MED DER’in ‘Çocuk ve Dil’ panelinde ‘anadil’ vurgusu
- 18:09 3 Ekim 2021
- Güncel
DİYARBAKIR - MED DER'in gerçekleştirdiği "Çocuk ve Dil" konulu panelde anadilin önemine dikkat çekildi. Panelde, “Dil hakkımız değil vazgeçilmezimizdir" denildi.
Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği (MED DER), 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü kapsamında dernek binalarında "Çocuk ve Dil" adlı panel düzenledi. Moderatörlüğünü Dernek Eşbaşkanı Şilan Elmas Kan'ın yaptığı panele, Pedagog Adar Jiyan, Avukat Cemile Turhallı, Akademisyen Resul Geyik panelist olarak katıldı. Panele, Halkların Demokratik Partisi (HDP) il yöneticileri, Kürt Yazarlar Derneği, Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Dayanışma Derneği (TUHAY DER), Kürdistan Komünist Partisi (KKP) yöneticileri ve dil eğitmenleri katıldı.
‘Çocuklar haklarından mahrum bırakılıyor’
Moderatör Şilan Elmas Kan, yüzlerce yıldır çocuk haklarının ihlal edildiğini ifade ederek, "Bu toplumun ahlakını ve geleceğini inşa edenler kesinlikle çocuklar. Ancak çocuklar haklarından mahrum bırakılıyor. Özellikle Türkiye'de demokrasi sorunu nedeniyle dil hakları ihlal edilmektedir. Türkiye'de kültür soykırımı ile dil yok edilmektedir. Kürtçeye yönelik saldırılara güçlü bir tepki vermediğimiz için saldırı ve asimilasyon politikalarının önüne geçemiyoruz" sözlerini kullandı.
‘Sahip çıkmalıyız’
Panelde söz alan Akademisyen Resul Geyik, bölgede anadil konusunda eksikliklerin yaşandığını söyledi. Anadilin unutulmak üzere olduğuna dikkat çeken Resul, "Türkçe’nin konuşulduğu bölge oldu. Eğer dilimiz eğitim dili olmaz ise sorunlar devam edecek. Bölgemizden örnek verirsem Hakkari'deki çocuk Kürtçe beş bin kelime konuşuyorsa bu sayı Diyarbakır'da 3 bin civarında. Bizim çocuklarımız kendi dillerinde eğitim göremedikleri için o dilde düşünemiyorlar. Ve düşünceleri artık mevcut dile göre şekilleniyor. Eve geldiğinde çocuk dilini unutuyor. Kullandığımız cümleler yavaş yavaş değişiyor. Diğer dile benziyor. Böyle olmaması için sahip çıkmalıyız” dedi.
‘Anadilimiz vazgeçilmezimizdir’
Ardından konuşan Pedagog Adar Jiyan, dil ve yaşamın vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Adar, "Anadilimizde konuşmak istemek hakkımız değil vazgeçilmezimizdir. Dilin kendisi annedir, anne dili öğretir anlamında söylemiyorum. Dil anne karnındayken başlıyor. Çünkü çocuklar daha anne karnındayken annesinin sesini, konuşmasını, gülmesini kayıt ediyor. Bu yüzden anadil diyoruz. Bir çocuk anadilini dedesinden değil, anneannesinden öğrenmeli. Anadiliyle büyüyen çocuk okula gittiğinde de dilini unutmaz. Anadilini iyi öğrenemeyen çocuk başka dili de iyi öğrenemez. Dilin yasaklanması herkese saygısızlıktır. Çocuklarımızın rüya ve hayalleri yasaklanmasın, özgür olsun. Anne sütü ve sevgisiyle büyümeyen çocuk yaşamı boyunca eksik olur. Yine ayını şekilde diliyle büyümeyen çocuk da kendini iyi ifade edemez ve üzerinde çok büyük tahribatlar olur" diye kaydetti.
‘Dil yaşam bilincidir’
Son olarak dilin hukuki boyutuna işaret eden Avukat Cemile Turhallı da, "İnsanlar diliyle tanınır ve bu yüzden dil çok önemlidir. Dil sadece konuşmak değildir, dil kültür ve kolektif yaşam bilincidir. Dil, kendi kimliği ile toplumu oluşturur" dedi.
‘Türkiye anadil hakkını ihlal ediyor’
Uluslararası anlaşmalarda dil hakkından madde madde bahsedildiğini söyleyen Cemile, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye de anlaşmayı imzaladı, ancak Türkiye anadil hakkını ihlal ediyor. UNESCO tüm diller için önemlidir ve 21 Şubat Dünya Anadil Günü olarak belirlenmiştir. Biz dilimizi yaşamadıkça di,l yok olmaya mahkumdur. Eğitim, dilin yaşatılması için temel bir haktır. Anadil eğitimi hakkı konusunda ısrarcıyız. Bu konuda kanun ve yönetmelikler çıkarılmalıdır. Türkiye'nin uluslararası anlaşmaları dil yoluyla uygulaması gerekiyor."
Panel, katılımcıların sorularına verilen yanıtlarla sona erdi.







