Kadınlar 4 yıl önce katledilen Feray Şahin’i andı
- 18:13 18 Eylül 2021
- Güncel
ANTEP - Mersin’de polis Fatih Burak Aykul tarafından dört yıl önce katledilen Feray Şahin, Antep’te kadınların düzenlediği etkinlikte anıldı.
Mersin’de 19 Eylül 2017’de polis Fatih Burak Aykul tarafından evinde vurularak katledilen üniversite öğrencisi Feray Şahin, yaşamını yitirişinin 4. yılında Antep’te düzenlenen etkinlikle anıldı. Antep Demokratik Kadın Platformu tarafından Yeşilsu Park’ta düzenlenen etkinliğe, platformda yer alan kurum temsilcileri, bazı siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, belediye meclis üyeleri ile "kadına şiddette dur" diyen yurttaşlar katıldı. Kadın Platformu adına açıklamayı Suzan Uzpak yaptı.
‘Yarın Feray’ın katledilişinin yıldönümü’
Feray’ın 19 Eylül 2017’de yaşadığı evde özel hareket polisi Fatih Burak Aykul tarafından ateşli silahla katledildiğini ifade eden Suzan, “Yarın Feray’ın katledilişinin yıldönümü. İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporda Feray’ın katledilmiş olması kesinleşse de deliller soruşturma sırasında toplanmamış, karartılmış ve yargılama sürecinde talep edilmediğinden Fatih Burak Aykul 5 yıl 3 ay gibi vicdanları yaralayan bir ceza almıştı. Bu cezanın da 1 buçuk yılını hapis yattı ve mahkeme kararı ile serbest bırakıldı. Dosya 28 Şubat 2019‘dan beri Yargıtay’da, aile 4 yıldır katledilen çocukları ve tüm kadınlar için adalet arayışında. Adalet sağlanmadığı gibi Fatih Burak Aykul geçen Nisan ayında baba Bekir Şahin hakkında kendisine 'katil' dediği için suç duyurusunda bulundu. Fatih Burak Aykul babaya suç duyurusunda bulunma cesaretini erkek egemen zihniyet ve iktidardan almaktadır. Tıpkı İpek Er’e tecavüz ederek ölümüne neden olan Musa Orhan’ın kendisine tecavüzcü diyenlere suç duyurusunda bulunması gibi. Duygu Delen’i katletmekle yargılanan Mehmet Kaplan’ın kendisini eleştirenlere suç duyurusunda bulunması gibi” diye belirtti.
Feray katledilen ilk kadın olmadığı gibi son da olamadığını anımsatan Suzan, “Feray’ın ölümünün üzerinden geçen 4 yılda 472 kadın 2017, 477 kadın 2018, 474 kadın 2019'da 171’i şüpheli olmak üzere 471 kadın, 2020'da 130 kadın, 2021’in ilk altı ayında toplam bin 894 kadın katledildi” dedi.
Devletin, kadınları katleden faillere caydırıcı cezalar vermek yerine “ödül” gibi cezalar ile yeni kadın katliamlarına zemin hazırladığını vurgulayan Suzan, şöyle devam etti:
Son 4 yılda bin 894 kadın katledildi
“Feray’ı katleden Fatih Burak Aykul ödüllendirilen katillerden sadece biri. Ama bin 894 kadın, sayılardan ibaret değildi. Hepsi birer yaşam, birer insandı. Hepsinin birer hikayesi vardı. Yaşamlarından koparılan bin 894 kadın. Son 4 yılda katledilen bin 894 kadın, kadın mücadelesine rağmen katledildi. Birikerek büyüyüp gelişen kadın mücadelesine rağmen, kadın hareketini muhalif güç olarak gören iktidar kadın kazanımlarına saldırmaktan geri durmadı. Yılların emeğinin, kadın mücadelesinin kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi’nden tek adam imzası ile 19 Mart 2021’de çekildi.19 Mart’tan beri alanlarda, sokakta, evde, iş yerinde ‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz’ diyen kadınlara rağmen tek adam rejimi geri adım atmadı ve Türkiye 1 Temmuz 2021’de sözleşmeden resmen çekilmiş oldu.
İstanbul Sözleşmesi uygulanmış olsaydı…
Oysa İstanbul Sözleşmesi Ferayların, Duyguların, Damlaların, Sezayların can güvenliği idi. İstanbul sözleşmesi etkin bir şekilde uygulanmış olsaydı Feray bugün bizimle burada olacaktı. İstanbul Sözleşmesi etkin bir şekilde uygulanmış olsaydı İpek Er’e tecavüz ederek intiharına neden olan Musa Orhan tutuklanacak ve kendisine tecavüzcü diyenlere soruşturma açmayacaktı.
İktidar ve destekçileri sorumludur
İstanbul Sözleşmesi etkin bir şekilde uygulanmış olsaydı Aleyna Çakır cinayetinin baş şüphelisi Ümitcan Uygun tutuklanmış olacak ve Esra Hankulu belki de yaşıyor olacaktı. İstanbul Sözleşmesi etkin bir şekilde uygulanmış olsaydı intihar süsü verilen kadın cinayetleri araştırılacak katiller cezalandırılmış olacaktı. İstanbul Sözleşmesi'nin etkin bir şekilde uygulanmasını engelleyen iktidar ve iktidar destekçileri tüm bu cinayetlerin sorumlusudur.”
Suzan son olarak, Feray’ı ve diğer tüm kadınların faillerinin caydırıcı ceza alana kadar İstanbul Sözleşmesi tekrar yürürlüğe girene kadar alanlarda olacaklarının altını çizdi.







