Kadınlar Sur’da buluştu: Tecride karşı barışı savunuyoruz
- 20:11 27 Ağustos 2021
- Güncel
DİYARBAKIR - HDP Kadın Meclisi, "Savaşa, talana, tecride, ırkçılığa karşı kadınlar barışı savunuyor" şiarıyla Sur’da kadınlarla buluşma gerçekleştirdi. Buluşmada konuşan partinin Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride işaret ederek, “Tecride karşı çıkmak barışa ve çözüme sahip çıkmaktır” dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, "Savaşa, talana, tecride, ırkçılığa karşı kadınlar barışı savunuyor" şiarıyla Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan bir mekanda kadın buluşması gerçekleştirdi. “Tecrit insanlık suçudur”, “Tecride son”, “Barışın muhatabı İmralı’dır”, “Kadınlar barış istiyor” dövizlerin bulunduğu buluşmaya HDP il, ilçe yöneticileri, ilçe belediye eşbaşkanları, Tevgera Jinên Azad (TJA) ve Rosa Kadın Derneği aktivistleri, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Kadın Meclisi, Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği (MED-DER), Diyarbakır Barış Anneleri İnisiyatifi ile çok sayıda kadın katıldı. Buluşmada sık sık “Biji serok Apo”, “Jin jiyan azadî” sloganları atıldı.
Barış ve çözüm sürecinin önemine dikkat çekti
Buluşmada konuşan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, sözlerine 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutlayarak başladı. Türkiye’de insanların ırkçılık, ötekileştirme politikaları nedeniyle yaşamlarından endişe ettiğini belirten Meral, barış ve çözüm sürecinin önemine dikkat çekti. Meral, “Barış ve çözüm süreci olması halinde yaratılan endişe ortadan kalkacaktır. 2012-2015 yılları arasında bunu deneyimledik. Ve Sayın Öcalan onurlu bir barışa gidilebileceğinin mesajını verdi. Barış ihtimali yalnızca bir adım uzağımızdaydı. Fakat yönetenler bu barış ihtimalini ortadan kaldırdılar. Ve hiç utanmadan bu ülkenin Cumhurbaşkanı Amed meydanında ‘çözüm sürecini HDP bitirdi’ diyebiliyor. Yani yalan atılır da bu yalanın gerçeğini bütün toplum biliyorsa onun hiçbir karşılığı olmaz. Bir yandan katliam, bir yandan cezasızlık, bir yandan işkence, Kürt diline tarihte eşi benzeri görülmemiş saldırılar yaşanırken diğer yandan çözüm sürecini ‘biz bitirmedik’ dediler. Kürt siyasetçilerini, kadınlarını rehin aldınız. Daha Roboski Katliamı’nın hesabını dahi vermediniz. Henüz dün Konya’da 7 kişilik bir ailenin tamamı katledildi” ifadelerini kullandı.
‘Tecride karşı çıkmak barış ve çözüme sahip çıkmaktır’
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit ve hak ihlallerine karşı cezaevlerinde 274’üncü gününe varan açlık grevlerini hatırlatan Meral, “Cezaevlerinde başka hiçbir olanak bulunmayan mahpusların durumuna izin vermemeliyiz. Bizler de dışarıda bu açlık grevi talebinin yerine getirilmesi için var gücümüzle dayanışmayı, desteği ve mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor. Açıkçası tecride karşı barışa ve çözüme sahip çıkmak bizim temel şiarlarımızdan bir tanesidir. Tecrit edilmiş bir topluma karşı bir mücadeledeyiz aynı zamanda. Tecride karşı çıkmak barışa ve çözüme sahip çıkmaktır. Tecride karşı çıkmak aynı zamanda açık bir kadın mezarlığına dönüştürülen toplumsal sisteme karşı olmak demektir. Emek sömürüsüne, doğa talanına, savaş rantına, yolsuzluk ve hırsızlıklara da karşı olmak anlamına gelmektedir. Saldırgan dış politikaya, her yere teskere çıkarıp asker göndermeye de karşı çıkmak anlamına geliyor. Tecride karşı olmak İŞİD, El Kaide, Taliban gibi kadın düşmanı, insanlık düşmanı çetelerle iş birliği siyasetine karşı çıkmak anlamına geliyor” diye belirtti.
‘Irkçılığı yaratanları iyi biliyoruz’
Kürtlere dönük ırkçı söylem ve saldırıları da hatırlatan Meral, Kürtçenin inkarına dönük sunucu Didem Arslan Yılmaz’ın sözlerini ve Elazığ Cezaevi’nde tutulan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’in de aralarında bulunduğu 9 kadın tutsağa açılan soruşturmaya işaret ederek, “Rezil olmaktan utanmıyorlar. Rezalet ötesi bir şey. Kürt düşmanlığından artık ne yapacaklarını bilmiyorlar. Zaten Konya’daki katliamı ifade edecek bir kelime yok. Çünkü bu ırkçılığı kimler yaratıyor gayet iyi biliyoruz. AKP- MHP her gün Kürtlere düşmanlık üzerinden bir politika güderse bunun sonuçlarını da sahada Kürtlere karşı gösteriyorlar. Irkçı saldırılara karşı dün olduğu gibi bugün de mücadele edeceğiz” dedi.
Meral’in konuşması ardından Dicle Fırat Müzik Grubu sahne aldı. Buluşma Kürtçe şarkılar eşliğinde atılan sloganlar eşliğinde son buldu.







