Annelerin tek isteği Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde bir barış
- 09:01 29 Ağustos 2021
- Güncel
Sema Çağlak
DİYARBAKIR - Savaş politikalarının son bulması için yıllardır meydanlarda “barış istiyoruz” diye haykıran Barış Anneleri, yaklaşan 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde de bu taleplerini yineledi. Barışın önünün İmralı’ya dönük tecrit politikalarıyla tıkatıldığına dikkat çeken Barış Anneleri, “Barışın tek anahtarı İmralı’dır” mesajı verdi.
Türkiye ve Kürdistan’da yaşayan Barış Anneleri, yıllardır Kürt sorununun çözümü için dillerinden “barış” sözcüğünü düşürmüyor. Ömürlerini Kürt özgürlük mücadelesine ve barışa adayan anneler; polis, yargı ve iktidar üçlüsünün politikalarına karşı büyük bedeller de ödedi. Özellikle son dönemde yargı eli ile Barış Anneleri’ne sayısız soruşturma açıldı ve hapis cezaları verildi. Buna rağmen sokaklardan ve barış isteminden vazgeçmeyen annelere dönük ev hapsi ve elektronik kelepçe ile yıldırma politikası izlenmeye devam ediyor. İktidarın bu yıldırma girişimi her seferinde başarısız oldu. Anneler ne meydanları terk etti ne de barış isteminden vazgeçti. Annelerin tek isteği PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın öncülüğü ile gelecek olan barış.
1 Eylül Dünya Barış Günü’ne ilişkin ajansımıza konuşan Diyarbakır Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri, barışa giden yolun PKK Lideri Abdullah Öcalan ve tutsaklar üzerindeki tecrit politikalarının son bulmasıyla mümkün olabileceği kanısında.
‘Abdullah Öcalan’la görüşülerek çözüm yolları üretilmeli’
Kürt halkının her türlü zulme, acıya maruz bırakıldığını hatırlatan Barış Annesi Afife Kartal, özellikle annelerin bu konuda çok etkilendiğini dile getirdi. Afife, İmralı ve diğer cezaevlerinde bulunan tutsaklar üzerinde uygulanan tecridin biran önce kaldırılması gerektiğini belirterek, “Yıllardır dilimizden düşürmediğimiz ‘barış istiyoruz’ cümlesini bugün tekrardan dile getiriyoruz. Fakat biz ne kadar barış istiyoruz dediysek onlar bizi o kadar öldürdüler. Barış için uzattığımız ellerimizi kirli elleriyle ittiler. Ve yıllardır Kürt halkına yönelik zulümleri devam ediyor. Özellikle bugün İmralı ve tüm cezaevlerindeki siyasi tutsaklar üzerinde uygulanan tecritten bağımsız değil. Yakınlarımız ve çocuklarımız olmak üzere tutsaklar çok zor durumda. Bütün bu zulümlerin son bulması için biran önce barış sağlanmalı. Bunun için başta İmralı olmak üzere Kürt halkına yönelik tecridin son bulması gerekiyor. Bundan dolayı biran önce Abdullah Öcalan’la görüşülmeli ve çözüm yolları üretilmelidir. Çünkü barışın tek anahtarı İmralı’dır” dedi.
‘Savaş politikalarını kınıyoruz’
Savaş politikalarından en çok etkilenenlerin kadın ve çocuklar olduğu gerçeğine dikkat çeken Afife, “Şengal ve Afganistan’daki uygulanan savaş politikalarını, sivillere, kadınlara ve çocuklara yönelik olan saldırıları kınıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Barış istiyoruz dediğimiz için kelepçe taktılar’
Yıllardır barış istediklerini ancak bu taleplerinin duymazdan gelindiğini hatırlatan Nafiye Yiğit de şunları belirtti: “Bizler Barış Anneleri olarak yıllardır Kürt ve Türk ayrımı yapmadan barış talebimizi bugün de olduğu gibi her zaman dile getirdik. Fakat biz bu konuda onlara elimizi uzatsak da ellerimiz her zaman havada kaldı. Hatta bu da yetmezmiş gibi bu konuda çözüm üretilmesi gerekirken sırf ‘barış istiyoruz’ dediğimiz için ellerimize, ayaklarımıza kelepçeler takıldı. Ama biz bunlara rağmen sokak sokak, şehir şehir dolandık ve Ankara’da barış talebi için çadır kurduk. Barış sağlansın diye tülbentlerimizi dahi yerlere attık. Bu konuyla ilgili her yere başvuruda bulunduk. Bu konuda yetkililere düşen görevlerde çözüm üretmek, savaşları durdurmak hesaplarına gelmediği için hiç bir şey yapmadılar. Hatta bunun yerine savaş politikalarına devam ettiler. Şengal’de kadın, çocuk demeden hepsini katlettiler. Aynı şekilde İmralı’da diğer tutsaklar üzerindeki tecridi kınıyor ve biran önce kaldırılmasını istiyoruz. Bunun için de biran önce barış için bütün koşulların sağlanması talebinde bulunuyoruz.”
‘Sokaklara barış için çıkıyoruz savaş için değil’
1 Eylül Dünya Barış Günü’nün bu topraklara barış ve huzur getirmesini dileyen Sultan Altan, kimsenin katledilmediği bir gelecek istediğini kaydetti. Sultan, “20 yıldır barışın olması için sokaklarda alanlara çıkıyoruz. Oysa biz sokaklara barış için çıkıyoruz savaş için değil. Bu konuda ne kadar ellerimizi uzatsak da ellerimiz boş kaldı. Biz ne Kürt çocuklarımızın ne de Türt çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Bunun için tutsaklar üzerinde uygulanan tecridin kaldırılmasını istiyoruz. Daha fazla çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Yıllardır barış için uzattığımız ellerimizin onların da uzatmasını istiyoruz. Bunun için herkese sesleniyorum. Barış için herkes elinden geleni yapmalı ve çözümler üretmelidir. Barış için sonuna kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.







