Gazeteci Beritan Canözer'e 6 yılda 4 gözaltı
- 09:12 14 Ağustos 2021
- Güncel
Öznur Değer
ANKARA - Muhabirimiz Beritan Canözer’in gözaltına alınmasına tepki gösteren meslektaşlarından Evrensel gazetesi editörü Meltem Akyol, “Beritan bugün bir kez daha gazetecilikte ısrar ettiği için gözaltına alındı. AKP tarafından gerçeği karartma çabası var’ derken Alınteri muhabiri Zarife Çamalan ise “Basına yapılan baskı devletin şiddet yüzünü açığa çıkarıyor” dedi.
Türkiye’de muhaliflere yönelik artan baskılar gazetecileri de etkisi altına alıyor. Özelde Kürt basınında ilerleyerek Musa Anter ve Gurbetelli Ersöz’ün hakikat kalemini devralan gazeteciler, iktidar ve yargısının hedefi olmaktan kurtulamıyor. Bunlardan biri olan muhabirimiz Beritan Canözer de dün sabah saatlerinde Diyarbakır’daki evine yapılan baskınla gözaltına alındı. 2014 yılından bu yana gazetecilik faaliyetini sürdüren Beritan, bu süre zarfında 4 kez gözaltına alındı, bir kez tutuklandı ve hakkında birçok soruşturma açıldı.
6 yılda 4 gözaltı
“Heyecanlı gazeteci” sözüyle özdeşleşen Beritan, ilk olarak 16 Aralık 2015 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesinde haber takibi esnasında "heyecanlı" olduğu gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Yaklaşık 4 ay tutuklu kalan Beritan, davanın görülen ilk duruşmasında tahliye edildi. 2’nci gözaltısını 21 Ocak 2019’da çalışma arkadaşı Beritan Elyakut ile yaşayan Beritan, alınan ifadesinin ardından serbest bırakıldı. 2020 yılında sanal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek hakkında dava açılan Beritan’a 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verildi. 5 Nisan 2021’de Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde bulunan evine yapılan baskınla bir kez daha gözaltına alınan Beritan, 3 günlük gözaltı sürecinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Beritan, dün evine yapılan baskınla 6 yılda 4 defa gözaltına alınmış oldu.
Evrensel gazetesi editörü Meltem Akyol ile Alınteri Ankara muhabiri Zarife Çamalan, Beritan’ın gözaltına alınmasına tepki göstererek derhal serbest bırakılmasını istedi.
‘Gazetecilikte ısrar ettiği için gözaltına alındı’
Türkiye’de gazeteciliğin uzun zamandır baskı altında olduğunu dile getiren Evrensel gazetesi editörü Meltem Akyol, bir yandan gözaltı ve tutuklamaların gerçekleştiğini bir yandan ise sansür ile çeşitli mekanizmaların hayata geçirilmeye çalışıldığını kaydetti. Yargılama süreçleri ile gazeteciliğin baskı altına aldığını ifade eden Meltem, sahada artan polis şiddetine dikkat çekti. Meltem, “Gazeteciler mesleklerini yaparken ya şiddete maruz kalıyor ya da gözaltına alınıyor. Gazeteci arkadaşımız Beritan Canözer’in gözaltına alındığını öğrendik. Daha önce Beritan’ın gözaltına alınma gerekçesini hatırlıyoruz, heyecanlı bulunmuştu. Beritan bugün bir kez daha gazetecilikte ısrar ettiği için gözaltına alındı. Kadın gazetecilere yönelik saldırıların Beritan’la sınırlı olmadığını biliyoruz. Son aylarda özellikle kadın gazetecilere dönük sahada artan bir polis şiddeti olduğunu görüyoruz. 2021’den bu yana 44 kadın gazetecinin sahada işini yapmaya çalışırken polis şiddetine maruz kaldığını, bunlardan 13’ünün sahada çalışırken gözaltına alındığını gösteriyor” sözlerine yer verdi.
‘AKP tarafından gerçeği karartma çabası var’
Kadın gazetecilere yönelik baskının gerçeği karartma çabasının bir parçası olarak durduğunu belirten Meltem, Beritan’ın daha önce defalarca gözaltına alınması ve bir kez daha gözaltına alınmasında gerçeğin arkasındaki ısrarlı duruşu olduğunu bildiklerini kaydetti. Son aylarda, özelde emniyetin görüntü alınmasını engelleyen genelgesi sonrasında bu şiddet ve baskının arttığına işaret eden Meltem, “AKP tarafından gerçeği karartma çabası var. Gerçeğin açığa çıkmamasına dönük baskının gazetecileri yıldırmayacağını biliyoruz. En azından biz kadın gazeteciler ne olursa olsun gerçeğin arkasında durmaya devam edeceğiz. Beritan da gözaltından çıktıktan sonra gazetecilik yapmaya, kadınların, çocukların sesi olmaya devam edecek” şeklinde konuştu.
‘Basına baskı devletin şiddet yüzünü açığa çıkarıyor’
Alınteri Ankara muhabiri Zarife Çamalan ise emniyetin yayınladığı görüntü alınmasını yasaklayan genelgeyi hatırlatarak, haber alma hakkının engellenmesi amacını taşıdığını ifade etti. Basına yapılan baskının devletin şiddet yüzünü açığa çıkardığının altını çizen Zarife, “Kadın muhabirler üzerinden yapılan saldırılar, kadınların direngen yapısını da göz önünde bulundurarak kararlı, bilinçli, inançlı, mücadeleci kimliklerine karşı da yapılan bir saldırıdır. Kadın muhabirlere yapılan saldırı toplumun geneline bir mesaj vermek anlamına geliyor. Çünkü her gün onlarca kadın katlediliyor, tecavüze uğruyor ama katilleri serbest bırakılıyor. Hakkını arayan, gerçeği yayınlamaya çalışan, gerçek haberi yapmaya çalışan herkesi susturma politikası var. En son bunu yangınlarda da gördük. Yangın haberleri yapan gazetelere para cezası verildi” diye belirtti.
‘Biz gerçeğin basını olacağız’
Zarife, en ufak bir yanlışı söylemenin bile ceza ile karşılık bulduğunu sözlerine ekleyerek, Beritan’ın da defalarca operasyonlarla gözaltına alınmasının bunun bir göstergesi olduğunu söyledi. Bunların herkese karşı yapılan saldırılar olduğuna dikkat çeken Zarife sözlerini şöyle sonlandırdı: “Eylemlerde turkuaz basın kartımız olmadığı gerekçesiyle engelleniyoruz ama o kartı kimlere verdikleri de biliniyor. Biz gerçeğin basını olacağız, gerçeğin haberini yapacağız. Gerçeği ifade etmeye ve yanında olmaya devam edeceğiz, ne kadar gözaltına alırlarsa alsınlar, ne kadar baskı yaparlarsa yapsınlar susturamayacaklar.”







