‘Şengal halkı artık örgütlü ve askeri gücü olan bir halk’

  • 09:01 2 Ağustos 2021
  • Güncel
Ronahî Nûda
 
QAMİŞLO - Qamişlo Kantonu’na bağlı Tirbespiyê Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Hediye Şemo, Ezîdî halkına yapılan fermanı kınayarak, “Fermanın üzerinden 7 yıl geçti ve Şengal halkı gücüyle, inancıyla varlığını, kimliğini korudu ve örgütlülüğünü kurdu” dedi. 
 
2014 yılının 3 Ağustos'unda DAİŞ'in saldırısı ile yüz yüze kaldı. Tarih sayfalarına 73'üncü ferman olarak geçse de Êzîdî halkı üzerinde uygulanan onlarca ferman ise kayıtlara geçmemiş durumda. Son olarak Şengal'de yaşanan fermanda binlerce Êzîdî, DAİŞ tarafından katledilirken, 7 bine yakın Êzîdî kadın ve çocuk DAİŞ tarafından zorla alıkonuldu. 450 bin kişi göç etmek zorunda kaldı. Alıkonulan Êzîdîler farklı ülkelerde bulunan pazarlarda satılırken, 2 bin 800 kadın ve çocuğun akıbeti ise hala bilinmiyor.
 
YJA-STAR/HPG zorla alıkonulan Ezîdî kadınlarını ve Şengal’i özgürleştirmek için büyük direniş sergiledi. Direnişin sonucunda Şengal özgürleştirildi ve Şengalliler topraklarına dönmeye başladı. Yerel askeri birlikler kurulurken, özellikle kadınların örgütlenmesi ve kendini savunması için çalışmalar başlatıldı. 
 
Qamişlo Kantonu’na bağlı Tirbespiyê Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Hediye Şemo, Şengal halkının maruz kaldığı saldırıları ve direnişlerini değerlendirdi. 
 
‘Acılı günleri unutmak mümkün değil’
 
Hediye, Şengal’in özgürleştirmek ve savunmak için canını feda edenleri, bedel ödeyenleri anarak ve anıları önünde saygıyla eğildiğini ifade ederek, Şengal halkını da selamladı. Fermanın üzerinden 7 yılın geçtiğini belirten Hediye, fermandan kalan izlerin, acının, yıkımların hala devam ettiğini kaydetti. Hediye, “Irak peşmergesi ve askeri ‘Biz Şengal’i savunuyoruz’ dediler ama Şengal’i yalnız bıraktılar ve kaçtılar. Binlerce Şengalliyi ölüme terk ettiler. 6 bin Ezîdî kadın DAİŞ çetesi tarafından alıkonuldu. Hala yüzlerce kadının izine ulaşılmış değil. Akıbetleri belli değil. Öldürüldüler mi yoksa satıldılar mı, durumları nedir bilmiyoruz maalesef” dedi. 
 
‘Rojava kapılarını açtı’
 
Şengal halkının kendini ve toprağını korumak için dağlık alanlarda yaşadığını söyleyen Hediye, 3 Ağustos gecesi Şengal halkının büyük bir katliamla yüz yüze kaldığını belirtti. Binlerce Şengallinin göç ettiğini ve dağlarda aç, susuz günlerce yol gittiğini söyleyen Hediye, onlarcasının açlıktan ve susuzluktan yaşamını yitirdiğini, onlarcasının göç yolunda hastalığa yakalandığını, birçoğunun ise DAİŞ tarafından katledildiğini ifade etti. Hediye, “Şengal halkına sahip çıkan yine Rojava’ydı. Kapılarını açtılar ve binlerce Şengalli Rojava’ya geçti. O dönem orada da bir direniş vardı, devrim vardı. Her taraftan saldırı altındaydılar ama buna rağmen Şengallileri dışarıda bırakmadılar” diye anlattı.
‘Şengal halkı artık toprağını koruyor’
 
Geride kalan 7 yılda Şengal halkının yeniden yaşamı inşa ettiğini, örgütlendiğini söyleyen Hediye, “Şengal halkı güç ve inançla kimliğini, varlığını korudu ve örgütlülüğünü kurdu. Askeri birliklerini kurdular. Yeni bir fermana karşı kendini savunmayı ve korumayı öğrendiler ve artık çok daha örgütlüler. Şengal Özerk Yönetimi kuruldu ve bu büyük bir başarıydı. Yine Ezîdî Kadın Hareketi fermana cevap olmak için kuruluşunu ilan etti. Şengal’in ayağa kalktığını ve öz gücüne ulaştığını gören dünya ülkeleri şimdi yeniden Şengal’in statüsünü kabul ediyor ve Irak Hükümeti’ne bağlamak istiyor. Ancak biz Irak hükümetinin Şengal halkını nasıl yalnız bıraktığını unutmadık. Halkı DAİŞ’in eline bırakıp kaçtığını unutmadık. Şengal halkı direnişle ayakları üzerinde durdu ve hala da göç etmiş olan Şengal halkının topraklarını dönüşü sürüyor. Hiçbir güç onların yok edemez. Şengal halkı artık kendini ve toprağını koruyor” ifadelerine yer verdi. 
 
Tek bir DAİŞ’li yargılanmamış’
 
Hediye devamında şunları söyledi: “Bugüne kadar hiçbir ülke, devlet, kurum, parti, yönetim Şengal fermanını kabul etmiş değil. Hiçbiri bu katliamı itiraf etmedi. Hiçbiri Şengal fermanını kabul etmedi. 100 yıl önce Ermenileri katlettiler ve bu katliamı henüz şimdilerde kabul ettiler. Biz Ermeni katliamı gibi Şengal fermanının da kabul edilmesini ve tanınmasını istiyoruz. Sorumluları yargılanmalı ve hesap vermeli ama geç olmadan. 100 sonra değil, bu bugün olmalı. Ermeni katliamında nasıl ki tüm devletlerin eli varsa, Şengal fermanında da var. Hala tek bir DAİŞ’li yargılanmamış. Bunu çok iyi bilsinler, Şengal halkı artık eskisi gibi değil. Şengal halkı artık iradesine sahip çıkıyor. Artık örgütlü ve askeri gücü olan bir halk. Şengal halkı bir daha böyle bir saldırıya karşı öz savunmasız kalmayacak. Ezîdî kadınlar yöresel kıyafetleriyle, kültürleriyle Irak parlamentosuna gidiyorlar ve ‘Biz Ezîdîyiz’ diyorlar. Kimliklerini savunuyorlar.”