Avukatın maruz kaldığı ince aramaya tepki: Takipçisi olacağız

  • 15:07 13 Eylül 2021
  • Güncel
 
VAN - Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ÖHD’li avukat Ekin Yeter'in maruz kaldığı ince aramaya ilişkin açıklama yapan Van Barosu ve ÖHD Van Şubesi, duruma tepki göstererek takipçisi olacaklarını kaydetti. 
 
Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne 30 Nisan’da müvekkilleriyle görüşmeye giden avukat Ekin Yeter ince aramaya maruz kaldı. Bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) başvuru yapan Ekin’in başvurusunun ardından cezaevi savcılığı soruşturma başlattı. Ekin, verdiği ifadede ince arama yapan gardiyanlar hakkında şikayetçi oldu. 
 
Van Barosu Avukat Hakları Merkezi ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şubesi, Ekin’in maruz kaldığı ince aramaya ilişkin Van Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda basın açıklaması düzenledi. Açıklama metnini okuyan Van Barosu Genel Sekreteri avukat Şeyma Şen, anayasa ve evrensel hukukun yasaklamasına ve insanlığa karşı bir suç olmasına rağmen “arama” adı altında yapılan “çıplak arama/ince arama”nın cezaevlerinin en başat insan hakları sorunu olmaya devam ettiğini vurguladı.
 
‘Devlet çıplak aramayı ret ediyor’
 
Devlet yetkililerinin, cezaevlerinde rutin bir uygulama haline dönüştürülen çıplak arama “İnce arama” adı altında işkence ve kötü muamele eylemlerini inkar ettiğine dikkat çeken Şeyma, “Ya da çıplak arama ‘güvenlikleştirme  stratejilerine, terör tehlikesi, salgın’  gibi kavramlara başvurarak işkence ve kötü muamele eylemlerini savunmaktadır. Ne yazık ki insan onuruna aykırı olan bu uygulamalara şimdi de avukatlar maruz bırakılarak suç teşkil eden hukuka aykırı uygulamalar kanıksatılmaya çalışılmaktadır” dedi.
 
‘İkinci defa X-Ray cihazında geçmesi kabul edilmedi’
 
Şeyma olay günü hakkında, “Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda avukat-müvekkil görüşmesi yapan Avukat Ekin Yeter girişte herhangi bir sorun yaşamamasına rağmen Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna giriş yaparken Kurumunun X-ray cihazı uyarı vermiştir. Bunun üzerine çok hızlı geçtiğini düşünerek, yeniden geçmek istemiş, bu esnada orada bulunan görevli infaz koruma memuru bağıran ses tonuyla ‘Bu şekilde geçemezsiniz, öyle bir şey yok’ şeklinde sözler sarf etmiştir. Daha sonra Avukat Ekin Yeter, ‘Pandemi sürecinde temasınızı azaltmak için ikaz verdirmemeye çalışıyorum’ demiştir. Ancak infaz koruma memurları cihazın ötmesi nedeniyle yeniden geçişi kabul etmemeleri üzerine meslektaşımız ‘elle aramayı’ kabul ederek arama kabinine geçmiştir” ifadelerini kullandı.
 
‘Bu şekilde aramayı kabul etmiyorsanız cezaevini terk edin!’
 
Arama kabininde meslektaşlarının üzerine detektör tutulduğunu söyleyen Şeyma, meslektaşlarının sadece çamaşır askısının omuz kısmında ve sırt kısmında bulunan metallerin uyarı verdiğinin bilinmesine rağmen, infaz memurlarının meslektaşlarının üzerini kaba bir şekilde aradığını belirtti. Mevzuatta olmamasına rağmen meslektaşlarının atletini ve çamaşırını kaldırılmasının istendiğini kaydeden Şeyma, “Meslektaşımızın bunun keyfi olduğunu belirterek kabul etmemesi üzerine 'Bu şekilde aramayı kabul etmiyorsanız cezaevini terk edin’ şeklinde sözler sarf edilmiştir. Meslektaşımız konu ile ilgili cezaevi müdürü ile görüşmüş, cezaevi müdürü meslektaşımıza kendisini anladığını belirtmiş konuyu büyütmemesini rica etmiştir. Meslektaşımız bunun üzerine ceza infaz kurumuna girerken arama kabininde aynı süreci tekrardan yaşamıştır“ dedi.
 
‘Yapılan muamele meslektaşımızı zor durumda bırakmıştır’
 
Şeyma, “Meslektaşımız mevzuatın bu denli keyfi uygulanması üzerine üzerindekileri çıkarmak istemiş ancak infaz koruma memurları bunu kabul etmeyerek kendi dedikleri gibi yapmasını söylemişlerdir. Bu keyfi ve insanlık onuruna yakışmayan muamele meslektaşımızı zor durumda bırakmıştır. Meslektaşımız yaşanan bu hak ihlali nedeniyle müvekkiliyle sağlıklı bir görüşme yapamadığı gibi uzun bir süre yaşanan olayın etkisinde kalmıştır. Mevzuat bu denli açık olmasına rağmen infaz koruma memurlarının meslektaşımız bu şekilde insan onuruyla bağdaşmayan ve hukuka aykırı davranışlarda bulunması, mevzuatın keyfi yorumlanarak çıplak aramanın artık avukatlara yöneldiğini de açıkça ortaya koymuştur. Sonuç olarak, meslektaşımızın maruz kaldığı davranışlar mahremiyetini ihlal eden, moral değerlerini, sosyal kimliğini hedef alan, ruhsal bütünlüğüne zarar veren ve cinsel şiddet boyutlarına ulaşan işkence ve kötü muamele niteliğindedir” diye belirtti. 
 
‘Sürecin takipçisi olacağız’
 
Şeyma son olarak şunları ekledi: “Bizler, meslektaşımızın karşılaştığı insan onurunu hedef alan bu uygulamanın devamına seyirci kalmayıp cezaevleri girişinde gerek yurttaşların gerek meslektaşlarımızın karşılaştığı bu keyfi tutumların karşısında duracağımızı ve yasal sürecin takipçisi olacağımızı belirtiyoruz. Söz konusu keyfi insan onurunu ayaklar altına alan, söylem ve eylem boyutuyla işkence ve kötü muameleye varan uygulamalardan derhal vazgeçilmesini, bu uygulamayı gerçekleştiren tüm sorumlular hakkında idari ve cezai yaptırımların uygulanmasını talep ediyoruz.”