Türkiye’nin Dicle ve Fırat’ın suyunu kesmesi tartışılıyor
- 10:32 28 Eylül 2021
- Güncel
HESEKÊ - Türkiye’nin Fırat ve Dicle nehirlerinin suyunu kesmesini Kuzey ve Doğu Suriye Uluslararası Su Çalıştayı’nda tartışan katılımcılar, bu politikanın savaştan daha tehlikeli olduğu ve uluslararası hukukun ihlal edildiğini dile getirdi.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin 300 delegenin katılımıyla Hesekê kentinde düzenlediği Uluslararası Su Çalıştayı ikinci gününde devam ediyor. Çalıştayın dün gerçekleştirilen ilk bölümünde 4 ana başlık olmak üzere; nehirler, uluslararası nehirler, bölgedeki su krizinin siyasi ve ekonomik yönleriyle ile ilgili uluslararası anlaşmalar ele alındı.
Konuşmacılar Fırat ve Dicle nehirleri konusunda Suriye, Türkiye ve Irak arasında imzalanmış uluslararası sözleşme üzerinde durdu. Katılımcılar, Türkiye’nin siyasi çıkarları için anlaşmayı bozduğunu dile getirildi.
Su kaynakları konusunda uluslararası anlaşmaya işaret eden konuşmacılar, ülkelerin su paylaşım ihtiyacının, birçok ülkeden geçen sudan faydalanmalarının Helsinki Anlaşmasının kararı olduğunu hatırlattı. Konuşmacılar, Türkiye tarafından Fırat ve Dicle nehirleri üzerine kurulan barajlardan dolayı Suriye ve Irak’ın bu nehirlerden faydalanamadığına dikkat çekti.
‘Türkiye uluslararası hukuku ihlal ediyor’
Çalıştay ikinci bölümü dört ana başlık altında yürütüldü. Su savaşları, uluslararası çatışmalar ve siyasi yansımaları, su krizinin topluma etkisi ve su kıtlığının bölge tarımına etkisi başlıkları tartışıldı. Konuşmacılar, suyun siyasi çıkarlar için kullanılmaması yönünde anlaşmaların olduğuna dikkat çekerek, devletlerin suyu bir ulusal güvenlik aracı olarak görmesinin hukuksuz olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirten konuşmacılar, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye karşı suyu silah aracı olarak kullandığını ifade etti.
Türkiye bölgeyi kontrol etmek istiyor
Çalıştay üçüncü oturumunda ise konuşmacılar, su savaşının uluslararası çatışmalara dönüşmesinin daha sonraki bir aşamada Ortadoğu ve dünyadaki sorunları derinleştirdiğini, ülkeler ve hükümetler arasında bir çatışma kaynağı olacağını ve toplumlar arasındaki savaşların önemli bir nedeni olacağını kaydetti. Türkiye’nin kendine komşu ülkelere karşı izlediği siyasete dikkat çeken konuşmacılar, Türkiye’nin bölgeyi parçalayarak halkların geleceğini kendi kontrolü altına almaya çalıştığını söyledi.
Fırat ve Dicle havzasına kurulan 22 baraja su depolayan Türkiye’nin Suriye ve Irak’ı susuz bırakmayı amaçladığını dile getiren konuşmacılar, Türkiye’nin bölgeyi kontrol altına alma hedefinde olduğunu vurguladı. Türkiye’nin inşa ettiği barajların bölgede ciddi sorunlara neden olacağı uyarısında bulunan konuşmacılar, özellikle Kuzey ve Doğu Suriye’nin bundan çok olumsuz etkilendiğini ifade etti. Konuşmacılar, su güvenliğinin korunması ile insan güvenliğinin korunması arasında bir fark olmadığını kaydetti.
Çalıştay, bugünkü tartışmalarla sona erecek. Çalıştay, sonrasında sonuç bildirgesinin açıklanması bekleniyor.







