Keşif heyeti Akbelen'de

  • 15:38 7 Eylül 2021
  • Güncel
MUĞLA - Akbelen Ormanları’nın YK Enerji tarafından kömür madeni işletmesine verilen iznin iptali için açılan davada bilirkişi keşif heyetini, yaşam savunucuları direnişle karşıladı. Davacı KARDOK Derneği’nin mahkemeye sunduğu bilirkişi heyeti ise keşif alanına alınmadı.
 
Akbelen Ormanları’nda Yeniköy ve Kemerköy Enerji’ye kömür madeni işletmesi için verilen izin iptali için İkizköylüler tarafından açılan davada bilirkişi keşfi başladı. Akbelen Ormanı nöbet alanında Milas – Ören Karayolu kenarında yüzlerce yaşam savunucusu, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş dövizleri ve pankartları ile bilirkişi heyetini karşıladı. Yurttaşlar sık sık “Akbelen Ormanı’nı vermeyeceğiz”, “Doğana, havana, toprağına sahip çık”  ve “Akbelen bizimdir bizim kalacak” sloganları attı. Alanda “Muğla cennet kalsın”, ”Termik öldürür özelleştirme süründürür”, “Yaşam alanlarımızı müştereklerimizdir” ve “İkizköylüler insanca yaşam için direniyor” pankartları asıldı.
 
KARDOK Derneği’nin bilirkişi heyeti keşif alanına alınmadı
 
Bilirkişi heyeti alanda durmadan uzaklaşırken dava hakimi dava avukatları dışında kimseyi keşfe dahil etmedi. Yapılan itirazlar sonucunda maden alanı içindeki inceleme noktasına Muğla, İzmir ve Adana Barolarından avukatlar dahil edilebilirken davacı Karadam Karacahisar Mahalleleri Doğayı koruma Derneği (KARDOK) Derneği’nin yönetim kurulu üyeleri ve mahkemeye daha önceden davacı tarafın uzman olarak sunduğu kişiler ise maden sahası nizamiyesinde bekletildi.
 
Direniş forumla devam etti
 
Akbelen Ormanları direnişçilerine destek vermek için gelen yaşam savunucularının bulunduğu alanda ise forum sloganlar ve müzik dinletisi ile devam ediyor. Forumda İkizköy’den Esra Işık İkizköy’de direnişin nasıl başladığını ve direniş aşamalarını anlattı. 
 
‘Muğla’nın yüzde 59’u metalik madenciliğe ruhsatlandırıldı’
 
TEMA Vakfı Çevre Politikaları Bölüm Başkanı Pınar Gayretli, Türkiye’nin her yerinde devam eden direnişlere atıfta bulunarak bazı günlerde onlarca Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporlarının onaylandığını dolayısıyla daha üst ölçekte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Verilen maden ruhsatlarında taş ve mermer ocaklarının ruhsatlara dâhil edilmediğini belirten Pınar, “Ruhsatlar verilirken o alanın özellikleri dikkate alınmıyor. İçme suyu alanları, imar alanlarına da ruhsat veriliyor. Ormanlarda hatta milli parklarda koruma alanlarında da gördük. Mücadelenin yoğun olduğu ketlerden biri olan Muğla’nın yüzde 59’u metalik madenciliğe ruhsatlandırıldı. Yine taş ocakları ve mermer ocakları bu rapora dâhil değil” dedi.
 
‘Revize edilen maden ve orman yasaları doğa talanını kolaylaştırdı’
 
Sadece kömür madenciliğine bin 400’den fazla ruhsat verildiğini dile getiren Pınar, bunların çoğunun orman alanlarında olduğunu belirtti. Son 10 yıldır yürütülen maden politikalarının direnişler nedeniyle mevzuatların revize edildiğini ifade eden Pınar, “Orman alanlarının bu kadar kolay maden alanlarına verilmesi orman ve maden kanunlarının sonucu. Aslında tek tek yaşam alanlarını savunurken büyük resmi de görmek maden politikalarını da görmek ve buna karşı da mücadele etmek gerekiyor. Önemli yaşam alanlarında ruhsatlara izin vermemek gerekiyor” şeklinde konuştu. 
 
Forum soru cevap şeklinde sona erdi.