'Êzidîlerin özerkliğini ilan etmesi iktidarları rahatsız etti’

  • 09:03 19 Ağustos 2021
  • Güncel
 
DİYARBAKIR - Şengal’e dönük art arda gerçekleştirilen hava saldırıları karşısında dünyanın sessizliğini eleştiren TJA aktivisti Hatice Şen,  Êzidîlerin kendi sistemini oluşturarak, özerkliğini ilan etmesinin iktidarları rahatsız ettiğine işaret etti. 
 
Türkiye’ye ait savaş uçaklarının iki gün önce Şengal merkezde bulunan Eski Çarşı’nın bulunduğu alana dönük hava saldırısında 2 kişi yaşamını yitirmiş, 3 kişi yaralanmıştı. Dün ise saat 13.15 sıralarında Şengal’’in Sikêniyê köyünde bulunan bir hastane hedef alınarak bombalandı. Hastanenin bulunduğu alana yardım için giden siviller de hedef alınarak iki defa saldırıya uğradı. 
 
Saldırılara karşı başta kadınlar olmak üzere birçok farklı kesimden dünyanın sessiz kalışı eleştirilirken, BM’ye de çağrıda bulunuldu. 
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Hatice Şen,  Şengal’e yönelik saldırılara sessiz kalanların buna ortak olduğuna dikkat çekti. 
 
‘İktidarlar Êzidilerin mücadelesini kabul edemiyor’
 
Êzidîlerin kadim bir halk olduğunu söyleyen Hatice, “Êzidîler, inançlarını hakikat yolunda yürütüyorlar. Tüm saldırılara rağmen geleneklerini, kültürlerini korumuşlardır. Gelenek ve göreneklerin korunması gereken yerde şu an içinde olduğumuz 21’inci yüzyılda katliam yapılmaya çalışılıyor. Tarihten bu yana Êzidîlere yönelik 73 ferman gerçekleştirildi. Bu da aslında Êzidî kadınların 74 kere soykırıma uğradığını gösteriyor ve hem Êzidî halkı hem de kadınları artık mücadele edip kendisini savunuyor. Özerkliğini ve sistemini kendileri ilan etti. Haklarına dair kararları kendileri veriyor” dedi.
 
‘Şengal boşaltılmak isteniyor’
 
DAİŞ’in Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği katliamda, Êzidîlerin ilk defa kendilerini savunduğuna işaret eden Hatice, bu durumun dünyanın dikkatini çektiğini hatırlattı. Êzidî halkının kendi sistemini kurmasından rahatsız olan kesimlere dikkat çeken Hatice, “Bundan dolayı DAİŞ zihniyetinin yaptığı katliamın devamı getirilmek isteniyor. Amaçları Şengal’den Êzidî halkını çıkarıp, boşaltmak ve Başur’da bir boşluk yaratmaktır.  Bu durum, sadece Şengal için değil, Şengal şahsında dört parça Kürdistan’da bir soykırım gerçekleştirilmek isteniyor” diye vurguladı. 
 
‘Kürt kadınlarının misyonu çok büyüktür’
 
Şengal’e yönelik saldırılarla, Afganistan’daki son durumun aynı zihniyetin ürünü olduğunu kaydeden Hatice, Afganistanlı kadınların Şengal ve Rojava’daki kadınlar gibi sokaklarda mücadele verdiklerini söyledi. Hatice, Afganistan’da kadınların mücadele etmesinin çok önemli bir adım olduğunu ve kadınların teslimiyeti kabul etmediğinin altını çizdi. Hatice, “Kadınların sokakta mücadele vermesinde, Rojava ve Şengal’de kadınların rol ve misyonu çok büyüktür. Bakur’da yıllardır verilen bir mücadele var ve özellikle kadınların verdiği mücadele tüm dünyada örnek alınan bir durum olmuştur. Tüm güçler, Şengal’de yapılan bu katliama sessiz kalmamalıdır. Şengal’i tanımalıdır ve sahip çıkmalıdır” diye belirtti. 
 
Afganistan’daki durum ve Kürtlerin hedef alınması, Şengal’e yönelik saldırıların tesadüf olmadığını dile getiren Hatice,  tüm bu saldırılara karşı uluslararası güçlerin sessiz kalışının da tesadüf olmadığını ifade etti. 
 
 ‘3 Kürt kadın siyasetçi serbest bırakılmalı’
 
Şengal’e sahip çıkılması için çağrıda bulunan Hatice, şu sözlere ye verdi: “Birbirimize sahip çıkmadığımız sürece, birlik olmadığımız sürece Kürtler katledilmeye ve soykırıma uğramaya devam edecek. Ayrıca 15 gündür KDP’nin asayişi tarafından alıkonulan 3 Kürt kadın siyasetçiden haber alınamıyor. Başur’un kadınlara dönük yaklaşım ve tutumlarını gözden geçirmesi gerekir. En erken şekilde serbest bırakılmalıdırlar.”