MED-DER yeni eğitim yılı için basın açıklaması gerçekleştirdi

  • 13:22 6 Eylül 2021
  • Güncel
DİYARBAKIR - 2021-2022 eğitim öğretim dönemine ilişkin basına açıklaması yapan MED-DER, anadilde eğitim hakkına dikkat çekti. Açıklamada, " On milyonlarca çocuğa Türkçe dayatılacak ve anaokullarından üniversitelere kadar eğitim dili Türkçe olacaktır.”
 
Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneğinin (MED-DER) bugün başlayan 2021-2022 eğitim-öğretim yılı için basın açıklaması düzenledi. Açıklama MED-DER binasında yapıldı. Çok sayıda sivil toplumun örgütünün katıldığı açıklamada, Kürtçenin Kırmancki ve zazaki lehçesinde “Perwerdehıya bı zımane dayika mafeki bıngehın u gerduniye ye! Bınpekırına vi mafi suce lı dıji mırovahıye ye!” yazılı pankart açıldı. ‘Zıwanêko azad cuyeka azade’, ‘Dıve kurdi bıbe zımane fermi’, ‘Zıman be perwerde nabe zıman’ lolipoları taşındı. Açıklamayı MED-DER Eşbaşkanı Rıfat Roni okudu.
 
‘Çocuklara Türkçe dayatılacak’
 
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin farklı yaşlardaki çocukların hakları için 20 Kasım 1989'da kabul edilerek onaylandığını kaydeden Rifat, sözlerine şöyle devam etti:  Bu ülkede yaşayan farklı halkların ve etnik kökenlerin, Türk devlet yetkilileri tarafından dikkate alınmayacak ve on milyonlarca çocuğa Türkçe dayatılacak ve anaokullarından üniversitelere kadar eğitim dili Türkçe olacaktır. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmede, tüm çocukların tüm hak ve özgürlükleri, Birleşmiş Milletlere üye devletler ve Birleşmiş Milletlere üye devletler tarafından dünyadaki tüm çocukların haklarını garanti altına alan bir belge olarak tanımlanmıştır. "Türkiye, 1995 yılında BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'yi imzalayan ülkelerden biridir."
 
‘Ana dilde eğitimde çok gerideler’
 
Çocukların kendi kültür ve gelenekleri ile uyum içinde yaşamaları gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, “Büyükanne ve büyükbabaları, babaları ve dedeleri ve büyükanne ve büyükbabalarının geleneği ile yaşamalı. Birleşmiş Milletlerin raporlarındaki tüm uyarı ve eleştirilere rağmen Türk devlet yetkilileri ve ırkçı duruşuyla Kürt sorununu çözeceğini söyleyen AKP, milyonlarca Kürt'ün varlığını inkar ediyor. Ana dilde eğitimde çok gerideler” denildi.
 
Devletin politikaları ırkçı saldırılara neden oluyor
 
Kürt diline yönelik baskı ve saldırıların altını çizen Rıfat, "Devletin 21. yüzyıldaki ve modern insanlığın gelişimindeki bu politikası, algısı, tutumu ve yaklaşımı, Kürtçe şarkı söyleyen Kürtlere karşı ırkçı saldırıların yolunu açıyor. Bugüne kadar bu tür onlarca saldırı gerçekleşti ve bu saldırılar onlarca kürdün katledilmesine yol açtı. En son Konya'nın Meram ilçesinde, cesaretini devlet politikalarından alan bir ırkçı saldırının hedefi olan dedeoğlu ailesine yapılan saldırılar sonucunda 7 kişi vahşice katledildi. Ayrıca cezaevlerinde Kürtçe yasağı da her geçen gün artıyor. Cezaevlerinde Kürtçe yazmak yasak, Kürtçe kitaplara izin verilmiyor, kendi aralarında Kürtçe konuşan tutuklular yargılanıyor ve cezalandırılıyor" ifadeleri kullanıldı.
 
‘Asimilasyon tutumu terk edilmeli’
 
Açıklama metninin sonunda Rıfat, “Her şeyden önce anadilde eğitim hakkı, Türk vatandaşlarının çocuklarına sunulan tüm hak ve özgürlükler açısından Kürt çocukları ve Kürt çocukları için gereklidir. Milli Eğitim Bakanlığını ve tüm Türk devlet yetkililerini bu yanlıştan bir an önce dönmeye, inkar ve asimilasyon tutumunu terk etmeye, çok dilli eğitim sistemini uygulamaya ve 98 yıldır anadilde eğitim görme hakkı olan Kürt çocuklarına çağrıda bulunuyoruz” diye çağrı yapıldı.