Kayıp yakınları 27 yıldır kayıp Vasfi Öztürk’ün akıbetini sordu
- 13:58 11 Eylül 2021
- Güncel
DİYARBAKIR - Kayıp yakınları Koşuyolu Parkı Yaşam Anıtı önünde 657’nci haftasında Kulp’ta kaybettirilen Vasfi Öztürk’ün akıbetini sordu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Kayıp yakınlarının “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 657'ncisi Diyarbakır Koşuyolu Parkı Yaşam Anıtı önünde gerçekleştirildi. Açıklamaya İHD ve kayıp yakınları katıldı. Kayıp yakınları bu hafta Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Uzunova (Cumar) köyünde, 1 Haziran 1994 tarihinde kaybettirilen Vasıf Öztürk’ün akıbeti sorulurken, hikayeyi İHD Diyarbakır şubesi Yönetim Kurulu üyesi ve Kayıp Yakınları Komisyonu’ndan avukat Derya Yıldırım paylaştı.
‘Unutturmamak için buradayız’
Vasfi Öztürk’ün hikayesi paylaşılmadan önce İHD Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Zeytun, “90’lı yıllarda devletin politikası haline getirilen faili meçhul cinayet suçları işlendi. Sistematik gerçekleşen bu suçlara karşı ne yazık ki sistematik bir cezasızlık politikası uygulandı. Bugün yine kaybettirilenleri hatırlatıp unutturmamak için buradayız” şeklinde kısa bir konuşma yaptı.
’25 gün gözaltında tutuldu’
Derya, Uzunova köyü ve civarda operasyon yürüten askerler tarafından baskın düzenlendiğini belirtirken, baskında 3 evin ateşe verildiğini ve yakıldığını kaydetti. Köye bağlı Salkım mezrasında bulunan Vasıf Öztürk, Cembeli Tuncer ve Efendi Şen isimli köylülerin askerler tarafından gözaltına alındığına değinen Derya, aynı gün komşu birkaç köye daha baskın yapıldığını ifade etti. Derya, “Köyün okulunda bir gece bekletilen gözaltına alınanlar köylülerden Vasıf Öztürk'ün teyzesinin oğlu Cembeli Tuncer ve Efendi Şen, sabah serbest bırakılır. Vasıf Öztürk ise elleri ve gözleri bağlanarak askeri helikoptere bindirilerek götürülür ve Kulp'a götürüleceği söylenir. Ancak bazı görgü tanıkları Vasıf Öztürk'ün Lice Jandarma Karakolunda olduğunu ve kendisine işkenceye edildiğini belirtir. Lice Jandarma Komutanlığı’nda 25 gün gözaltında tutulur. 7 çocuk babası olan Vasıf Öztürk'ten bir daha haber alınamaz” dedi.
‘Aranan şahıslardan değil’
Derya, ailenin olaydan sonra Kulp Jandarma Komutanlığı, Lice Jandarma Komutanlığı, Diyarbakır Merkez Jandarma Komutanlığı, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, Diyarbakır Valiliği ve OHAL Bölge Valiliği'ne başvuruda bulunarak Vasıf Öztürk'ün akıbetini sorduğunu belirtti. Ailenin yaptığı tüm girişimlere rağmen hiç bir sonuç alınmadığına vurgu yapan Derya, “Diyarbakır Valiliği OHAL bürosu ailenin başvurusuna 14 Ekim 1994 tarihinde,‘OHAL Bölge Valiliğine vermiş olduğunuz ve Valiliğimize intikal eden, 26 Eylül 1994 tarihli dilekçenizde Vasıf Öztürk'ün Kulp ilçesi Uzunova köyünde bir arkadaşıyla Jandarmaca gözaltına alındığı ve kendilerinden bir daha haber alamadığınızdan bahisle, konu ile ilgili olarak yaptırılan tahkikat neticesinde; Oğlunuz Vasıf Öztürk'ün herhangi bir nedenle gözaltına alınmadığı, aranan şahıslardan olmadığı anlaşılmıştır’ şeklinde yanıt verildiği görüldü” sözlerine yer verdi.
‘Aradan kaç yıl geçse de gözümüz kapıda’
Derya son olarak Vasfi Öztürk’ün eşi Layiha Öztürk’ün ifadelerini şöyle paylaştı: “Üç evi yaktılar ve ardından gözaltılar başladı. Eşim dışındakileri bıraktılar ama onu helikopterle Kulp’a götürdüler. Ben o zaman 3 aylık hamileydim. Eşimin gözaltı haberinden sonra Kulp’ta bulunan karakola gittik. Orada bizi kovup, 'biz böyle bir adamı tanımıyoruz' dediler. Eşimin fotoğrafını çıkartıp kaynanamla birlikte herkese gösteriyorduk. Lice’de onu görenler ona işkence edildiğini söyledi. Lice’deki karakolda da bizi kovdular. Bir daha bir yere de soramadık, haberi de gelmedi. Yıllar geçti ama son sözleri, son bakışları hala aklımda, gözümün önünde. Aradan kaç yıl geçse de gözümüz kapıda; 'belki gelir' dedik. Ama 27 yıl geçti, ondan ne haber alabildik, ne de bir mezarı oldu. Küçükken çocuklarım mezarlığa gittiklerinde 'neden bizim babamızın da bir mezarı yok' diyorlardı. Ama şimdi hepsi büyüdü, hepsi gerçeği biliyor."







