Şebnem Korur Fincancı: Mücadeleyi sürdürme irademiz var

  • 13:32 30 Eylül 2021
  • Güncel
 
İSTANBUL - Özgür Gündem gazetesi ile dayanıştıkları için yargılanan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, duruşma öncesi adliye önünde yaptığı açıklamada, “İşlediğimizi iddia ettikleri suç ‘dayanışma suçu.’ Bu mücadeleyi sürdürme irademiz var. Ta ki bu topraklarda söz özgür olana kadar” dedi.
 
Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile 20 Haziran 2016 tarihinde dayanıştıkları için o dönem Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı olan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve gazeteci ve yazar Ahmet Nesin hakkında, "Örgüt propagandası yapmak", "Suç işlemeye alenen tahrik etme", "Suçu ve suçluyu övme" suçlamalarıyla açılan davanın duruşması bugün 13.30’da Çağlayan’da bulunan İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
 
5 yıldır süren dava
 
Duruşma öncesi, adliye önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına Cumartesi İnsanları, Hafıza Merkezi üyeleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Musa Piroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubesi üyeleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi yönetici ve üyelerinin yanı sıra RSF Merkezi ile Britanya ve Almanya seksiyonlarından temsilcileri ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi dayanışma gösterdi. Açıklamada ilk olarak konuşan Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, yargılandıkları davanın 5 yıldır sürdüğünü hatırlattı.
 
‘Bu mücadeleyi sürdürme irademiz var’
 
Yürütülen yargılamanın hukukla bağdaşan bir yanının olmadığını, Özgür Gündem’le dayanıştıkları için yargılandıklarını vurgulayan Şebnem, “Söz kurmak, insan olmak için mücadele ediyoruz. İnsanlık değerleri için mücadele ediyoruz ve bu mücadeleden de vazgeçmiyoruz. Bu ülkede Özgür Gündem gazetesinin yakılması, bombalanması ve çalışanlarının faili beli cinayetlerle katledilmesi soruşturulmazken, onların yanında yer almak soruşturma konusu oldu. Hatta tutuklama nedeni oldu. İşlediğimizi iddia ettikleri suç ‘dayanışma suçu.’ Bu mücadeleyi sürdürme irademiz var. Ta ki bu topraklarda söz özgür olana kadar” diye konuştu.
 
‘Mücadelemizi sürdüreceğiz!’
 
Daha önce aynı dosyadan beraat aldıklarını hatırlatan RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu da, TTB’nin Covid-19 salgını ile ilgili uyarılarının AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından tepki ile karşılanmasının ardından dosyanın istinaftan bozulup geri döndüğünü aktardı. Davada yeniden beraat beklemediklerini dile getiren Erol, “Türkiye’nin yargı bağımsızlığı konusu dikkate alındığında bu davadan beraat beklemek oldukça zor. Çünkü müdahaleye açık bir hukuk zemini var. Bu davadan mahkum da olabiliriz ancak Türkiye’nin şeffaf bir medyaya kavuşması için işimizi sürdüreceğiz. Çünkü toplumun büyük bir bölümü bizlerin haklı mücadelesinin farkında bu nedenle biz de mücadelemizi sürdüreceğiz” cümlelerini kullandı.
 
‘Siyasal bir sopa davanın üzerinde’
 
Ardından söz alan TTB Merkez Genel Konseyi Genel Sekreteri Vedat Bulut ise, basının özgür olması için bugün bu davanın takipçisi olduklarını dile getirirken, tüm dünyanın gözlerinin de bu davanın üzerinde olduğunu ifade etti. Vedat, “siyasal bir sopanın” davanın üzerinde olduğuna dikkat çekerek, buna karşı geri adım atmayacaklarını ve adaleti savunacaklarının mesajını verdi.
 
‘Hakikatin sesini duymak zorundalar!’
 
Vedat’ın ardından söz alan TİHV Genel Sekreteri Coşkun Üsterci, Şebnem, Önder ve Ahmet’in basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmalarından dolayı yargılandıklarını söyledi. Özgür Gündem’in yargısal bir tacize maruz kaldığını ve bu dayanışmanın da bundan kaynaklı olduğunu dile getiren Coşkun, “Kabul edilemez bir dava ile karşı karşıyayız. Anayasa Mahkemesi (AYM), geçtiğimiz günlerde Özgür Gündem ile ilgili ihlal kararı verdi. Bu karar arkadaşlarımızın haklılığı teyit etti. Buradaki hakim ve savcılara seslenmek istiyorum; hakikatin sesini duymak zorundalar, sahip çıkmak zorundalar. Hakim beraat kararı vererek, aslında demokrasi, insan hakları değerlerine ve her şeyden önce yargı bağımsızlığına sahip çıkmak zorundalar” dedi.
 
Coşkun’un iktidarı insan haklarına ve hukuka saygı duymaya karşı yaptığı çağrının ardından açıklama alkışlarla sona erdi.
 
Ne olmuştu?
 
20 Haziran 2016 tarihinde Özgür Gündem gazetesi ile dayanıştıkları için o dönem TİHV Başkanı olan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve Gazeteci ve Yazar Ahmet Nesin hakkında, "Örgüt propagandası yapmak", "Suç işlemeye alenen tahrik etme", "Suçu ve suçluyu övme" suçlamalarıyla dava açıldı.
 
Nöbetçi yayın yönetmenlerinden Erol Önderoğlu ve Şebnem Korur Fincancı 20 Haziran 2016 tarihinde tutuklandı, 10 gün sonra 30 Haziran 2016’da da serbest bırakıldı. Ahmet Nesin ise bir gün sonra, 1 Temmuz 2016’da tahliye edildi.
 
8 Kasım 2016 tarihinden 17 Temmuz 2019 tarihine kadar İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde toplam 11 duruşma görüldü. 17 Temmuz 2019 tarihinde görülen karar duruşmasında ise mahkeme, üç insan hakları savunucusunun beraatine karar verdi.
 
3 Kasım 2020 tarihinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, beraat kararını eksik inceleme sebebiyle usul yönünden oy birliği ile bozdu.