Kadınlar: Güneşi öldüremezsiniz, çünkü Şengal’de kadın ‘JÎN’dir

  • 13:11 3 Ağustos 2021
  • Güncel
DİYARBAKIR - Şengal Katliamı’nın 7. yıldönümü dolayısıyla yapılan açıklamada, “3 Ağustos gününün, ‘Kadın Kırımı ve Soykırıma Karşı Uluslararası Eylem Günü’ ilan edilmesi için çağrımızı tekrarlıyor ve ölüm karanlığına karşı ellerini güneşe uzatan Êzîdî kadınların direnişini ve mücadelesini selamlıyoruz. Her şey yapabilirsiniz ama güneşi asla öldüremezsiniz, çünkü Şengal’de kadın JÎN’dir” denildi. 
 
DAİŞ’in Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği katliamın 7. yıldönümü nedeniyle TJA ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, basın açıklaması gerçekleştirdi. Dağkapı Meydanı’nda yapılan açıklamaya,  HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz,  milletvekillerinden Remziye Tosun, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, HDP ve DBP il ilçe örgütlerinin katıldı. Açıklamada, “Komkujiya Êzidiyan qırkırına jinêye” ve “Em li dıji qırkırıne jiyane dıafırinin” pankartı taşınırken, “Azadiya jınan azadiya gelan e”, “Şengale jı bir nekın” dövizleri de taşındı. 
 
Açıklamadan önce yapılan katliama ilişkin 5 dakikalık sessizlik eylemi yapıldı.
 
‘Saldırı sistematik bir şekilde gerçekleştiriliyor’
 
Açıklamada konuşan Ayşe Acar Başaran, defalarca soykırım girişiminin meydan geldiğini belirtti. Ayşe, “Êzidîler bu son saldırıyı son girişimi 73’üncü Ferman olarak tanımlıyor. IŞİD barbar çetelerinin saldırısı, binlerce Êzidî, kadın ve çocuk IŞİD barbarları tarafından köle pazarlarında satıldı. Hala yüzlercesinden haber alınamıyor. Ancak bu saldırıya karşı kadın öncülüğünde verilen mücadele bugün Şengal kendi topraklarında inancıyla kimliğiyle diliyle özgür bir şekilde inancına yönelik bu saldırılara kendisini savunmaya çalışıyor. Dünyanın birçok ülkesinde IŞİD’in bu yönelimi soykırım olarak kabul edildi ama maalesef Türkiye bu katliamı, bu soykırımı tanımadı ve tanımamakta ısrarcı. Bununla da kalmayıp orada kurulan yeni yaşama, sistematik bir şekilde saldırı geliştiriyor. Katliamdan kurtulan –Êzidîler, tekrar katliamla yüz yüze bırakılmaya çalışılıyor. Kadınlar bir daha karanlık güçlerin yaşamlarına, bedenlerine, inançlarına ve kimliklerine saldırmalarına izin vermeyecek. Bizler de bu mücadelenin yanında olacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Katliamın tanınması için Feleknas Uca’nın verdiği önergenin derhal işleme alınmasını istiyoruz. Ya bu katliamın karşısında duracaklar ya da yanında olacaklar. Bir seçim yapmak zorundalar. Şengal’e yönelik saldırılara son verilmeli, katliam tanınmalıdır” ifadelerini kullandı.
 
‘Özerklik tanınmalıdır’
 
Saliha Aydeniz ise şu ifadelere yer verdi: “Şengal’e yönelik gerçekleştirilen 73’üncü Ferman dünyanın gözü önünde gerçekleşti. Barbar IŞİD egemenlerin eliyle bu coğrafyayı kan gölüne dönüştürmeye geldi. Onlarca yerde katliam gerçekleştirdiler. Bugün Şengal halkı nasıl kendi dili, kültürü için mücadele ediyorsa ona göre davranılmalı hareket edilmelidir. Şengal halkının talepleri dikkate alınmalı. Bu soykırımı tanıyan ülkeler oldu. Bu katliamı tüm dünya tanıyana kadar mücadele edeceğiz. Şengal kadınının mücadelesi tüm dünya kadınlarına örnektir. Şengal halkı özerk şekilde yaşamak istiyor ve bu da tanınmalıdır.”
 
“Ölüm Karanlığına Karşı Ellerini Güneşe Uzatan Êzidî  Kadınların Direnişini ve Mücadelesini Selamlıyoruz" başlıklı ortak açıklama şu şekilde: 
 
“3 Ağustos 2014 yılında barbar IŞİD çetelerinin Şengal’de Êzidî Kürt halkına yönelik gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 7 yıl geçti. Kadim Êzîdî halkının katliam dolu tarihine 73’üncü Ferman olarak geçen bu soykırımda aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da olduğu 5 bin kişi katledildi ve yüz binlerce kişi yerinden yurdundan zorla göçertildi. Tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan bu katliamda adeta bir kadın kırımı yaşandı. Sistematik cinsel işkenceye maruz kalan Êzîdî kadınlar, 'Savaş Ganimeti’ olarak köleleştirildi, kurulan köle pazarlarında erkeklere ‘satıldı’ 
 
Êzidî kadınlar dünya halklarına umut oldu
 
Şengal’de kurdukları kadın meclisleri ile kadın iradesini örgütleyen Êzîdî kadınlar, başta ezilen kadınlar olmak üzere dünya halklarına umut oldu. Bu umudu kırmak isteyenler, aynı zamanda Ortadoğu’da direnişin ve mücadelenin kadın tarihini yazan Kürt kadınlarının iradesini de teslim almak istedi. Hevrîn Xelef’i, Zehra Berkel’i, Hebûn Mela Xelil’i, Emine Weysi’yi ve adını saymaya nefesimizin yetemeyeceği nice devrimci kadını katlettiler. 
 
Türkiye Şengal katliamını halen kınamamış
 
Bilindiği üzere 11-12 Mart 2017 tarihinde Almanya’da gerçekleşen Uluslararası Êzidî Kadın Konferansı’nda IŞİD çeteleri tarafından esir alınan Êzidî kadınların bir an önce özgürleştirilmesi için uluslararası düzeyde etkili bir mücadelenin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanmış ve bu kapsamda 3 Ağustos tarihinin ‘Kadın Kırımı ve Soykırıma Karşı Uluslararası Eylem Günü’ olarak ele alınması kararlaştırılmıştı. Yine daha önce Avrupa Parlamentosu tarafından ‘Êzîdî Soykırımı’ olarak tanınmış ve uluslararası kuruluşlar da hazırladıkları raporlarda katliam için ‘İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar’ kapsamında yer vermişti; fakat buna rağmen Türkiye’deki iktidar tarafından tanınmak bir yana Şengal katliamı halen kınanmamıştır. 
 
Êzidî kadınların direnişini selamlıyoruz
 
Bizler de bir kez daha yüksek bir sesle vurgulamak istiyoruz. 3 Ağustos gününün, ‘Kadın Kırımı ve Soykırıma Karşı Uluslararası Eylem Günü’ ilan edilmesi için çağrımızı tekrarlıyor ve ölüm karanlığına karşı ellerini güneşe uzatan Êzîdî kadınların direnişini ve mücadelesini selamlıyoruz.
 
Her şey yapabilirsiniz ama güneşi asla öldüremezsiniz, çünkü Şengal’de kadın JÎN’dir.”