Van Kadın Platformu: Şiddet faillerini tanıyoruz

  • 19:41 11 Ekim 2021
  • Güncel
 
VAN - Van Kadın Platformu, kentte artan erkek şiddetine ilişkin yaptığı basın açıklamasında, “Kadına ve çocuğa yönelik şiddet politiktir ve biz bunların faillerini tanıyoruz. İstanbul Sözleşmesi'ni bir gecede fesheden iktidar, kadını ve çocuğu korumakta sınıfta kalmıştır” dedi.
 
Van Kadın Platformu, kentte meydana gelen cinsel istismar ve kadına yönelik şiddet vakalarına ilişkin Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Van Şubeler Platformu’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Van Kadın Platformu bileşenleri katıldı. Toplantıda basın açıklamasını ise Platform üyesi Seda Güler okudu.
 
‘Acil önlenmesi gereken bir suçtur’
 
Cinsel istismarın çocuklarda travma yarattığına dikkat çeken Seda, “Yarattığı utanç, suçluluk duygusu ve bıraktığı izler, bireysel ve toplumsal travmalara neden oluşu açısından acil önlenmesi gereken bir suçtur. Tarikatların, cemaatlerin ve hükümet taraftarlarının hedef tahtasına koydukları, Çocukların Cinsel Suistimale ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi olan Lanzarote Sözleşmesi, Türkiye tarafından imzalanıp, 10 Eylül 2011’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Cinsel istismar suçunu tanımlayan ve istismarı suç sayan ilk uluslararası anlaşma olan Lanzarote Sözleşmesi; ulusal ve uluslararası işbirliğini teşvik aracılığıyla çocuklara karşı cinsel şiddete yönelik kapsayıcı bir tepki sunmakta, taraf devletler için yasal standartlar tanımlamakta ve birçok yükümlülük getirmektedir” ifadelerini kullandı.
 
‘AKP iktidarı tedbirleri uygulama noktasından çok uzak’
 
Çocukların korunmasında devletin sorumluluklarına vurgu yapan Seda, Anayasası’nın 41’inci maddesindeki “Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır” hükmüne atıfta bulundu. Seda, “Türk Ceza Kanunu'nun 77’nci maddesinde de çocukların cinsel istismarı ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kapsamında değerlendirilmiştir. Ancak her ne kadar çocuk haklarına dair uluslararası antlaşmaları imzalayan taraf devletler arasında olunsa da ve yine Ceza Kanunu’nda gerekli hükümleri bulundursa da AKP iktidarı antlaşma yükümlülüklerini ve gerekli tedbirleri uygulama noktasından çok uzak bir tutum sergilemiştir. Öyle ki, son yıllarda tırmanışa geçen ve pandemi sürecinde daha da artan çocuğa karşı cinsel şiddet ve suistimaller, çocuk yaşta evlilikler, internet üzerinden işlenen suçlar, ülkemiz açısından karanlık bir tablo çizmektedir” dedi.
 
‘Çocuğa yönelik bu suçun örtbas edilmek mi isteniyor?’
 
Seda, Van’da öncelikle Başkale ilçesinde okulda temizlik personeli olan Y.K.'nin çocuğa cinsel istismarda bulunmasına işaret ederek, “Basına yansıyan bu durum ile ilgili aileye ilçenin bazı aşiretlerinin olayı kapatması için baskı yaptığı iddiası da söz konusudur. Sosyal medyada verilen tepki sonrasında açıklama yapmaları, daha öncesinde sessiz kalmaları ise çocuğa yönelik bu suçun örtbas edilmek mi istendiği sorusunu akıllara getirmiştir. Yine bu olayın etkileri devam ederken basında, merkez okullardan birinde erkek öğretmenin üç çocuğa yönelik cinsel saldırı iddiaları yer almıştır. Kadını ve çocuğu koruyamayan devlet, cezasızlık politikaları ile olayın faillerini korumaya ve her geçen gün çocuğa ve kadına yönelik cinsel, fiziksel ve ruhsal saldırıları normalleştirmeye çalışılıyor” şeklinde konuştu.
 
‘Çocuklara yönelik cinsel istismarın affı olmaz’
 
Seda, açıklamanın devamında şunları kaydetti: “Kadına ve çocuğa yönelik şiddet politiktir ve biz bunların faillerini tanıyoruz. Yine Ocak 2021 ile Ekim 2021 tarihleri arasında basına yansıdığı kadarıyla Van'da kadına ve çocuğa yönelik şiddet ve cinsel istismar çetelesine göre şüpheli 6 kadın ölümü, faili belli olan 2 kadın cinayeti, 1 şüpheli çocuk ölümü, 1 faili belli çocuk ölümü, intihara sürüklenmiş ve üç çocuğunu da öldürmeye teşebbüs etmiş 1 kadın, çocuğa yönelik 4 istismar olayı yaşanmıştır. Görüldüğü üzere İstanbul Sözleşmesi'ni bir gecede fesheden iktidar, kadını ve çocuğu korumakta sınıfta kalmıştır. Sözleşme uygulanmadığı için kadına ve çocuğa yönelik şiddet her geçen gün daha da artmıştır.”