Kadınlar Azra için sokakta: Kadın kırımına sessiz kalmayacağız
- 18:25 3 Ağustos 2021
- Güncel
DİYARBAKIR- DAKAP, katledilen Azra Gülendam Haytaoğlu için AZC Plaza önünde yaptığı açıklamada, “İktidarın meşrulaştırdığı kadın kırımlarına karşı sebebi ne olursa olsun sessiz kalmayacağız ve mücadelemizi her koşulda sürdüreceğiz” ifadelerine yer verildi.
Antalya’da 28 Temmuz’da kendisinden haber alınamayan Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi 3'üncü sınıf öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu’nun (21), emlakçı Mustafa Murat Ayhan’ın tecavüzüne uğradıktan sonra katledildiği, beden bütünlüğü bozularak gömüldüğü ortaya çıktı. Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesine bağlı AZC Plaza önünde konuya dair basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DAKAP bileşenleri katılırken, “Kadın kırımına son ver İstanbul Sözleşmesini uygula” pankartı taşındı. Kadınlar sık sık, “Jın jiyan azadi”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Azra Gülendam isyanımızdır” ve “Sözleşmeyi uygula hemen yargıla” sloganlarını attı.
‘Konya’da dört kadının yaşam hakkı alındı’
Açıklamayı okuyan DAKAP Dönem Sözcüsü Çağla İzgi, Konya’da ırkçı saldırıda katledilen dört kadına da değindi. Çağla, “Geçtiğimiz gün Konya’da ırkçılık yüzünden katledilen aileden de 4 kadının yaşam hakkı elinden alınmıştır. Özgecanların unutulmadığı ülkemizde gün geçmiyor ki, kadın cinayetlerine bir yenisi eklenmesin. Evrilmek istenen yeni Türkiye kadınların sürekli olarak aşağılandığı, ikincilleştirilmenin sistematik hale getirildiği, kadın cinayetlerinin katlanarak arttığı; kadın bedeninin, kimliğinin ve emeğinin bütün olarak sömürüldüğü nesneleştirildiği kadın cinayetlerinin ve toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin arttığı ülke haline gelmiştir. 2021 yılının ilk 8 ayında 208 kadın erkek şiddeti ile katledilmiştir. Yaşanan bu vahşet Türkiye’nin her kentinde kadına yönelik şiddetin, kadın katliamlarının nasıl organize bir şekilde uygulanabildiğini gösteriyor” dedi.
‘Direnmek en temel haktır’
Her yerde kadının katledilmesinin nedeninin erk zihniyeti ve politikaları olduğunu belirten Çağla, iktidarın yürüttüğü kadın düşmanlığı ile yüzlerce kadın kurumu ve kadın birimlerinin kapatıldığını söyledi. Kadın mücadelesinde yer alan kadınların tutuklandığına değinen Çağla, “Bizler şunu iyi biliyoruz; Onlar da bilmelidir ki en demokratik hakkımız olan yaşamak ve yaşatmak mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü haksızlığın meşrulaştırıldığı bir yerde direnmek en temel haktır. Kadınların yaşamını güvence altına alan başta İstanbul Sözleşmesi’ni ve her türlü koruyucu uygulamayı yürürlükten kaldırdı. Erkek faillere iyi hal indirimleri vererek ya da tutuksuz yargılama ile erkek şiddetinin çarkını dizayn etmekten geri durmadığı sürece şiddetin ve kadın katliamlarının önlenmesi mümkün olmayacaktır. Buradan bir kez daha sesleniyoruz, İstanbul Sözleşmesini ve 6284 sayılı yasayı derhal uygulayın” sözlerine yer verdi.
‘Sessiz kalmayacağız’
Çağla son olarak, “Buradan bir kez daha haykırıyoruz; iktidarın meşrulaştırdığı kadın kırımlarına karşı sebebi ne olursa olsun sessiz kalmayacağız ve mücadelemizi her koşulda sürdüreceğiz. Bu politikalara karşı kadın mücadelesini her gün biraz daha büyüterek alanlarda durmaya devam edeceğiz” diyerek açıklamayı sonlandırdı.







