Miraç'ın katledilmesine İzmir’den tepki: Sesimizi yükseltelim

  • 09:14 16 Eylül 2021
  • Güncel
 
Melike Aydın
 
İZMİR - Miraç Miroğlu’nun zırhlı aracın çarpması sonucu katledilmesine ve fail polisin serbest bırakılmasına tepki gösteren siyasetçi kadınlar, yaşananlara karşı tüm muhalefetin sesini yükseltmesi gerektiğini vurguladı.
 
Şırnak’ın İdil ilçesi Turgut Özal Mahallesinde 3 Eylül tarihinde zırhlı aracın çarpması sonucu 7 yaşındaki Miraç Miroğlu katledildi. Zırhlı aracı kullanan polis ise savcılığın tutuklama talebine karşı  İdil Sulh Ceza Hakimliği tarafından serbest bırakıldı. Daha sonrasında oluşturulan kaza raporunda, tüm görgü tanıklarının zırhlı aracın hızlı olduğunu söylemesine rağmen Miraç ‘asli kusurlu’ bulundu. Miraç’ın katledildiği günden buyana farklı kesimlerden tepkiler gelmeye devam ediyor.
 
İzmir’de siyaset yapan kadınlar yaşananlara tepki göstererek, karakol ve kalekolların mahallelerden çıkarılması gerektiğini vurguladı.
 
‘Sivil alanda zırhlı araç bölgeye yönelik özel savaş politikasıdır’
 
Zırhlı araçların sadece Kürt bölgelerinde Kürtleri yıldırma, politika dışı bırakma, sindirme gibi özel savaş politikası olarak var olduğunu ifade eden Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Eşbaşkanı Besriye Tekgür, “Neredeyse kişi başına bir zırhlı araç bulunuyor. Kürtlerin üzerinde yoğun bir baskının oluşturulması hedefleniyor. Hem çocuklar hem kadınlar üzerinde görüyoruz. Özellikle bir çocuğu panzerle kovaladıkları görüntüleri biliyoruz. Enkaza çocuğun ayağı takılsa ezilecek” diye belirtti.
 
‘İnsanlık dışılık olağanlaştırılıyor’
 
Bölgede insanlık dışı olayların olağanlaştırıldığını bunda İzmir, İstanbul gibi metropollerden tepkilerin yükselmemesinin de etken olduğunu söyleyen Besriye, “Devlet bütün Kürtleri terörist ilan etmiş ve terör adı altında Kürt bölgelerinde bunu uyguluyor. En ufak bir söylemde teröristtir, Kürt’tür, polise taş attı gibi söylemler üretiyor. Basında ise bir çocuk bisiklete biniyor, karşıya geçiyor. Zırhlı aracın görmemesi mümkün değil. İnsan gözüyle bakmıyorlar ve öldürdüklerini kendilerine kar olarak görüyorlar. Bu zırhlı araçların kolluk güçlerinin bir an önce oralardan çıkması lazım” diye konuştu.
 
‘Yapan devletin kendisi’
 
Kürtler ve kadınlar üzerindeki cezasızlık politikalarına dikkat çeken Besriye, “Hem kolluk güçlerine hem zırhlı aracı kullananlara hem de erkek egemen zihniyete güç ve cesaret veriliyor. Yapan zaten devletin kendisi. Asker, uzman çavuş kolluk güçleri yapıyor. Kendilerinden biri yaptığı için cezasızlık politikası uygulanıyor” dedi.
 
‘Bu bir tecrit sistemidir, yayılmaması için tepki gösterilmelidir’
 
Başta batı illerinde olmak üzere bütün muhalefetin sesini yükseltmesi gerektiğini ifade eden Besriye, “Kayyımlardan biliyoruz bu politikayı. Bugün Kürt bölgelerinde yapılan politikayı batıda da yapacaklarını söylediler. Nitekim Türkiye’nin her yerine kayyım atanmış durumda. Kimse konuşamaz hale gelmiş. Biz insanlar ancak başımıza geldiğinde anlıyoruz. Bundan vazgeçilmeli. Kim olursa olsun olay karşısında önyargılarımızı kırarak insani duygularımızı öne koyarak sesimizi yükseltmeliyiz. Barolara, sivil toplum kuruluşlarına artan baskıları gördük. Bu tecrit sistemi her yere yayılıyor. Bu nedenle herkes karşı çıkmalı” şeklinde belirtti.
 
