‘Irkçılık ‘insanım’ diyen herkesin sorunudur’

  • 09:02 2 Ağustos 2021
  • Güncel
Melike Aydın 
 
İZMİR – Irkçı saldırı sonucunda 7 kişilik Kürt ailenin katledilmesine tepki gösteren kadınlar, “Bu, artık sadece Kürtlerin değil, bu coğrafyada yaşayan herkesin sorunudur. Çünkü ırkçılık bir insanlık sorunudur ve ırkçılık insanım diyen herkesin sorunudur. Failler cezalandırılmazsa yeni katliamların yolu açılmış olacaktır” dedi. 
 
Kürtlere yönelik son zamanlarda artan ırkçı saldırıların son merkezi Konya oldu. Kent merkezine bağlı Meram ilçesine bağlı Hasanköy Mahallesi’nde yaşayan aynı aileden 7 kişi 30 Temmuz günü akşam saatlerinde ırkçı saldırı sonucu katledildi. 4’ü kadın 7 kişinin ateşli silahla katledildiği olayın yaşandığı ailenin evi de fail tarafından ateşe verildi.  Katledilenlerin isimleri ise şu şekilde; Anne İpek, baba Yaşar ve kardeşler Serpil, Serap, Sibel, Barış ve Metin Dedeoğulları. 
 
Irkçı katliama yönelik siyasetçiden sanatçıya, aktivistlerden gazetecilere, her kesimden tepkiler gelmeye devam ediyor. 
 
‘Katliama geçit verildi’
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Kadın Meclisi’nden Ayşe Özdamar, katliamın göz göre göre gerçekleştiğini söyledi. Daha önce 12 Mayıs’ta aileye yönelik saldırının belgelerinin olduğunu, bu nedenle 7 kişinin gözaltına alındığını, ancak tekrar serbest bırakıldığını hatırlatan Ayşe, ailenin Kürt olduğu için taleplerinin yetkililer tarafından yanıtsız bırakıldığı ve katliamın göz göre göre yaşandığını kaydetti. Ayşe, “Bu, devletin cezasızlık politikasının bizi nerelere götürdüğünün göstergesidir. Ülkeyi, kamplaşmaya yönelik çabaların olduğunu, kaos yaratılmak istendiğini, muhtemelen AKP-MHP iktidarının bekasının bu kaos sayesinde devam ettirmek istediğini görüyoruz” dedi. 
 
‘Sorun insanım diyen herkesin sorunu’
 
Durumun tehlikesine işaret eden Ayşe şu ifadeleri kullandı: “Aslında düğmeye ilk İzmir’de basıldı. Deniz Poyraz yoldaşımız katledildi. Marmaris’te parti binamıza saldırı oldu. Afyon’da, Ankara’da saldırılar gerçekleşti. Giderek büyüyen bir saldırı hali görmekteyiz. Artık iplerinden kopartılmış bir saldırı karşısındayız. Bu konu artık HDP’nin değil, tüm Türkiye’deki muhalif güçlerin sorunudur. Bu, artık sadece Kürtlerin değil, bu coğrafyada yaşayan herkesin sorunudur. Çünkü ırkçılık bir insanlık sorunudur ve ırkçılık insanım diyen herkesin sorunudur.”
 
‘Asıl sorun erkek devlet zihniyeti’
 
Benzer süreçlerin kadın katliamlarında da yaşandığını dile getiren Ayşe, kadına yönelik suç işleyen erkeklerin salıverildiğini, kadınların korunmadığını vurguladı. Ayşe, “Aslında burada, erkek devlet zihniyetini görüyoruz. Bu zihniyet, kadına, Kürde karşıdır. Hiçbir koruma önlemi almadan ormanlarımızın yanmasına seyirci kalan zihniyettir. Dünyada var olan her şeye, kendi çıkarları dışında her şeye karşı bir zihniyet” dedi. 
 
‘Katliamdan yetkililer sorumludur’
 
İnsan hakları aktivisti Günseli Kaya ise ırkçılığın vahşet boyutuna varışının en kötü örneğinin, Konya’da yaşandığını söyledi. Günseli, “Katliamın gece olmadan yapılması, nasıl da rahat olduklarını, pervasızlığı, cezasızlık uygulamalarından nasıl da cesaret aldıklarını göstermektedir. Çünkü bir önceki saldırının failleri serbest bırakılmışlardır ve aile kendini korumasız hissetmektedir, hissetmenin ötesinde nasıl da saldırıya açık ve hatta hedef gösterildikleri ne yazık ki yaşamları alınarak açığa çıkmıştır. Bu katliamdan mülki, idari ve adli devletin tüm yetkilileri sorumludur, hele ki en kısa zamanda failler cezalandırılmazsa yeni katliamların yolu açılmış olacaktır” sözlerine yer verdi. 
 
‘Kürtler birlik istiyor’
 
Barış Annesi Hediye Korkut, sözlerine katliamı kınayarak başladı. Hediye, “Partimizde de katliam yaptılar. Biz katliam istemiyoruz, barış istiyoruz. Anneler gözyaşlarını hak etmiyor. Artık anneler bir araya gelmeli. Hiçbir anne çocuğunu dünyaya getirip büyütüp ardından ölümünü istemez. Biz Kürtler olarak birlik istiyoruz” dedi. 
 
‘Kürt halkının yanındayız’
 
Mor Sarmaşık’tan Tuğçe Kızıldemir de, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Devlet ırkçı faşist katilleri koruyor. Devlet ezilenleri, kadınları, Kürtleri korumak yerine onları linç etmeyi, onlara saldıranları cezasız bırakarak cesaretlendiriyor. Üstelik bu durum yeterli kamuoyu tepkisi olmazsa ileride gelecek saldırıların da habercisi. Biz de sokaklara çıkıp saldırılar karşısında Kürt halkının yanında olduğumuzu söyleyerek saldırıların önüne geçmeye çalışıyoruz.”