‘Her an ölüm haberimi alabilirsiniz’ diyen hasta tutsağın akıbeti bilinmiyor

  • 09:01 18 Eylül 2021
  • Güncel
Sema Çağlak
 
DİYARBAKIR - Şakran T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutsak Abdulhalim Kırtay, en son yaptığı telefon konuşmasında "Üzerimde çok baskı var. Her an ölüm haberimi alabilirsiniz hazırlıklı olun" dedikten sonra telefonun kapanmasından itibaren ailesi kendisinden haber alamıyor.
 
İzmir Şakran 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi'nde 29 yıldır tutulan 73 yaşındaki tutsak Abdulhalim Kırtay, birçok hastalığı bulunmasına rağmen tahliye edilmiyor. En son ailesiyle telefon görüşmesi gerçekleştiren Abdulhalim, ailesine "Üzerimde çok baskı var. Her an ölüm haberimi alabilirsiniz hazırlıklı olun" demesinin üzerine telefonun kesilmesi ardından bir daha kendisinden haber alınamadı. 
 
Herdem Merwanî, babası ile yaptıkları son telefon görüşmesi ve son durumuna ilişkin bilgileri ajansımız ile paylaştı. 
 
'Cezası az kalan tutsaklara farklı politikalar uygulanıyor'
 
Babası Abdulhalim’in durumunun ağır olduğunu ve serbest bırakılması için bir yılı kaldığını dile getiren Herdem, cezaevlerinin cezası az kalan tutsaklar üzerinde farklı bir politika uyguladığını belirtti. Uygulanan politikalarla beraber hasta tutsakların sağlığında büyük sorunlar oluşturmaya  çalışıldığını ifade eden Herdem, "Beş yıl önce babamın sağlık durumu gayet iyiydi. Fakat sonradan şeker, tansiyon ve birçok hastalığı ortaya çıktı. Son zamanlarda götürülen hastanelerde doktorlar durumunun cezaevinde kalamayacak kadar ağır olduğunu belirttiler. Cezaevi yönetimi sağlık durumuna ilişkin rapor alınmasına izin vermediği için raporsuz bir şey yapamıyoruz. Alınan raporların işe yaraması için ise hukukun olması gerekiyor" dedi.  
 
'Cezaevi bizi farklı yerlere sevk ediyor'
 
Babasının yıllardır farklı cezaevlerine sürgün edildiğini ve şimdi de hastalığından dolayı tam olarak nerede tedavi edildiğine ilişkin kendilerine bilgi verilmediğini söyleyen Herdem şöyle devam etti: "Babamla yaptığımız en son telefon görüşmesinde babam ‘Üzerimde çok baskı var. Her an ölüm haberimi alabilirsiniz hazırlıklı olun’ dedikten sonra cezaevinden durumu ve nerede olduğu hakkında bilgi almaya çalışıyoruz fakat kimse bu konuda bilgi vermiyor. Sağlık durumuna ilişkin de herhangi bir bilgi bizlere verilmiyor. Bize en son avukatlarla yüz yüze görüşmeler yapılacak denildi. Bilgi alabilmek için cezaevine gittik fakat cezaevi bizi hastaneye, hastane bizi emniyete, emniyet ise bizi askerlik şubesine sevk etti. Askerlik şubesi ise 'Bizim bu konuyla ilgili herhangi bir bilgimiz yok. Bu sorun bizi bağlamıyor' deyip gönderdiler. Koronadan dolayı ise babamızla hiç bir şekilde görüşmemize izin verilmedi. Sonunda avukatın babamla konuşmasına izin verdiler. Avukat babamla sadece beş dakika konuşabildiğini, kollarında serumlar olduğunu, durumunun ağır olduğunu ve sabahları cezaevi revirinde tedavi edildiğini akşamları ise tekrardan cezaevine götürüldüğünü söyledi.”
 
'Hasta tutsaklar rehin tutuluyor'
 
Cezaevi yönetiminin hasta tutsakları rehin aldığını belirten Herdem, "Cezaevi yönetimi hiçbir şekilde hasta tutsaklara bakmıyor. Hasta tutsaklara karşı kullandığı politikaları ailelere, topluma, demokrasi ve vicdan sahibi olan insanlara karşı kullanmaya çalışıyor. Özellikle yaşları büyük olan hasta tutsaklara karşı sergiledikleri davranışları bize karşı işkence haline dönüştürerek kullanıyorlar. Pandemiden dolayı virüsü bahane ederek ailelerinin tutsaklarla görüşmemesi için koronayı evrensel bir baskıya dönüştürüp insanlara karşı kullanmaya başladılar" sözlerine yer verdi.
 
'Babam elleri kelepçeli şekilde tedavi ediliyor'
 
Herdem, cezaevi yönetimiyle yaptıkları telefon görüşmesine de değinerek, “Bizi babamın ölüm haberini vermeye alıştırmaya çalışıyorlar” dedi. Hasta tutsakların tedavi sırasında dahi işkenceye maruz kaldığını kaydeden Herdem, şunları ekledi: “Babamdan aldığımız bilgilerden itibaren hayatımızın her saniyesi bir işkence haline dönüştü. Babam askerlerin gölgesinde elleri kelepçeli şekilde revirde tedavi ediliyor. Bu zaten kendi başına büyük bir işkencedir. Eğer babamız ölmüşse biz artık ölüm haberini duymak istiyoruz. Tutsaklara karşı uygulanan bu politikaların durması için bu durumun sürekli gündemde tutulması lazım. Bunun için sessiz kalmamız gerekiyor. Biz ne kadar sessiz kalırsak işlenen bu suça ortak olmuş oluyoruz. Bunun için biz tutsak yakınları sesimizi dünyaya duyurana kadar yaşanan bu olaylara sessiz kalmayacağız.”