‘Bütçe çocuklara değil savaş araçlarına ayrılıyor’
 
Eğitim, sağlık gibi temel haklara dönük kaynak ayrılmazken zırhlı araçlara, karakollara aktarıldığını ifade eden Türkiye İşçi Partisi (TİP) İzmir İl yönetiminden Ekin Kamer, halkın geleceğinin gözetilmediğinin kanıtı olduğunu kaydetti. Hiçbir kurumun halkı, yalnızca baskılanacak insanlar olarak hedefe koymaya hakkının olmadığını dile getiren Ekin, “Sivillerin yaşam alanlarında zırhlı araçların kullanılması derhal sonlandırılmalı. En az 4 yaşından beri korkarak yaşamış bir çocuk. Bir çocuğun asla yaşamaması gereken şeyle çocuk içli dışlı” dedi.
 
‘Hedefte çocuklar var’
 
Dünyada yaşanan otoriter kapitalizm sisteminin Türkiye’de katmerli şekilleriyle yaşandığını ifade eden Ekin, devletin ekonomik politik krizleri bir tür örtbas etme, zorla kabul ettirme gibi amaçlarla şiddete daha fazla başvurduğunu belirtti. Ülkenin her yerinde şiddetin yaygınlaştırıldığını sözlerine ekleyen Ekin, “Çocuk sağlığı, yaşam hakkı, bedensel, psikolojik sağlığı hedefte. Gerçekten son derece acımasız bir terörü tüm Türkiye’ye yaydılar” şeklinde ifade etti.
 
‘Topyekûn müdahale edilmeli’
 
Kadınlar, eğitimciler, sağlıkçılar, veli örgütlenmeleri gibi tüm alanlarda seferberlik yaşanması gerektiğini dile getiren Ekin, “Yalnızca çocuklar için değil tüm toplum için. Şiddetten ibaret değil yaptıkları. Taşını toprağını birilerine peşkeş çekmekten tüm ülke her anlamda saldırı altında. Bütün bunlara top yekûn müdahale edilmesi gerekiyor” şeklinde belirtti.
 
‘Bunun hesabı bizlere de verilmeli’
 
Sokakta bisikletiyle oyun oynayan çocukların panzer ile katledilmesinin sorgulanması gerektiğini ifade eden Emek Partisi (EMEP) İzmir İl Başkanı Emine Uyar, “Sonuçta çocuklar evlerinden çok uzağa gidemezler. Bir panzerin böyle sokak aralarına hem de hızla gittiğini babası ifade etti. Bunların soruşturulması yaptırım uygulanması gerekiyor. Biliyoruz ki bu şekilde 40’a yakın ölüm gerçekleşti. Ve hiçbir kamu görevlisi gereken cezayı almıyor. Bu nedenle ölümler devam ediyor. Bunun hesabının hem anne babasına hem de bizlere verilmesi gerekiyor. Bizler de bu ülkede yaşıyoruz. Ülkemizin bir köşesinde böyle bir olay meydana geliyorsa bunun peşinin bırakılmaması kamuoyunun duyarlı olması gerekiyor” dedi.
 
‘Futbol takımı duyarlılık gösterebilirdi’
 
Miraç’ın Galatasaray Futbol Takımı forması ile çekilmiş fotoğrafına atıfta bulunan Emine, “Bu kulüpler kamuoyuna geniş kitleleri ilgilendiren meseleler hakkında açıklama yapabiliyor. Ülkemizde barışı istiyorsak huzur içinde güvenle geleceğe bakılabilsin istiyorsak yokmuş gibi davranılmamalı, sebepleri araştırılmalı. Bunları yaratan sebepler ortadan kaldırılması için mücadele verilmeli” diye konuştu.