Tutsak yakınlarından hükümete: Çocuklarımızın talepleri karşılanmalı

  • 09:02 19 Ağustos 2021
  • Güncel
 
Rojda Aydın
 
ŞIRNAK - İmralı tecridine karşı 266 gündür devam eden açlık grevi direnişine destek verdiklerini ve direnişe daha büyük desteklerin verilmesi gerektiğini söyleyen tutsak yakınları, “Biran önce çocuklarımızın talepleri karşılanmalı ve tecrit sonlanmalıdır” sözleriyle yetkililere seslendi. 
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan 25 Mart’tan bu yana haber alınmazken, PKK ve PAJK’lı tutsaklar ise 27 Kasım 2020’den bu yana süresiz-dönüşümlü açlık grevinde. İlk olarak 5 gün dönüşümlü başlayan açlık grevi 14 Temmuz’dan sonra 15 güne çıkarıldı. İmralı’da ağırlaşan tecride karşı direniş 266’ncı gününe girmesine karşı hükümet ve Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nden (CPT) henüz bir adım atılmış değil. İmralı’da hayata konulan ağırlaştırılmış tecrit tüm cezaevlerine sirayet etmiş durumda. Tutsak ve hasta tutsak aileleri ise yaşananlara karşı yakınları için seslerini bulundukları her alanda duyurma çabasında. 
 
İki oğlu cezaevinde
 
Nermiye İverendi’nin 13 yıl hapis cezası alan oğlu Abdurrahman İrvendi, 9 yıldır cezaevinde. Nermiye’nin başka bir oğlu da 5 yıldır cezaevinde tutuklu bulunuyor. Oğlu Abdurrahman’ın 8 yıl içinde 5 cezaevine sürgün edildiğini söyleyen Nermiye, çocuklarının yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Oğlum Mardin’de tutuklandı ve İzmir’e sürgün edildi. Bir yıl 6 ay burada tutulduktan sonra Şırnak’a sürgün edildi. Burada da 6 ay tutuklu kaldı. Ardından da Gümüşhane’ye sürgün edildi. Son olarak ise Patnos Cezaevi’ne sürgün edildi. Şu an Patnos’taki tutsakların durumu iyi değil. Çocuklarımız hastalanıyor ama hastaneye götürülmüyorlar. Hastaneye gitmek için verdikleri dilekçeler de kabul edilmiyor. Oğlum Abdurrahman’ın farklı hastalıkları var. Kaza geçirmişti ve baston ile dolaşıyordu. Halen de onun yardımı ile yürüyebiliyor. Diğer oğlum Botan’da şu an Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde. Botan’ın da çok sayıda rahatsızlıkları var. Hem mide hem de böbrek hastalığı var ayrıca beyin damarlarında tıkanıklık mevcut.”
 
‘Cezaevlerinde tecrit var’
 
Cezaevlerinde artan baskılara dikkat çeken Nermiye, sık sık koğuşların arama adı altında basıldığını aktarıyor. Nermiye, “Gazeteler verilmiyor, kitap ve radyoları ellerinden alınıyor. Elbiselerine fazlalık diye el konuyor. Her geçen gün tutsaklar üzerindeki baskı ve zulüm artıyor. Halkımızın bu zulme sessiz kalmaması gerekiyor. Çocuklarımız hastaneye götürülmüyor, götürülseler bile kelepçeli muayene dayatılıyor. Oğlum Abdurrahman sürekli ilaç kullanıyor ama ilaçları sürekli geç veriliyor. Tutsaklar üzerinde ağırlaştırılmış bir tecrit var. Tutsakların hepsi benim çocuklarım gibidir. Çocuklarımız bu zulme ve baskılara sessiz kalmamak adına bedenlerini aylardır açlığa yatırmışlar” şeklinde konuşuyor. 
 
‘Savaş sürecini Abdullah Öcalan çözebilir’
 
Tutsakların direnişini selamlayan Nermiye, halkın tutsaklara ses vermesini ve ayaklanmasını istedi. Geç olmadan tutsaklara ses olunması gerektiğini söyleyen Nermiye, “Bu tecrit artık sona erdirilmeli. Çocuklarımızın talepleri karşılanmalı. Yaşanan bu çatışmalı süreci ancak Önderliğimiz çözebilir. Tecrit ağırlaştırıldıktan sonra Türkiye ve Kürdistan’da savaş arttı. Şehirlerde çocuklarımız katledildi. Cizre, Silopi ve Şirnak’taki savaşı unutmayacağız. Önderliğimiz üzerindeki tecrit kalkarsa hem tutsakların hem de Türkiye’nin üzerindeki tecrit kalkacaktır” diyor. 
 
Hasta tutsak olan kızından bir aydır haber alamıyor
 
2017’de İstanbul’da tutuklanarak Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve Hepatit B teşhisi konan Tenzile Acar’ın annesi Rasmiye Acar da kızının duruma dikkat çekiyor. Rasmiye, kızının 16 yıl hapis cezasına çarptırıldığını hatırlatarak, “Kızımın hastalığı her geçen gün ilerliyor. Bir aydan fazladır da kızımla görüşemiyoruz. Önderlikle telefon görüşmesi yapılıp yarıda kesilmesinden sonra tutsaklar boykota gitti. Kızım da bizimle 4 dakika tek telefon ile görüştü. Bundan dolayı cezaevi yönetimi tutsaklara iletişim cezası verdi. Bu yüzden bir aydan fazladır kızımla görüşemiyoruz. Kızımın durumu şuan nasıl hiçbir şekilde bilmiyoruz. Hastalığından dolayı oldukça endişe içindeyiz. Çocuklarımıza zulüm ve baskı yapılıyor. Bu uygulamalara bir an önce son verilmesini istiyoruz. Çocuklarımız kendi haklarını istiyor. Kelepçeli muayeneyi kabul etmiyorlar. Artık buna son verilmesini istiyoruz” ifadelerini kullanıyor. 
 
‘Sessiz kalınmamalı’
 
Cezaevlerinde devam eden açlık grevi direnişine de dikkat çeken Rasmiye, hükümetin sessizliğini eleştirdi. “Çocuklarımızın talepleri yerine getirilmiyor ve bu yüzden bedenlerini açlık grevine yatırdılar” diyen Rasmiye, “AKP hükümetinin ne insanlığı ne de hukuku var. Çocuklarımız ‘Önderliğimiz özgür olmadan bizler de özgür olmayız’ diyor. Eylemleri bu yüzden de devam ediyor. Bizler aileler olarak da bu eyleme destek veriyoruz. Halkımızın ayağa kalkması ve sessiz kalmaması gerekiyor. Özellikle annelerin seslerini yükseltmesi gerekli. Yine annelerin öncü olması lazım. Önderliğimizin üzerindeki tecridi kınıyoruz ve asla kabul etmiyoruz. Bir an önce çocuklarımızın talepleri karşılanmalı ve tecrit de kaldırılmalıdır. Önderliğimizin sağlık durumundan endişe duyuyoruz. Artık özgür ve eşit bir yaşam istiyoruz. Artık kimse sessiz kalmamalı” diye konuşuyor.