Tutsak aileleri: Biz birlik olursak tecrit kalkar

  • 09:01 14 Ağustos 2021
  • Güncel
Sema Çağlak
 
DİYARBAKIR - PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin ve cezaevlerindeki hak ihlallerinin son bulması için devam eden açlık grevi eylemine ilişkin konuşan tutsak aileleri, “Birlik olamadığımız için tecrit günden güne ağırlaştırılıyor. Biz birlik olursak Öcalan’ın, tutsakların ve herkesin üzerindeki tecrit kalkar” dedi.
 
Türkiye ve bölge cezaevlerinde sistematik bir şekilde sürdürülen hak ihlalleri ve PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde ağırlaştırılmış tecride karşı tutsaklar 27 Kasım 2020’de başlattıkları açlık grevi eylemlerini sürdürüyor. 5 günde bir süresiz-dönüşümlü olarak gerçekleştirilen açlık grevi eylemi 14 Temmuz’dan bu yana 15 günde bir dönüşümlü şekilde devam ediyor. Eylem bugün itibariyle 49’uncu grupla 261’inci gününde. 
 
Tecride karşı tutsakların başlattığı direnişin önemine ise her kesimden dikkat çekilmeye devam ediliyor. 
 
Tutsak aileleri ile Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER) Eşbaşkanı Güler Yüksekbağ, tecride ilişkin konuştu. 
 
‘Tutsaklara hücre cezası veriliyor’
 
Tutsakların devam ettiği açlık grevi eyleminin Abdullah Öcalan ve Kürt halkı üzerindeki tecridin sona ermesi için başladığını ifade eden Güler,  bir diğer talebin ise hak ihlallerinin son bulması olduğuna dikkat çekti. Güler devamında cezaevlerinde devam eden hak ihlallerine ilişkin ise şunları söyledi: “Cezaevlerinde vitamin, tuz ve şeker vermiyorlar. 107 cezaevinde açlık grevi var. Açlık grevinden çıkan tutsaklara hücre cezası veriliyor. Yaşamını tek başına idame ettiremeyecek olan tutsakları hücreye koyuyorlar. Aileler, ekonomik sıkıntılardan dolayı uzak kentlerde olan cezaevlerindeki çocuklarını göremiyor. Tek iletişimleri telefon üzerinden. Açık görüşlerin başlaması gerekiyor. Pandemiden dolayı açık görüşü yasakladıklarını söylüyorlar ama gardiyanlar her gün arama yapıyor. Diyarbakır Cezaevi’nde 7 kadın tutsağın Covid-19 testi pozitif çıktı. Bunun nedeni, her gün gardiyanların gelip arama yapmasıdır.” 
 
‘Bunlar tecrit değil de ne?’
 
Ağırlaştırılmış tecridin sorumlusu olarak AKP-MHP iktidarına işaret eden Güler, tecridin sadece cezaevlerinde değil her yerde olduğunu vurguladı. Güler, “Kürt, nerede olursa olsun üzerinde tecrit vardır. İzmir’de bir kadını, Konya’da bir aileyi katletti. Bunlar tecrit değil de ne? Bu uygulanan tecridi kabul etmiyoruz. Türkiye’de adale yok. Ne insan hakları mahkemesini, ne cezaevlerini ne de Kürt halkını görüyorlar. Sadece kendi koltuklarını düşünüyorlar. Yapmak istediğimiz hiçbir çalışmaya izin vermiyorlar. HDP ile birlikte 7 insanın katledilmesine ilişkin açıklama yapmak istedik ama adeta yapılan katliamın arkasında durarak açıklamanın yapılmasına izin vermediler. Buradan çağrı yapıyorum, bu yapılanları kabul etmiyoruz, tecrit kalksın, tutsaklar özgür olsun”  diye konuştu.  
 
‘Birlik olamadığımız için tecrit ağırlaşıyor’
 
Patnos E Tipi Cezaevi’nde olan Çektar Ödüngit’in annesi Remziye Ödüngit, oğlunun 9 yıldır farklı cezaevlerine sürgün edildiğini söyledi. Remziye, “Birlik olamadığımız için tecrit günden güne ağırlaştırılıyor. Biz birlik olursak Öcalan’ın, tutsakların ve herkesin üzerindeki tecrit kalkar. Devlet cezaevlerine kulağını sağır, dilini lal etmiş, bizden hiç haberi yok. Biz tecridin kalkması için çalışıyoruz. Ama serbest bir şekilde çalışma yapamıyoruz. Önceden açlık grevine girdiklerinde onları görmeye gittiğimizde izin vermiyorlardı, kovuyorlardı bizi. Sadece kendi çocuğum için değil bütün Kürtler için mücadele etmeye hazırım. Hastalık yüzünden ben 2 yıldır oğlumu göremiyorum. Cezaevinde zorluk yaşıyorlar. Herkes elini vicdanına koysun. Bizim çocuklarımız ölmesin. Sadece bizim değil, tüm dünya üzerindeki tecrit kalksın. Vicdanım rahat değil. İki çocuğumu kaybettim, birini daha kaybetmek istemiyorum” dedi. 
 
‘Anneler tecride karşı ses çıkarsın’
 
Emine Kuşlu ise  müebbet hapis cezası alan oğlu Serhat Kuşlu’nun 6 yıldır Diyarbakır F Tipi Cezaevi’nde olduğunu, son üç yıldır da hücrede tutulduğunu belirtti. “Çocuklarımız artık özgür olsun. Anneler tecride karşı ses çıkarsın” diyen Emine, şu çağrıyı yaptı: “Siz sesinizi yükseltmeyene kadar bunlar devam edecek. Yaptıkları işkencelerden dolayı onları kınıyorum. Bu zulmü kabul etmiyoruz. Bütün aileler tecrit için ayağa kalksın.”