Altındağ’da devam eden ırkçılık: Mülteciye ev yok

  • 09:05 18 Ağustos 2021
  • Güncel
 
Öznur Değer
 
ANKARA - Altındağ’da Suriyeli mültecilere yönelik gerçekleşen ırkçı saldırının izleri sürerken, saldırının ardından mahalleden taşınmak isteyen mültecilere ev verilmiyor. Bunun üzerine, çeşitli ilçe ve mahallelerden görüştüğümüz emlakçıların çoğu, “Yabancılara ev verilmiyor” derken, kimi ise“Veren ev sahibi de var vermeyen de var” dedi.
 
Türkiye’de artan ırkçı yaklaşım ve söylemler beraberinde yeni ırkçı saldırıları da doğuruyor. Özelde siyasi iktidarın ırkçılığı meşru kılan söylemleri, ırkçılığın yaygınlaşmasına zemin sunarken, yargının cezasızlık politikaları da ırkçılığı adeta ödüllendirip, cesaretlendiriyor. Son bir ayda ülkede 4’ü kadın 8 Kürt ırkçı saldırı sonucu katledilirken, Konya, Ankara, Çorum, Antalya, Afyon gibi kentlerde çok sayıda Kürt maruz kaldıkları ırkçı saldırı sonucunda yaralandı.
 
Tekçi ideoloji
 
“Tek din, tek dil, tek ırk” ideolojisi ülkede Kürtlere yönelik ırkçı saldırıların artmasının temel nedenlerini oluştururken, Kürtlerin ardından savaştan kaçan mülteciler de aynı ideoloji tarafından hedef haline getirildi. Bunun son örneği ise Ankara’da yaşandı.
 
Saldırıdan bir hafta sonra
 
Ankara’nın Altındağ ilçesine bağlı Battalgazi Mahallesi’nde 10 Ağustos’ta çıkan bir kavgada Emirhan Yalçın’ın yaşamını yitirmesi sonucunda mahallede yaşayan Suriyeli mültecilere yönelik ırkçı saldırılar başladı. 10-11 ve 12 Ağustos’a kadar süren bu saldırılar sonucunda aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda mülteci yaralandı, evleri taşlandı ve iş yerleri taşlanarak yağmalandı. Olayların ardından geçen bir haftada mültecilerin yaşamını gözlemlemek için saldırının gerçekleştiği Battalgazi Mahallesi’ne gittik. Bir hafta geçmiş olsa da saldırının sıcaklığını mahallede hissetmek mümkün. Mülteciler tahrip edilen, taşlanan ve yağmalanan iş yerlerinin onarılmasını beklerken, hala iş yerlerini açabilmiş değiller. Kimi işyerlerinin kırılan camları onarılmış olsa da birçoğunda saldırının izlerini görmek mümkün.
 
Polisler hala nöbette
 
Mahallede yaptığımız gezinti sonucunda kadın ve çocuklar başta olmak üzere saldırının etkisiyle mültecilerin korku içinde olduklarını görebildik. Henüz iş yerlerini açamayan mültecilerin bir kısmı kırık dökük camların ardından dükkanlarında adeta nöbet tutar vaziyetteyken, hemen her sokak başında nöbet tutan polis görmek de mümkün. Kadınların birçoğu evinden çıkmazken, bir kısmı ise ekmek, su gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için markete uğramak dışında evden dışarı çıkamıyor. Mahallede çok sayıda polis “güvenlik” amaçlı görevlendirilmiş olsa da birçok mahallelinin ırkçı tutum, söylem ve yaklaşımlarını görebildik. Suriyeli mültecilerin iş yerlerini açmalarına henüz izin verilmezken, iş yeri açık olan mahallelinin ise saat 18.00’de iş yerlerini kapatmaları gerektiği noktasında sıklıkla anonslar geçiliyor.
 
‘Korkuyoruz’
 
Saldırının ardından hala korku içinde yaşadıklarını kaydeden mülteci bir kadın, çocuklarının da korku içinde olduğuna dikkat çekti. Evden çıkamadıklarını sözlerine ekleyen kadın, maddi yetersizlikten dolayı başka yere taşınamadıklarını, taşınmak isteseler bile ev bulamadıklarını ifade ediyor. Burada kanun yok. Korkuyoruz. Çocuklarım korkudan dışarı çıkamıyor. Kimse ev vermiyor ve kiralar çok yüksek. Burada zor yaşıyoruz” ifadelerine yer verdi.
 
En büyük sorun ev bulamamak
 
Suriyeli mültecilerin saldırının ardından yaşadığı en büyük sorunlardan biri ise ev bulamama sorunu. Saldırı öncesinde ev bulmakta zorlanan mültecilerin saldırı sonrasında ev bulması neredeyse imkansız bir hal aldı. Saldırıdan yara alan ve tüm eşyalarını orada bırakarak başka yerde yaşamak zorunda kalan mültecilerin kiralık ev bulamaması üzerine bir araştırma yaparak ev sahipleri ve emlakçıların mültecilere yaklaşımlarını sorduk.
 
10’u ev vermiyor
 
Farklı ilçe ve semtlerden ulaştığımız 34 emlakçıdan 10’u bizi yanıtsız bırakırken, 10’u ise mülteci, Suriyeli veya yabancıya ev sahibi tarafından kiralık ev verilmediğini söyledi. Ulaştığımız 7 emlakçı kiralık dairelerinin olmadığını söyledi, 5’i kimi ev sahiplerinin mülteciye kiralık ev verdiğini kiminin ise vermediğini belirtti. Ulaştığımız bir emlakçı evin Suriyeliler için istendiğini duyması üzerine adeta telefonu suratımıza kapatırken, bir emlakçı ise sözlü tacizde bulundu.
 
‘Ev sahibi vermiyor’
 
Mültecilere kiralık ev verilmemesi noktasında herhangi bir gerekçe sunmayan emlakçılar, “Ev sahibi istemiyor, nedenini bilmiyoruz” şeklinde konuştu. Emlakçıların neredeyse tamamı “ev sahibi memur istiyor ya da memur kefil istiyor” dese de evin mülteciye istendiğini öğrenince “vermiyoruz” diyebildi. Emlakçılar ev sahiplerinin “yabancı” istemediğini, kendilerinin yapabilecekleri bir şey olmadığını dile getirse de kimi emlakçılar ırkçı yaklaşımlarını sergilemekten kaçınmadı.
 
Kimi emlakçılar ise, “Suriyelilere”, “mültecilere” veya “yabancıya”, “kiralık ev vermiyoruz” söylemlerinde bulundu.