Tutsak yakını Gülten Benzer: Cezaevlerinde ağır hak ihlalleri var

  • 09:20 21 Ağustos 2021
  • Güncel
ANKARA - Tutsaklara yönelik hak ihlalleri sürerken, 2010 yılından beri tutsak olan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis alan Süleyman Benzer’in yengesi Gülten Benzer, hak ihlallerinin son bulması için çağrıda bulundu. Gülten, Süleyman’ın zor şartlarda kaldığına işaret etti. 
 
Türkiye ve bölge cezaevlerinde hak ihlalleri artmaya devam ediyor. Tutsakların haklarının gasp edildiği cezaevlerinde, pandemi ile birlikte yaşam koşulları daha da kötüleşti. Öte yandan onlarca cezaevinde, yüzlerce tutsak PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecridi ve tutsaklara yönelik hak ihlallerini protesto etmek amacıyla süresiz-dönüşümlü açlık grevi eyleminde.
 
Hak ihlallerine maruz kalan tutsaklardan Süleyman Benzer (31), ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış ve 2018 yılından bu yana Düzce T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutuluyor. Süleyman, ailesi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde maruz kaldığı hak ihlallerini aktardı. 
 
Süleyman’ın yengesi Gülten Benzer, Süleyman’ın maruz kaldığı hak ihlallerini anlattı.
 
‘Bir ay boyunca sesini duyamadık’
 
2010’da tutuklanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Süleyman’ın çok sayıda cezaevinde kaldığını belirten yengesi Gülten, Süleyman’ın yalnız olmadığını ve onun için adalet arayışında olduklarını ifade ederek, “Süleyman yaklaşık 11 yıldır cezaevinde tutuluyor. 2018 yılından bu yana tek kişilik hücrede tutuluyor. Biz ailesi olarak kendisinden doğru dürüst bir haber alamıyoruz. Ağırlaştırılmış hapis cezası verildiği için kendisine sürekli tecrit uygulanıyor. Zaten ağırlaştırılmış ceza verdikleri için 15 günde bir telefonla sesini duyabiliyoruz ancak cezaevi yönetimi, telefonda hoşlarına gitmeyen tek bir kelimeyi bahane ederek Süleyman’a telefon yasağı getirdiler. Bir ay boyunca Süleyman’dan haber almadığımız oldu. Tek kişilik hücrede olmasına rağmen sık sık disiplin cezası veriliyor. Süleyman çok ağır hak ihlallerine uğruyor, ona çok haksızlık ediliyor” diye belirtti.
 
‘Hücrede de ağır tecride maruz bırakılıyor’
 
Gülten, tek başına hücrede tutulan Süleyman’ın ağır hak ihlallerine maruz kaldığını kaydederek, tek kişilik hücrede bulunmasına rağmen gardiyanların sık sık hücreye baskın yaptığını ve Süleyman’ı tehdit ettiğini aktardı. Cezaevi yönetimi ve gardiyanların zorunlu dayatmalarda bulunduğunu ifade eden Gülten, “Günde bir saat havalandırmaya çıkartılıyor. Ancak o havalandırmayı da siyasi tutsaklardan uzak tutulacak şekilde, adli suçlularla denk getirilecek şekilde ayarlıyorlar. Süleyman, 2018 yılında Leyla Güven öncülüğünde başlatılan açlık grevi eylemlerine tek başına girdi. Hem biz aile olarak hem de avukatı kısıtlı görüşler yapabiliyor. Kendisine tecrit üzerine tecrit uyguluyorlar. Süleyman’ın sevk edilmesini istiyoruz. Dosya arkadaşları o cezaevinde olmamasına rağmen onu orada tutuyorlar. Hem kendisi hem de biz ailesi olarak Karadeniz’den sevk edilmesini istedik ancak tüm dilekçelerimiz cevapsız kaldı. Ne olumlu ne olumsuz herhangi bir cevap alamadık. Sevk için maddi ve manevi ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Süleyman’a karşı özel bir tutumları var. Ağır bir psikolojik baskı uyguluyorlar. Süleyman kimseye boyun eğmediği için psikolojisini bozmak istiyorlar. Süleyman’a hak etmediği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmekle kalınmadı, hücrede de ağır tecride maruz bırakılıyor” sözlerine yer verdi. 
 
‘Biz bunun için adalet arıyoruz’
 
Gülten, Süleyman’ın arkadaşlarının yanına götürülmeyi ve kendisine televizyon verilmesini talep ettiğini söyleyerek, “Tekli hücrede kaldığı için dışarıda gelişen olaylardan haberdar olmak istiyor ancak haber alma hakkı ortadan kaldırılmış durumda. Çünkü ne gazete ne de televizyon veriyorlar. Yıllardır tek başına yaşıyor iradesi de güçlüdür, sadece bir televizyon istiyor ama hiçbir şekilde verilmiyor. Kendisine tam bir tecrit uyguluyorlar. Biz bunun için adalet arıyoruz. Süleyman ağırlaştırılmış müebbet ceza almış olabilir ama Süleyman yalnız değildir” dedi.