Taliban’dan kaçan Ş.A.’dan çağrı: Sessiz kalmayın
- 09:02 14 Eylül 2021
- Güncel
Hikmet Tunç
VAN - Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesinden sonra göç etmek zorunda kalan Ş.A., tek istediklerinin insanca yaşamak olduğunu, dünya kamuoyunun yaşananlara sessiz kalmamasını istedi.
Afganistan’da Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinden sonra binlerce insan göç etmeye başladı. Afganistan’ın tümünü kontrol altına alan Taliban baskıcı politikalarını devreye sokarken, saldırılarının hedefine de kadınları koydu. Kadınlar kamusal alandan dışlandı, karma eğitimler, kadınların sesleri yasaklandı, çarşaf giyme zorunluluğu getirildi.
Taliban’dan kaçan kadınlardan biri olan ve yaklaşık bir aydır Van’da yaşayan Ş.A. yaşadıklarını ajansımıza anlattı. Van’a İran üzerinden gelen Ş.A., Taliban’ın Kabula kentine ulaşmasıyla birlikte muhtarlar aracılığı ile devletle ilişkili olan herkesi tespit edip katlettiğini, Afganistan Parlamentosu’nda güvenlik görevlisi olan kardeşi ve pilot olan kardeşinin de katledilmekle yüz yüze olduğunu belirtti.
Afganistan’dan ayrıldıktan sonra Pakistan’a oradan da Tahran daha sonrasında ise Maku’ya geçtiklerini dile getiren Ş.A. şunları söyledi: “Maku’da görüştüğümüz insan kaçakçılarına 5 bin 4 yüz dolar verdik. Parayı aldıktan sonra bizi Merze’ye oradan Newone’ye getirdikten sonra kaçakçılar telefonlarını kapattı. Onlara ulaşamadık. Başka bir grup kaçakçı gelerek ‘sizi kandıran kaçakçıları tanıyoruz. Sizde ne kadar para varsa bize verin sizleri İstanbul’a göndereceğiz. Para vermeseniz sizi İran’a göndereceğiz’ şeklinde tehdit edildik.”
Birçok kadına tecavüz ediliyor
İran’a göç etmek zorunda kalan birçok kadının yollarda her türlü şiddet ve tecavüze uğradığını ifade eden Ş.A., “Onlara 2 bin 3 yüz dolar verdik. İki gün ardından gece geç saatlerde bir parka bizi götürdüler. Orada bekleyin araç gelip sizleri alacak denildi. O da kaçıp gitti” diye konuştu. Kadınların göç yollarında karşılaştıkları sorunları anlatan Ş.A., “Kadınlar hamile ya da regl dönemlerini de kapsayan uzun ve bilinmeyen bir yolculuğa çıkıyor. Göç ettiğimiz güzergahta Türkiye ve İran arasında önceki gün bir kadının kaçaklar tarafından tecavüze uğradığı söylendi. Tecavüz, şiddet, gasp çok fazla yaşanıyor. Yaşadığımız büyük bir tedirginliğin yanı sıra can güvenliğimizin olmadığı bir yolculuğa çıkıyoruz. Üzerimde sadece giydiğim kıyafetler bulunuyor” diye belirtti.
Kimlikleri yok
Kimliklerinin olmadığını, bunun da yaşadıkları temel sorunların başında geldiğini belirten Ş.A., “Bundan kaynaklı kaçak durumunda yaşıyoruz. Çünkü her an sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıyayız. Uzun bir süre kimliksiz, kalabalık guruplar şeklinde bulunduğumuz ortamdan dışarı dahi çıkamıyoruz. Çocuğumun boğazı ağrıyor. Günlerdir rahatsız ama ben doktora götüremiyorum. Bulunduğumuz yerde komşulardan ilaç alıp kullanmak zorunda kalıyoruz. Belki de çocuğum koronadır. Bunun tespitini dahi yapamıyoruz. Kimliksizlikten dolayı geri gönderildiğimizde Taliban yönetimi tarafından katledilebiliriz” dedi.
‘DAİŞ’in Suriye’de yaptığını Taliban Afganistan’da yapıyor’
Savaş koşullarına rağmen kadınların büyük bir direniş sergilediğine dikkat çeken Ş.A., direnişlerinin dünya tarafından görülmediğini ve desteklenmediğini kaydetti. Ş.A., “Kadınlar mücadele ediyor, zulmü baskıyı kabul etmiyor. Öncesinde de kadın hakları yoktu. Ama kadınlar hiç bu kadar yok sayılmamıştı. Kadınlara çarşaf giydiriliyor. Yanında bir erkek olmadan tek başına markete gitmesi dahi yasak. Dul kadın ya da kız çocukları Taliban askerlerine eş olarak alınıyor. Zorla evlendiriliyorlar. Taliban yönetimi vahşi bir yönetim. DAİŞ Suriye’de ne yapmışsa şu an Taliban da Afganistan’da yapıyor” sözlerini kullandı.
En çok gençler kaçıyor
Afganistan’dan en çok gençlerin kaçmak zorunda kaldığını söyleyen Ş.A., bunun nedenine ilişkin de şunları dile getirdi: “İnsan hakları ayaklar altına alınmış durumda. En fazla gençler üzerinden baskı var. Gençler saçlarını dahi istedikleri gibi tarayamıyorlar. Sakal bırakmaları isteniyor. Sadece Kuran eğitiminin verildiği okullara gidebilirler. Ekonomik anlamda hiçbir genç kazanç elde edemiyor. Bundan kaynaklı gençlere baskı daha fazla uygulanıyor ve bu baskı karşısında gençler daha fazla göç yollarına düşüyor.”
Dünya kamuoyuna çağrı
Son olarak “Tek istediğim insanca yaşamak. Başka bir isteğim yok” diyen Ş.A., “Bize ‘haklarınız var’ diyorlar ama yalan, insan hakları yok. Daha önce de haklarımız yoktu. Ama en azından kadınlar olarak tek başımıza sokağa çıkıp, markete gidebiliyorduk. Ancak Taliban sonrası tamamen ortadan kalktı. ABD 20 yıl boyunca topraklarımızdaydı. Ancak Afganistanlılara en büyük ihaneti yaptı. Dünya Afganistan’da yaşananlara gözlerini yummuş, kulaklarını kapatmış durumda. Amerika’yla birlikte saldırıyorlar. Amerika çekilmiş gibi gösteriyor. Ama bu saldırıları Amerika ile birlikte yapıyor” diyerek tüm dünya kamuoyunun yaşananlara ses çıkarmasını istedi.







