Afganistanlı kadınlar için seslerini yükselttiler: Dün Rojava bugün Afganistan…
- 19:50 25 Ağustos 2021
- Güncel
ANKARA - Ankara Kadın Platformu, Afganistanlı kadınlarla dayanışmak için yaptığı eylemde, “Dün nasıl Rojavalı kadınlar IŞİD’in erkek şiddetine karşı direndiyse, bugün Afganistanlı kadınlar Taliban şiddetine karşı direnişte. Afganistan halkının Taliban karşısında kendi yaşamlarını yeniden kurmak için bağımsız ve kendi iradelerine dayanan bir yol bulacağına inanıyoruz” diyerek uluslararası kurumlara seslendi.
Ankara Kadın Platformu, Taliban’ın 20 yılın ardından Afganistan’ı yeniden ele geçirmesiyle birlikte kadın haklarına getirdiği kısıtlamalar ile kadınların maruz kaldığı sorunlar nedeniyle Afganistanlı kadınlarla dayanışmak için Çankaya’da bulunan Kızılay semtine bağlı Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirmek istedi. Kadınların eylemine engel olmak isteyen polislere rağmen kadınlar Yüksel Caddesinden zılgıt ve sloganlar eşliğinde yürüyerek Sakarya Caddesine geldi. Sakarya Caddesi’nde bir araya gelen çok sayıda kadın burada basın açıklaması yaptı.
‘Biz birbirimizin çaresiyiz’
Kadınlar, “Afganistanlı kadınlar yalnız değildir” yazılı pankart ile “Taliban elini kadınlardan çek", “Öfkemiz sınır tanımaz”, “Sen, ben, biz birbirimizin çaresiyiz", “Kadın yaşam özgürlük”, “Dünyayı kadınlar değiştirecek”, “Eşit ve özgür yaşayacağız” yazılı dövizler taşıdı. Yanı sıra kadınlar açıklama boyu “Afgan kadınlar yalnız değildir”, “Kadınlar birlikte özgürleşecek", "Yaşasın kadın dayanışması” sloganları attı.
Açıklama metnini kadınlar adına Hande Köse okudu.
‘Afganistan’da kimsenin güvenliği yok’
“Hayatları için direnen Afganistanlı kadınların yanındayız! Kadın dayanışması sınır tanımıyor” diyen Hande, Afganistan’da başta ABD olmak üzere birçok emperyalist ülkenin sürdürdüğü işgal politikalarının, geçtiğimiz günlerde Taliban’ı iktidara getirdiğine vurgu yaptı. Afganistan’da Taliban rejimi altında can güvenliği olmadığını söyleyen kadınların çığlığının bütün dünyaya yayıldığına dikkat çeken Hande, “Artık Afganistan’da kadınlar, çocuklar, LGBTİ+lar, sanatçılar, bilim insanları, insan hakları savunucuları… kısacası Taliban karşıtı olan, özgürlüğünü ve hayatlarını savunmak isteyen hiç kimsenin can güvenliği yok” dedi.
‘Sorumlu NATO…’
Afganistan’dan Irak’a, Suriye’ye “demokratik devletler kurma yalanıyla başlatılan savaşların ve işgal politikalarının” iç savaşları, suç örgütüne dönen kukla hükümetlerine yoksulluğu getirdiğini söyleyen Hande, “Şimdi ise istediği sonucu alamayan ABD emperyalizmi bu savaş artık kârlı olmaktan çıktığı için Afganistan’dan çekildi. Çekilirken de iktidarı teslim etmek üzere Taliban’la masaya oturdu. Pakistan’dan Çin’e, İran’dan Rusya’ya bölge güçleri de kendi bölgesel çıkarları için bu yeni durumu nasıl kullanacaklarının peşinde. Türkiye açısından da durum farklı değil. NATO çatısı altında yürütülen işgal operasyonuna Türkiye daha en başından dahil oldu, 20 yıl boyunca Afganistan’da işgale hizmet etti. Şimdi de Erdoğan ‘Taliban’la irtibat halindeyiz’ diye açıklama yapıyor. Afganistan’da yaşanan yıkımın, Taliban rejiminin işlediği ve işleyeceği suçların sorumlusu 20 yıldır NATO çatısı altında işgal ve savaş politikalarını sürdürenlerdir. Bu yıkımın sorumlusu olan emperyalizmin Afganistan halkına vadedebileceği hiçbir şey yoktur” sözlerine yer verdi.
