MED TUHAD-FED’den sürgün ve ihlallere tepki: Tecrit içinde tecrit uygulanıyor
- 13:57 14 Ekim 2021
- Güncel
DİYARBAKIR - MED TUHAD-FED son dönemlerde cezaevlerinde artan hak ihlallerine ve yaşanan sürgünlere ilişkin yazılı açıklama yayınladı. Açıklamada, cezaevlerinin iç tecride maruz kaldığına işaret edilerek, “Bu uygulamalar uluslararası hukuka aykırıdır ve hukuksuzdur” denildi.
Mezopotamya Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) Diyarbakır Şubesi son süreçte cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve yapılan sürgünlere ilişkin yazılı açıklama yayınladı. Cezaevlerinde uygulanan hak ihlallerine dikkat çekilen açıklamada, “Cezaevleri, uzun zamandır ceza içinde ceza uygulamalarının alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin her gün artarak devam ettiği gerçekliği karşısında sessiz kalmanın aslında yaşanan hak ihlallerinin bir gerekçesi ve suç ortaklığının olduğunun farkındayız” denildi.
‘Toplum ses olmalıdır’
20 Temmuz 2016 tarihinde başlayan OHAL’in, 18 Temmuz 2018 yılında kaldırılmış olmasına rağmen, OHAL hukuku ile birçok hukuksuzluğun cezaevlerinde uygulanmaya başlandığına işaret edilen açıklamada, “Akabinde yaşanan pandemi bir fırsat görülerek cezaevleri bütünüyle tecrit alanlarına dönüştürülmüştür. Her fırsatta baskının artırıldığı, tekleştirmenin ve teslim almanın esas alındığı cezaevlerinde her gün uygulanan yeni politikalar ile ceza içinde ceza uygulaması en ağır şekilde yaşanmaktadır. Özenle belirtmek gerekir ki asıl hedefin özgür düşünce olduğu son dönemdeki uygulamalar ile gün yüzüne çıkmıştır. Bu çerçevede son günlerde yaşanan sürgün, çıplak arama, koğuş baskınları, işkence uygulamalarına karşı Med-Tuhad-Fed olarak açıklama yapma gerekli olmuştur. Kurumumuza yüzlerce başvurunun olması, başvuruların sıklaşması ve benzer olması var olan uygulamaların münferit olmadığının göstergesidir. Sistematik olarak devam eden uygulamalarına dönük tüm toplumun ses olması gerekmektedir” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:
“Son zamanlarda hak ihlalleri ve sürgünlere ilişkin derneğe yapılan başvurular artmıştır. Cezaevlerinde sürgünler baskın şeklinde yapılıyor. Kurumumuza yapılan başvurular neticesinde Kırıkkale F tipi Cezaevi’nden 03/10/2021-04/10/2021 tarihlerinde tüm siyasi tutsakların, bir çok farklı cezaevine sürgün yaşandığı bilgisi alınmıştır. Bu kapsamda Kırıkkale cezaevinden Tekirdağ, Kandıra, Kırıklar, Silivri, Sincan, Antalya başta olmak üzere birçok cezaevine sürgün yaşanmıştır. Öncelikle sürgünlerin bir baskın şeklinde yapıldığı ve sürgün edilen tutuklu-hükümlülerin kıyafetlerini dahi alamadıkları belirtilmiştir. Bu haliyle sürgün olan tutuklu-hükümlüler gittikleri yeni cezaevlerinde en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirilmiştir. Cezaevlerinde her hakkın kısıtlandığı hem tarafımıza yapılan başvurular ve hem de avukat ziyaretleri ile açığa çıkmıştır. Bu aşamada son dönemlerde yaşanan sürgün politikalarının artarak devam ettiği görülmektedir.
Cezaevleri iç tecride maruz kalmıştır
Pandemi gerekçesiyle isteğe bağlı sevkler yapılmazken ‘güvenlik’ gerekçesiyle her türlü sürgün politikasının aktif bir şekilde işletildiği Kırıkkale Cezaevi örneğinden görülmektedir. Bu kapsamda uygulanan sürgün politikası ve buna bağlı olarak süreklileşen disiplin cezaları ile dışarı ile tümden kesilmesinin hedeflendiği açıkça görülmektedir. Ancak yapılan bütün uygulamalar uluslararası hukuka aykırıdır ve hukuksuzdur. Yine kurumumuza Urfa, Tarsus cezaevleri başta olmak üzere yapılan bir diğer başvuruda Adalet Bakanlığından gönderildiği iddia edilen bir genelge gerekçesiyle koğuş değişikliklerinin yapılmasıdır. Tutuklu-hükümlerinin hem koğuşlarının değiştirilmesi hem de birbirlerinden uzaklaştırılması şeklinde uygulanan genelge neticesinde zaten tecrit altında olan cezaevleri tümden iç tecride maruz kalmıştır. Ancak belirtmek gerekir ki, genelge hukuki bir zeminde uygulanmamış.
Duyarlılık çağrısı
Koğuşlara baskın yapılmış ve kaba şiddet uygulanarak koğuş değişikliği yaşanmıştır. Sözde genelge uygulaması adı altında cezaevlerinde birçok kez işkence, hakaret ve kötü uygulama yaşanmıştır. Aslında genelgenin hukuksuzluğunu, genel uygulanma şekli göstermektedir. Sadece hukuki olmayan metinler zor kullanılarak uygulanmak ister. Bu çerçevede Urfa 2 Nolu cezaevinde yaşanan hukuksuzluklara dönük ÖHD Urfa Şubesi tarafından yapılan açıklama bir ayna görevi görmektedir. Yapılan açıklamada yaşanılan hukuksuzlukları açığa çıkarmıştır. Tüm bilgiler ışığında Adalet Bakanlığı mevcut bu uygulamalardan derhal vazgeçmelidir. Ceza içinde ceza uygulamasına son verilmelidir. Sürgünler, işkence, çıplak arama, iyi hal kurulu ve hasta tutsaklar başta olmak üzere tüm acil sorunlar bir an düzeltilmelidir. Cezaevlerinde yaşanan sorunlar karşısında herkesi duyarlı olmaya davet ediyoruz."







