Tutuklu kadınlara yönelik işkenceye dair rapor açıklandı

  • 17:22 1 Ekim 2021
  • Güncel
 
VAN - Van Barosu Cezaevi Komisyonu ve ÖHD Van Şubesi Patnos L Tipi Cezaevi'nde gardiyanlar tarafından  işkence edilen Mizgin Kayıtbey ve Lale Kabişen'e ilişkin açıkladıkları raporda olayın takipçisi olacaklarını duyurdu. 
 
Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi'nde 23 Haziran tarihinde kadın koğuşuna gardiyanlar tarafından yapılan baskın sonucunda tutuklu Mizgin Kayıtbey ve Lale Kabişen’e yönelik işkenceye ilişkin Van Barosu Cezaevi Komisyonu ile  Özgürlük için  Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şubesi, cezaevinde izlenimlerine dair hazırladıkları raporu düzenledikleri basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Çok sayıda avukat katıldığı toplantıda raporu, ÖHD avukatı Mehtap şık okudu. 
 
Tutuklulara yönelik  işkencenin basına yansıması aile ve müdafilerin kendilerine başvurması üzerine Patnos L Tipi Cezaevi'nde  tutuklularla ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdiklerini  belirten Mehtap, her iki tutukluyla da yapılan görüşmeler sonucunda gardiyanlar tarafından gerçekleşen darp iddiasını doğruladığını söyledi. Mehtap, görüşmelerin detayını açıkladı.
 
'Dikiş atılan parmağını kendisi pansuman ediyor’
 
Mehtap tutuklularla illgili görüşmelerin detayını şu sözlerle paylaştı: “23.06.2021 tarihinde Mızgin Kayıtbey‘e ve Lale Kebişen’e  yaklaşık  15- 20  erkek personel tarafından jop ,tekme ve kalkanlarla saldırıldığını, kadın mahpusun saçlarından tutularak yerlerde sürüklendiği , bu şiddetli saldırıda personelin neredeyse birbirlerini yaraladıklarını,  hemen sonrasında Lale Kabişen‘i de Mizgin Kayıtbey’i  koğuşa götürdüklerini, Mizgin Kayıtbey’in  kanlar içinde yarı baygın halde yerde yattığı, bu koğuşta işkencenin devam ettiğini, iki kadın mahpusun yerlerde sürüklenerek koğuş avlusuna çıkartıldığı, erkek personelin jop, kalkan ve tekmelerle saldırmaya devam ettiği, aradan kaç saat geçtikten sonra durumu ağır olan Mizgin Kayıtbey’in hastaneye götürüldüğü, yaklaşık 5 saat hastanede kaldığı ve el parmağına 5 dikişin atıldığı akşam koğuşa geri getirildiği, Daha sonra Mızgin Kayıtbey’in revire çıkartılmadığı, el parmağına atılan dikişlerin pansumanını kendisinin yaptığı, revire çıkma taleplerinin olumsuz sonuçlandığı için el parmağı dikişlerini kendisinin söktüğü, bunun yanı sıra oda değişimi sonrası revir talepleri olmak üzere ,birçok talep ve ihtiyaçlarının karşılanmadığı, odanın çok dar ve kötü yapıda olduğu, lavabo ve banyonun oda içinde olduğu, bu durumun günlük yaşantılarını zorladığı ve her an başka cezaevine götürülme ihtimalinin olduğunu' beyan etmişlerdir."
 
Üç ay geçti kamera kayıtlarının çözümü yapılmadı 
 
Görüşmelerde, tutukluların söylemleri veiddiaların birbirini doğruladığını kaydeden Mehtap, "Mahpusların beyanları ve hastane kayıtları iddia olunan olayların yaşandığı somut olarak ortaya çıkarmıştır. Mizgin Kayıtbey’in sol el orta parmağındaki dikiş sonrası oluşan izlerin mevcut olduğu tarafımızca gözlemlenmiştir. Heyetimizin Cezaevi idaresi ile görüşme ve kamera kayıtlarının bir örneğinin alınmasına ilişkin talebimiz keyfi gerekçelerle reddedilmiştir. Cezaevi savcısı ve Mizgin Kayıtney'in vekilinden edinilen bilgilerden olayın üzerinden üç ay geçmiş olmasına rağmen soruşturma dosyasında kamera kayıtlarının çözümünün yapılmadığı öğrenilmiştir” ifadelerini kullandı.
 
Tutukluların tedavi hakları karşılanmadı
 
İşkence ve kötü muameleyle ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesinde "Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı yahut onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulamaz" denildiğini hatırlatan Mehtap, “Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda mahpuslar Lale Kabişen ve Mızgin Kayıtbey’in darp edilmesi, tedavi olma hakkının sağlanmamış olması, bunun yanı sıra oda değişimi sonrası revir talepleri olmak üzere birçok talep ve ihtiyaçlarının karşılanmaması. Çok dar ve kötü yapıda bir odada tutulmaları açısından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi ve Anayasa’nın 17. Maddesi, AİHM içtihatları, 5275 Sayılı Kanun ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Avrupa Cezaevi Kuralları hakkında (2006) 2 nolu 'Tavsiye Kararı' bağlamında insan onuru ile bağdaşmayacak tutum ve davranışların sergilendiği görülmektedir” diye belirtildi. 
 
‘Tüm adli ve idari merciler işkence için caydırıcı tedbirler almalı’
 
Devletlerin, taraf oldukları sözleşmelerde yer verilen işkence yasağını da göz önünde bulundurarak  cezaevlerinde işkencenin önlenmesi için gerekli tedbirleri alması gerektiğini vurgulayan Mehtap, “Bu husus, devletlerin işkence ve diğer insan hakları ihlallerinin önlenmesine dair aktif yükümlülüklerinin bir gereğidir. İşkence ve kötü muamele suçlarına ilişkin etkili ve objektif soruşturmaların yürütülmemesi ve cezasızlıkla sonuçlanmaları, yapısal sorunlardan ziyade yetkililerin kötü uygulama ve yaklaşımlarından kaynaklanmaktadır. Anayasa'da ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere göre, işkencenin mutlak olarak yasaklandığını ve bu suçun zamanaşımına tabi olmadığını buradan bir kez daha hatırlatmak istiyoruz! Bu insanlık dışı uygulamalara derhal son verilmeli, başvuranlar görevlerinden alınmalı ve işlemiş oldukları fiiller nedeniyle haklarında etkili bir yargılama yapılmalıdır. Başta Cumhuriyet Savcıları olmak üzere tüm adli ve idari mercileri işkence ile etkin ve caydırıcı tedbirler almaya davet ediyoruz” dedi.