Ankara Emek ve Demokrasi Güçlerinden 1 Eylül çağrısı
- 09:19 31 Ağustos 2021
- Güncel
ANKARA - 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Anıtpark’ta gerçekleştirecek olan mitinge çağrıda bulunan Emek ve Demokrasi Güçleri, “Barışı, kardeşliği, eşitliği, halkların bir arada yaşamasını savunan insanlar olarak, bu taleplere sahip çıkmak için alanlara çağırıyoruz” dedi.
Savaş politikalarının, ırkçılığın, kadına yönelik şiddetin artarak sürdüğü son dönemde emek ve demokrasi güçleri taleplerini yinelemek amacıyla 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde alanlara çıkıyor. Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri de “Savaşa karşı barış, ırkçılığa karşı eşitlik” şiarıyla yarın Anıtpark'ta "barışı" haykırmaya hazırlanıyor.
Talepleri sahiplenme çağrısı
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, yüzyıllar boyunca çıkarılan işgal ve savaşların iktidarların kendilerini baki kılmak için başvurdukları en kanlı ve yıkıcı yöntemler olduğunu belirtti. Şükran, "Ülkemizde de ne yazık ki emperyalist güçlerin savaş politikalarına, cihatçı, işgalci çetelerin savaş politikalarına alkış tutan bir iktidarla karşı karşıyayız. Mevcut savaş politikaları başta Ortadoğu olmak üzere, bölgede ve ülkemizde halklara ve emekçilere daha fazla yoksulluk, şiddet, baskı ve daha fazla hak gaspı dışında başka bir şey vaat etmiyor. Dolayısıyla bu ülkede yaşayan özgürlük, demokrasi ve barış uğruna mücadele eden insanlar olarak, ırkçılığa, gericiliğe karşı barış ve özgürlük mücadelesini yükseltmek için, mevcut inkar politikalarına, talana, yağmaya karşı başta Afganistan’da yükselen halkların çığlıklarına ses olabilmek için, barışı bu ülke topraklarında ve tüm coğrafyada egemen kılabilmek için mücadelemizi buradan yükselteceğiz" şeklinde konuştu.
Şükran, “Barışı, kardeşliği, eşitliği, halkların bir arada yaşamasını savunan insanlar olarak, bu taleplere sahip çıkmak için alanlara çağırıyoruz” dedi.
‘Dünyanın barışa her zamankinden daha çok ihtiyacı var’
İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut da süren savaşlara işaret ederek, "Tüm dünyayı özellikle yaşadığımız coğrafyayı saran savaş, iç savaş, çatışmalar, göç ve yerinden etmeler, her gün yeniden yükselen ırkçılık ve saldırılar, yangınlar, seller ve depremler insan yaşamını çekilmez hale getirdi. Doğayı talan etmek, katletmek yerine doğa ile uyumlu, sürdürülebilir bir yaşam için tüm dünyanın barışa her zamankinden daha çok ihtiyacı var. Çatışmanın ve savaşın eksik olmadığı coğrafyalarda barışı savunmak, insan hakları savunucularının görevidir” ifadelerini kullandı.
‘Barış ortak dilimiz olmalı’
Barışı tesis etmek için herkesin mücadele etmek zorunda olduğunun altını çizen Sevil, şöyle konuştu: “Şartsız, amasız, fakatsız barış için mücadele etmek zorundayız. Irk, dil, din, sınıf ve cinsiyet farkı gözetmeden insanların eşit ve özgür yaşaması için mücadele etmek zorundayız. Barış, ortak dilimiz olmalı. Dünyada ve ülkemizde yaşanan savaş ortamında dünyayı kardeşliğe davet eden bu dile her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Savaş ve şiddet politikalarının son bulduğu, yıkımların, acıların ve gözyaşının yerini barışın aldığı bir dünya özlemi ile savaşa karşı barış, ırkçılığa karşı eşitlik şiarıyla her zaman olduğu gibi 1 Eylül'de de alanlarda olacağız.”







