Cemre Baytok: Tepeden inme erkekler CİTÖK’ü işlevsiz hale getirmek istiyor

  • 09:03 2 Eylül 2021
  • Güncel
Sena Dolar
 
İSTANBUL- Kayyım rektörler Melih Bulu’nun ücretsiz izne çıkardığı, yerine atanan Naci İnci’nin de işine son verdiği CİTÖK Ofis Koordinatörü Cemre Baytok, CİTÖK’ün İstanbul Sözleşmesi’nin temelini esas aldığı için hedef haline getirildiğini belirterek, “CİTÖK tepeden inme bir şekilde çeşitli erkeklerin kararıyla işlevsizleştirilmek isteniyor. CİTÖK meselesi Boğaziçi Direnişi'nden bağımsız değil ben bu direnişe inanıyorum” dedi.
 
Boğaziçi Üniversitesi’ne Ocak ayında kayyım olarak atanan ve geçen ay görevden alınan rektör Melih Bulu’nun göreve başladığında ilk icraatlarından biri BÜLGBTİ+ kulübünü kapatmak diğeri de Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu (CİTÖK) Ofis Koordinatörü Cemre Baytok’u ücretsiz izin saldırısı ile çalışma alanından uzaklaştırmak olmuştu. CİTÖK Ofis Koordinatörü Cemre Baytok’un işten çıkarılması ile hedef haline gelen CİTÖK, Melih Bulu ve Fazıl Önder Sönmez tarafından alınan kararlarla işlevsizleştirilmeye çalışıldı ve CİTÖK Ofis faaliyetleri fiilen durduruldu. İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme kararının tartışıldığı dönemde, toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alarak feminist perspektifi benimseyen CİTÖK’ün işlevsizleştirilemeye çalışılmasının tesadüfi olmadığı tespitleri ortaya konuldu.
 
‘Yeni kayyım’ işine son verdi
 
Melih Bulu’nun görevden alınması ardından vekaleten rektörlüğe atanan Naci İnci bu süreçte Melih Bulu’nun yarım bıraktığı işi tamamlarcasına 3 Ağustos’ta,  “hizmete gerek kalmadığı” ve işin “tam mesai gerektirmediği” yönündeki bahanelerle CİTÖK Ofis Koordinatörü Cemre Baytok’un işine son verdi. 
 
Ajansımıza konuşan Cemre Baytok, CİTÖK’ün tepeden alınan kararlarla üniversitenin başına gelen erkekler tarafından işlevsizleştirilmeye çalışıldığına dikkat çekti.
 
‘Güvencesiz pozisyonda olanlar hedef haline geliyor’
 
Nisan ayının başında ücretsiz izne çıkarılan Cemre, üniversiteye Melih Bulu’nun kayyım rektör olarak atanması ile Ocak ayında Boğaziçi Direnişinin başladığını hatırlattı ve CİTÖK’te yaşananların bu durumdan bağımsız olmadığını kaydetti. Cemre, “Yeni yönetimin BÜLGBTİ+ kulübünü kapatmasıyla ücretsiz izin beklediğim bir şeydi. Şuan ki iktidarın yaklaşımı itibariyle Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu Ofisi’nin de başına bir şey gelebileceğini de düşünüyorduk.  Olağanüstü durumlar karşısında güvencesiz pozisyonda olanlar ilk başta hedef haline geliyor. Bunu üniversitedeki diğer gelişmelere baktığımızda da görebiliyoruz” dedi.
 
‘CİTÖK’ün mail adresi de devredildi’
 
Üniversitenin Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu ve komisyonla birlikte çalışan ofis olduğunu aktaran Cemre, komisyonun, öğrenci dekanı olduğu için CİTÖK üyesi olarak gözüken Fazıl Önder Sönmez ile kendisinin ücretsiz izne çıkarılmasına dair görüşüldüğünü fakat bir değişiklik olmadığını belirtti. Tebliğ edilen ücretsiz izin ardından CİTÖK Ofisi’nin kurumsal hesabı ve mail adresinin rektör yardımcısı sekreterine devredildiğini söyleyen Cemre,  “Çoğu kişi başından geçenleri mail üzerinden aktarıyordu, ilk başvuru o şekilde yaptırılıyordu. Dolayısıyla mail adresinden birçok insanın kişisel bilgisi yer alıyor. Komisyonun içerisinde dahi mail adresine ulaşım bende vardı. Sebebi de gizlilik ihlalini ve çıkar çatışmasını önlemekti. Mail adresinin hiç konuyla ilgisi olmayan bir rektör yardımcısı sekreterine devredilmesi büyük bir ihlal anlamına geliyor” diye belirtti.
 
