‘Barış’ mitingi için Bakırköy’e çağrı
- 09:01 3 Eylül 2021
- Güncel
İSTANBUL - Toplumsal bir barışın gelmesi için taleplerini haykıracaklarını belirten HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut, mücadelelerinin Eylül ayı ile sınırlı kalmayacağını belirterek, “Barışın hayat bulması kadar nasıl geldiği de önemli. Adil olmayan ve toplumsallaşmayan bir barış savaş ve çatışmayı yeniden götürüyor” dedi.
1 Eylül 1939, İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıç tarihi. Hitler faşizminin Polonya'yı işgaliyle başlayan bu tarihten sonra 6 yıl süren ve 2 Eylül 1945'te sona eren paylaşım savaşında 60 milyona yakın insanın yaşamını yitirmesinin ardından Birleşmiş Milletler (BM) savaşın başlangıç tarihi olan 1 Eylül’ü “Dünya Barış Günü” olarak ilan etti.
Her ne kadar 1 Eylül her sene halklar tarafından barış ve çatışmasızlık talebiyle karşılansa da her geçen yıl ülkeler arası kriz, savaş ve çatışma giderek büyüyor. Türkiye’de de yaklaşık 40 yıldır devam eden Kürt sorunun çözümsüzlüğü ile birlikte savaş ve çatışma hali giderek yakıcı bir sorun haline geliyor. Tüm bu yaşanılanlara karşın emek ve demokrasi güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle birçok kentte “Savaşlar öldürür barış yaşatır” şiarıyla eylem ve etkinlikler düzenliyor. Emek ve demokrasi güçleri arasında yer alan Halkların Demokratik Partisi (HDP) de birçok kentte etkinliklerini gerçekleştirdi ve gerçekleştirmeye devam ediyor.
İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingini 5 Eylül’de Bakırköy Pazar alanında yapacak. İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut, bu yıl da 1 Eylül’de barış mücadelesinde temel taleplerini haykıracaklarını belirterek, adil, kadın özgürlükçü ve toplumsal bir barış için örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekti.
‘Barışın hayat bulması kadar nasıl geldiği de önemli’
Özellikle Ortadoğu topraklarında barışın halklar açısından önemli bir yeri olduğunu belirten Elif, barışın hayat bulması kadar “nasıl geldiğinin” de önemli olduğunu kaydetti. Adil olmayan ve toplumsallaşmayan bir barışın savaş ve çatışmayı yeniden getirdiğine işaret eden Elif, “Bu durumu çözüm sürecinin bozulması ile bizzat yaşadık. 7 Haziran sürecinde barış mücadelesini halklar götürdü, haklar kazandı ve 1 Kasım’da savaş sürecine yeniden dönüldü. En son Afganistan’da yaşanan ağır ve çatışmalı sürecin nelere mal olduğunu bizzat içinde olmasak da hep birlikte görerek öğrendik. O yıkıcılık, özellikle çatışmaların kadınlar üzerinde yarattığı tahribatlar, ölümler, taciz, tecavüz korkusu tekrar gözümüze sokuldu” dedi.
“Sadece barış isteyelim savaşlar dursun demek yetmiyor. Bu süreçte mücadeleyi de örgütlemek gerekiyor” diyen Elif, adil, toplumsallaşan, kadın özgürlükçü ve kadınların sürece dahil edildiği bir barışın halkların mücadelesi ile geleceğine dikkat çekti.
‘Taraflardan biri olan Sayın Öcalan’a tecrit uygulanıyor’
Dünya Barış Günü’nün en büyük sorunlardan biri olan Kürt sorunundaki çözümsüzlük ile karşıladıklarını kaydeden Elif, sözlerine şöyle devam etti: “Kürt sorununda çözüm halkların istediği şekilde yaratılabilir. Ama bu noktaya hiç getirilmedi, çatışma halinden ve savaştan beslenen bir iktidar var. Kurulan bu düzen Kürt sorununun çözülmemesi üzerine uğraşıyor. Bu konuda HDP’nin talebi, tavrı çok net. Geçmişteki mevcut iktidarların aramadığı gibi AKP de şu an böyle bir çözüm aramıyor. Tarafların bir şekilde karşılıklı bu talebi dillendirmesi lazım. Bir yandan da, taraflardan biri Sayın Öcalan’a ciddi bir tecrit uygulanıyor. Kürt halkı ile buluşması engelleniyor. Sayın Öcalan en son gerçekleştirdiği görüşmelerinin birinde açıkça söyledi ‘Ortadoğu’da ve Suriye’de çatışma halinin bitirilmesi bir haftamı alır.’ Bunun çözüm yolları çıkmaz değil. Ama mevcut durum çıkmaz yollara sürüklüyor.”
Açlık grevleri
Barışın tüm toplumsal alanları içermek zorunda olduğuna dikkat çeken Elif, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı cezaevlerinde birçok tutsağın açlık grevinde olduğunu hatırlatarak, “Açlık grevleri 280 günü geride bıraktı. Haksız yere birçok insan cezaevinde, işkenceler had safhada. Pandemi bahanesiyle birçok hak gasp ediliyor. Açlık grevi dönüşümlü olsa da o kadar sık değişiyor ki ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Dönüşümlü olması belki vicdanen insanları rahatlatıyor ama durum böyle değil” ifadelerini kullandı.
‘Devlet halka düşman’
Ülkede her gün kadınların katledildiğini, taciz ve tecavüzün arttığını vurgulayan Elif, bunun yanı sıra ekolojik sorunların da çok ciddi boyutlara ulaştığını söyledi. En son çıkan orman yangınları ve sel felaketinin var olan durumun vahametini gösterdiğini dile getiren Elif, “Kürdistan’da devam eden yangınlara hala müdahale edilmiyor. Dersim cayır cayır yanıyor. Kürdistan’ın birçok ilinde bu şekilde yangınlar var. Devletin halkına karşı bir düşmanlığı var. Halkla, bu ülkenin vatandaşları ile barışması gerekiyor” dedi.
‘Barış mücadelesi 1 Eylül ile sınırlı kalmayacak’
Savaş sarmalından çıkmak için HDP’nin büyük bir mücadele verdiğine dikkat çeken Elif şöyle konuştu: “Barış hepimizin sorunu ama kadınları daha fazla yakıyor. Çok farklı kadın örgütlerinden ve kesimlerden kadınlar bir araya gelip bu durumu tartıştık. Yeni süreçte tüm bu sorunlara karşı birlikte örgütlenme ve karşı çıkılması gerektiğini dillendirdik. HDP, kadın boyutuyla bir yandan bu tartışmaları yürütüyor, genel olarak da birçok ilde 1 Eylül’ün startını verdi. 1 Eylül’de ve farklı tarihlerde barış mitingleri düzenlendi. Orada taleplerimizi dile getireceğiz. Ancak bu sadece Eylül ayı ile sınırlı kalmayacak. Mücadelenin politik hamleler ile bir noktaya getirilmesi amacını sürdüreceğiz.”
5 Eylül’e çağrı
Sokakta barış şiarı ile yapılan etkinliklere tüm halkların katılması çağrısında bulunan Elif, “Birlikte ses çıkarmak çok önemli. 5 Eylül’de Bakırköy Pazar alanında yapılacak mitingde barış taleplerini dile getirmek üzere tüm halklarımızı çağırıyoruz” dedi.