‘Ana akım Taliban’ı sempatize ediyor’
Taliban’ın Kabil’in yönetimini almasıyla kadınların dayanışma çığlığının ülke sınırlarını aştığının altını çizen Hande, bunun tesadüf olmadığı dile getirdi. Kadınların dünyanın neresinde, hangi koşullar altında olursa olsun hayatlar için direndiklerine dikkat çeken Hande, “Ana akım medya Taliban’ın ‘Kadın haklarına saygı göstereceğiz’ sözünü yayarak Taliban’ın geçmişte gerçekleştirdiği katliamların üstünü örtmeye, Taliban’ı sempatize etmeye çalışıyor. Taliban dini gerekçe olduğunu ileri sürerek kadınlara ‘yalnızca bizim istediğimiz gibi giyinebilirsin, yalnızca bizim uygun gördüğümüz kitapları okuyabilirsin, yalnızca bizim buyurduğumuz kişilerle sokakta yürüyebilirsin’ diyerek kadınların her alanda söz söylemesini engelliyor, kadınların temel haklarının hepsini gasp ediyor. Kabil'den gelen ilk haberlerde duvardaki kadın resimlerinin boyayla kapatıldığı, Herat'ta kadınların üniversiteye sokulmadığı, bazı kadınların evlerinin kapılarına dayanıldığı, kadınlara peçe takma zorunluluğu getirildiği, kadın gazetecilerin çalışmasına engel çıkarıldığı, kadınların evlerinin balkonlarına dahi çıkarılmadığı, sokağa tek başına çıkan bir kadının sokak ortasında katledildiği vardı” hatırlatması yaptı.
‘Özgürlüklerini isteyen kadınlar için sokaklardayız’
Hande, Taliban’ın Afganistan’da kalmaya, kadınlara zulmetmeye devam ettikçe Afganistan’da hiçbir kadının, çocuğun ve LGBTİ+’ların güvende olmayacağını söyledi. Afganistan’da güçlenen şeriat rejimine karşı bütün dünya kadınları olarak ses çıkarmaları gerektiğini kaydeden Hande, “Dünyanın neresinde olursa olsun bir kadın güvende değilse hiçbirimiz güvende değiliz! Bugün tüm dünya kadınları için mücadeleyi büyütmeliyiz! Afganistanlı kadınlar ‘bizi öldürmeye geliyorlar, yardım edin’ diye çağrılar yapıyor. Her şeyi göze alıp sokağa çıkan Afganistanlı kadınlar çalışma hakkını, eğitim hakkını ve siyasete katılım hakkını istiyorlar. Güvenli bir toplumda yaşama haklarını istiyorlar. Hayatlarını, eğitim haklarını, siyasete katılma haklarını, özgürlüklerini isteyen; haklarından vazgeçmek istemeyen Afganistanlı kadınların seslerine ses olmak için bugün sokaktayız” ifadelerini kullandı.
Şengal Katliamı hatırlatıldı
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Taliban’ın inancıyla ters yanımız yok” sözünü hatırlatan Hande, “Kadın bedenini savaş ganimeti olarak gören Taliban örgütüyle hiçbir görüşme, anlaşma yapılamaz. Afgan kadınların yaşamlarını tehdit eden Taliban’la pazarlık yapmayın, anlaşmayın, tanımayın! IŞİD’in 2014 yılında Şengal’de yaşayan Êzidî halkına uyguladığı soykırımda savaş ganimeti olarak rehin aldığı kadınlar ve çocuklar köle pazarlarında satılmıştı. Binlerce kadın ve çocuk hala kayıpken, küllerinden yeniden doğmaya çalışan, kadınların öncülüğünde yeni bir yaşamı inşa eden Şengal halkı şimdi de Türkiye Devletinin yapmış olduğu hava saldırılarıyla yeni bir katliamla karşı karşıya. Şengal’de bir hastaneye yapılan hava saldırısı sonucu doktor olan Muhlise Sidar da hayatını kaybetti. Cihatçı çete IŞİD’in bıraktığı yerden Êzidî halkını katletmek isteyen AKP Hükümeti’ni bir kez daha uyarıyoruz! Savaş ve işgal politikalarından biran önce vazgeçin! Bizler kadınlar olarak bu politikalarınıza karşı kadın dayanışmasını büyütüyor, barışı bu topraklara hakim kılmak için mücadele ediyoruz!” dedi.
‘Afganistanlı kadınların çığlığı olun’
Hande sözlerini şöyle sonlandırdı: “Erkeklerin çıkardığı savaşlar sonucunda ortaya çıkan mültecilik krizi devletlerin sorunudur! Devletlerin sorumluluk almaması ve ırkçı söylemlerin yükselmesi sonucu geçtiğimiz günlerde Altındağ’da mültecilere yönelik ırkçı saldırıların sorumlusu AKP-MHP hükümeti ve parti binalarına ‘sınır namustur’ yazısını asarak cinsiyetçi ve ırkçı söylemlerde bulunanlardır! Biz kadınlar olarak sınırsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyayı mümkün kılmak için beraber yol yürüyor, birbirimizden güç alıyoruz. Hayatları için direnen Afganistanlı kadınların yanındayız. Dün nasıl Rojavalı kadınlar IŞİD’in erkek şiddetine karşı direndiyse, bugün Afganistanlı kadınlar Taliban şiddetine karşı direnişte. Afganistan halkının Taliban karşısında kendi yaşamlarını yeniden kurmak için bağımsız ve kendi iradelerine dayanan bir yol bulacağına inanıyoruz. Bu mücadelenin başını kadınların çekeceğini günlerdir Taliban’ın silah kullanmasına rağmen devam eden sokak gösterilerindeki kadın direnişçiliğinden görüyoruz. Tüm kadınları uluslararası dayanışmaya, Afganistanlı kadınların çığlığına ortak olmaya çağırıyoruz.”
Açıklama alkış, zılgıt ve sloganlar eşliğinde son buldu.