‘Radikal Feminist olduğumu bahane ederek işten attı’
 
Komisyonda bulunanların tüm çabalarına rağmen görüşmelerin sonuç vermediğini aksine hedefe konulmasına sebep olduğunu vurgulayan Cemre,  şöyle devam etti: “Rektör yardımcısı ve öğrenci dekanı olan Fazıl Önder Sönmez, komisyona Mayıs ayında çeşitli mailler atarak benimle neden çalışmayacağını açıkladı. Ben işten Temmuz sonu çıkarıldım. Burada çok büyük bir hak kaybı var. Fazıl Önder Sönmez, kendince yaptığı bir Google aramasında benim ‘Radikal Feminist’ olduğuma karar verip, yazdığım yazılardan örnekler çıkarıp benimle yollarını ayırdığını ve rektörün kararı kendisine bıraktığına dair çeşitli mailler attı. Ve tam zamanlı bir mesai gerektirmediği üzerine değerlendirmeleri var. Bunun üzerine itiraz edildi fakat fikrinden vazgeçmedi.”
 
‘CİTÖK’te tam zamanlı mesaiye ihtiyaç yokmuş!’
 
Ücretsiz izine çıkartılanların Cumhurbaşkanı kararnamesiyle tekrar çalışma ödeneğine dahil edildiğini ve üniversitenin ücretsiz izne çıkarttığı kişiler için çalışma ödeneğine başvuru yaptığını aktaran Cemre, “Üniversite ücretsiz izne çıkarttığı başka kişiler için çalışma ödeneğine başvururken benim için başvurmadı. Bu durum bir hedef alma süreci içerisine girdiğimizi gösteriyordu.  30 Haziran’da da uygulamalı çalışmaya dönüldü ama bana bir bilgi gelmedi. İşten çıkartıyorsanız bilgilendirme yapmak zorundasınız fakat bana beklemem söylendi. Bir ay sonra fesih hazırladılar. Fesihte yine tam zamanlı mesaiye ihtiyaç olmadığı gibi gerekçeler vardı” dedi.
 
‘Tepeden inme erkekler CİTÖK’ü işlevsiz kılmaya çalışıyor’
 
Cemre, hem Melih Bulu ile yapılan görüşmelerden hem de Fazıl Önder Sönmez’in maillerden CİTÖK Ofisinin tepeden bir müdahaleye maruz kaldığını kaydederek, “Bu alanda yıllardır emek vermiş insanları alandan sıyırıp, feminist prensiplerde anlaşmış olan insanları alandan çıkarıp kendi bildiği şekilde çalıştırmak bu ülkede alışık olduğumuz bir durum. Bu ofisin kurulması kararını komisyonun emek vermiş insanları aldı,  şimdi ise tepeden inme bir şekilde çeşitli erkeklerin kararıyla işlevsizleştirilmek isteniyor. Ve tesadüfi değil ülkenin gidişatı ile çok benzer şeyler bunlar” ifadelerini kullandı. 
 
‘Sözleşmeden çıkılırken CİTÖK’e yönelik saldırı tesadüfi değil’
 
CİTÖK’e yönelik saldırıların İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığı dönemde olduğunun altını çizen Cemre, bu durumun tesadüfi olmadığını şu sözleriyle dile getirdi: “Üniversitelerde CİTÖK gibi birimler İstanbul Sözleşmesi’nin ruhu ile çok uygundu. Kamusal bir yerde toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili faaliyet yürüten yerler bunlar.  O yüzden de İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasıyla bu sürecin kesişmesi çok anlamlı.”