimiyle devam etti. ANYAKAY-DER’in bir önceki dönem eşbaşkanları Sultan Karasu ve Şehmus Işık yaptıkları konuşmalarda, yaptıkları çalışmalar ve maliyet raporu hakkında bilgi paylaştı.
 
‘Birlik olursak kazanacağız’
 
Ardından söz alan İstanbul Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Zeynep Çuhalan, “Katledilen arkadaşları saygıyla anıyorum. Bir Türk olarak şunu söylüyorum; birlik olursak kazanacağız. Şehîd namirin” dedi.
 
‘Ödenen bedelin ne kadar büyük olduğunu biliyoruz’
 
Ardından HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan konuşma gerçekleştirdi. Pervin, “ANYAKAY-DER’in uzun yıllardır bu coğrafyada katledilen, kaybedilen, toplu mezarlarda hala kemikleri bulunan ve cenazeleri hala kendisine ulaşmamış olan, bir mezarı bile olmayan ailelerden oluşan onurlu bir mücadele veren bir kurum olduğunu” dile getirdi. Bir zamanlar derneğin başkanlığını yaptığını belirten Pervin, onurlu barış ve demokrasi mücadelesine katkı sunan insanların bir bir kaybedildiğine dikkat çekti. Pervin, bu coğrafyada büyük acılar yaşandığı ifade ederek, “Bugün bu salonda oturan bütün arkadaşlarımın her birinin çekmiş olduğu acının, ödemiş olduğu bedelin ne kadar büyük olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu salonda olan arkadaşlarımızın her birinin kaybettiği ve belki de kendisine ulaşmadığı çocukları, yakınları, kardeşleri, anneleri ya da babaları vardır. Bu coğrafyanın tarihi, toplu katliamlar başta olmak üzere bazen tek tek evinin önünde bazen sokak ortasında, bazen Roboskî’de, bazen Suruç’ta bazen Ankara Garı’nda bazen de Konya’da katledilen bir coğrafyanın çocuklarıyız, evlatlarıyız” şeklinde konuştu.
 
‘Kürtlerin kaderinde katliamlar, sürgünler, işkenceler var’
 
“Kürtlerin kaderine kurşunlar nasip olmuş. Bazen satırlar bazen kör kurşunlar, bazen savaş uçaklarından atılan bombalar nasip olmuş” cümlelerini kullanan Pervin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürtlerin kaderinde katliamlar, acılar, sürgünler, göçler, faili meçhuller, işkenceler var. Kürtlerin kaderi işte bu tür acılarla dolu bir kaderdir. Bir ekmek parası uğruna sınır ötesine gidip para kazanmak için çocuklarımızın, evlatlarımızın havadan atılan bombalarla katledilmesine tanık olduk. 33 düş yolcusu Kobanê’ye gitmek isterken, Kürtlerle ortak bir kaderi örmek isterken Suruç’ta katledildiklerini gördük. Barış dedikleri için, bu ülkeye demokrasi gelsin dedikleri için Ankara Garı’nda toplanan insanlara kurşunların sıkıldığını gördük.”
 
‘Bu katliam, göz göre göre gerçekleşti’
 
Konuşmasında dün Konya’nın Meram ilçesinde daha önce de ırkçı saldırıya maruz bırakılan Kürt aileden 7 kişinin katledilmesine işaret eden Pervin, “Meram ilçesinde 7 kişilik bir aile sadece Kürt oldukları için hunharca, vahşice katledildiler. Kurşunlar Kürt’ün bedenine girerken ırkçıların, faşistlerin televizyon kanallarında bir kez daha bu katliamı normal bir ölümmüş gibi yansıttıklarına tanıklık ettik. Hayır, bu katliam sıradan bir katliam değil, bu katliam göz göre göre gelen ırkçıların, faşistlerin aylardır organize ettiği, planladığı, arkasında büyük güçlerin olduğu Kürtlerin katliamına onay veren bir zihniyetin girişimi sonucu gerçekleşti” ifadelerinde bulundu.
 
‘6 milyon insanı hedef gösteren zihniyetin ürünü’
 
17 Haziran’da da HDP İzmir İl Örgütü’nde Deniz Poyraz’ın ırkçı saldırı sonucunda katledildiğini anımsatan Pervin, “‘İsmin ne abiciğim?’ diyen polisin ve onunla aynı zihniyette olan bir anlayışın olduğunu biliyoruz. Bu katliamın televizyon kanallarında her akşam HDP’yi ve HDP şahsında Kürtleri düşman gösteren kinle, nefretle bir halkı düşman gösteren bir zihniyetin ürünü olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Televizyon kanallarında bu ülkede siyaset yapan HDP’nin ve onlara üye olan, yöneticiliğini yapan ama aynı zamanda HDP’ye oy veren 6 milyon insanı hedef gösteren zihniyetin ürünü olduğunu biliyoruz” sözlerini kullandı.
 
‘İçişleri Bakanı, AKP ve MHP yetkilileri bir an önce istifa etmeli’
 
Katliamın önünü açan, zemin hazırlayan, Türkiye’yi tehlikeli bir tuzağın içine çekmeye çalışan bir anlayışın bundan sonra bu tür saldırıları gerçekleştirmemesi için birlikteliğin önemine dikkat çeken Pervin, Kürtlerin yalnız ve sahipsiz olmadığını vurguladı. Pervin, “Ama eğer geleceğimizi, yarınlarımızı, Türkiye’nin demokratik geleceğini düşünürsek sadece Kürtlerin değil, tüm demokrasi güçlerinin, siyasi partilerin, kendisine insanım diyen ve Konya’daki katliam karşısında vicdanı sızlayan herkesin bu katliam karşısında saf tutması gerekir. Buna dur demenin zamanının geldiğini herkesin bilmesi gerekir” dedi. Başta Konya Emniyet Müdürü olmak üzere valinin ve kaymakamın, il ve ilçe emniyet görevlilerinin bir an önce istifa etmesi ve o koltuğu bırakması gerektiği çağrısında bulunan Pervin, “Bu ülkenin güvenliğinden sorumlu olan ve her gün Sedat Peker’in ifşaatlarıyla pislikleri, hukuksuzlukları ve ahlaksızlıklarını ortaya çıkaran başta İçişleri Bakanı, AKP ve onun küçük ortağı olan MHP yetkililerinin de bir an önce istifa etmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
 
‘Bu mesele artık HDP’yi aşan bir meseledir’
 
AKP ve MHP’nin ötekileştirici ve düşmanlaştırıcı dilinin bu saldırı ve katliamlara zemin hazırladığını yineleyen Pervin, “Bunun için bir an önce istifa etmesi gerekenler istifa etmeli ve olayı gerçekleştirenler de yargılanmalıdır. Bu mesele artık HDP’yi aşan bir meseledir. Kendisine 'insanım' diyen herkesin bu saldırılar karşısında söyleyecek sözü mutlaka olmalıdır” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
 
Pervin’in konuşmasından sonra derneğin yeni dönem yönetimi belirlendi. Yapılan seçimlerle Evin Genç ve Ayhan Yıldız ANYAKAY-DER’in yeni eşbaşkanları oldu.