Kadın örgütü temsilcileri: Ayşe Gökkan şahsında kadın mücadelesi sürecek
- 09:19 21 Ekim 2021
- Güncel
İSTANBUL - TJA Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’a verilen 30 yıllık hapis cezasına tepki gösteren kadın örgütü temsilcileri, iktidarın kadınlara gözdağı verdiğini fakat mücadelenin büyüyerek süreceği mesajını verdi.
Tevgera Jinên Azad (TJA) Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’a yargılandığı davada toplamda 30 yıl hapis cezası verildi. Ayşe’nin kadın mücadelesindeki çalışmaları suçlama konusu yapıldı ve “örgüt üyesi olmak” ile “örgüte bilerek isteyerek yardım etmek” iddiaları ile ayrı ayrı cezalar verildi. Ayşe, adil bir yargılama yapılmadığını belirterek dünkü karar duruşmasında savunma yapmadı. Ayşe ayrıca “Kadın, yaşam, özgürlük dünyaya düşen bir cemredir” mesajını vererek sözcüsü olduğu TJA’nın illegalize edilmesine de tepki gösterdi.
Ayşe’nin bu mücadelesini sahiplenen kadın örgütleri, mahkemenin verdiği 30 yıllık cezaya tepki gösterdi.
‘Öfkelendirici bir karar’
Kırkyama Kadın Dayanışması üyesi Tülay Korkutan, Ayşe’ye verilen cezaya dair “Bu karar hem kişisel hem de genel olarak çok öfkelendirici bir karar” yorumunda bulundu. Ayşe’nin feminist yol arkadaşları olduğunu belirten Tülay, “Sırf kadın çalışmaları yürüttüğü, Roza Kadın Derneği’ne üye olduğu ve TJA’da faaliyet yürüttüğü için haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Bugünkü duruşmada 30 yıl hapis cezası aldı. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Tamamen Kürt kadın hareketine yönelik bir baskının sonucu olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.
‘Kadınlar Ayşe için sokaklarda olmalı’
Verilen cezanın AKP-MHP iktidarının Kürt kadın hareketini baskı, sindirme ve geri adım atma politikasının bir sonucu olduğunu vurgulayan Tülay, yapılanın kadın mücadelesine verilen bir mesaj olduğunu kaydetti. Tülay, kadınların verilen cezalar ile yıldırılmaya çalışıldığını ifade ederek, şunları dile getirdi: “Ancak bu uzun yıllardır yürütülen bir politika. Ne bu zamana kadar kadın mücadelesi kendini feshedip ‘tamam’ dedi ne de Kürt kadınları bölgenin kendisinde de metropolde de sokakları, mücadele alanlarını terk etmedi. Bizler verilen bu cezayı asla kabul etmiyoruz ve ‘Ayşe Gökkan yalnız değildir’ diye sokakta olacağız. Tüm kadınları ses çıkarmaya, sokaklarda olmaya, mücadele etmeye davet etmiş olalım. Çünkü ses çıkarmadığımız taktirde bugün Ayşe Gökkan’a ceza verildi yarın hepimize verilebilir. Bu iktidarın kendisi bir gün elbet kadınların, emekçilerin mücadelesi ile gidecektir.”
‘Kadın mücadelesi sürecek’
Mor Dayanışma üyesi Cemile Baklacı da Ayşe’ye verilen cezaya şu sözlerle tepki gösterdi: “İçerde ve dışarda politikalarında başarısız olan iktidar bloğunun kriz sarmalı içinde korkarak ve korku salarak yönet(eme)me sarmalının içindeyiz. Ayşe Gökkan’ a verilen bu ceza iktidarın, erkek egemen adaletin kadın mücadelesinin yükselişine yaptığı müdahaledir. Kürt kadın mücadelesi tüm baskılara rağmen sürecektir.”
‘Kadın hareketine gözdağı verilmek isteniyor’
Kadınların Kurtuluşu’ndan Yeşim Tükel, hapis cezasıyla Ayşe şahında Kürt kadınları ve Kürt kadın özgürlük hareketine gözdağı vermenin amaçlandığını söyledi. Yeşim, “AKP-MHP faşist iktidarı Kürt halkına yönelik saldırılarda en başat ve en yoğun biçimde Kürt kadın hareketini ve öznelerini hedef almaktadır. Hazırlanan fezlekelerle Leyla Güven'in milletvekilliği düşürülerek, belediye eşbaşkanları tutuklanarak hem Kürt halkının iradesine darbe vurulmaya hem de Kürt kadın siyasetçiler politika yapma alanlarından çıkarılmaya çalışılmaktadır. Bugün hala birçok Kürt kadın siyasetçi tutsak bulunmakta, hapishanelerde ağır tecride ve saldırılara maruz bırakılmakta. Aysel Tuğluk örneğinde olduğu gibi ağır hasta tutsaklar tahliye edilmeyerek katledilmek istenmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
‘Kadınlar birleşik zeminleri güçlendirmeli’
Yeşim, bölge illerinde sürdürülen özel savaş politikalarını anımsatarak, Kuzey ve Doğu Suriye’de de çeteler eli ile bunun sürdürüldüğünün altını çizdi. Yeşim, “Bugün patriyarkal kapitalizmin bu coğrafyada cisimleştiği AKP-MHP faşizmini ve kadınlara yönelik saldırıları Kürdistan'da yenilgiye uğratmak için aynı zamanda Türkiye'de çok yönlü bir mücadele hattını örmek gerekmektedir. Bu yönde kadın kurtuluş mücadelesi öznelerinin ve feminist hareketin birleşik zeminleri güçlendirilmek, erkek devlete karşı her cepheden, tüm bir yönelim örmek gerekmektedir” diye vurguladı.
‘Geri adım atmaya niyetimiz yok’
Kadın Savunma Ağı’ndan Rüya Kurtuluş da verilen hapis cezasını kabul etmeyeceklerini belirtti. “Ayşe’nin örgütü kadın hareketidir” diyen Rüya, “Bu ceza kadın hareketine verilmiş bir cezadır. Ömrünü kadınların mücadelesine adamış arkadaşımıza verilen 30 yıl gibi ağır bir ceza ile kadın hareketine ‘Hak arama ve siyaset yapma hakkınıza sınır çiziyoruz’ denilmiştir. Bugün ülkemizde faşizm kendi en asgari hukuk kurallarını bile rafa kaldırmış bir sistem olarak işliyor. Her yönüyle iflas etmiş, toplumda meşruluğunu kaybetmiş bir iktidarın elindeki tek araca, zora başvurması dışında bir şey değil yaşadığımız. Fakat bunlar nafile çırpınışlar. Biz kadınların bir adım bile geri atmaya niyetimiz yok” ifadelerini kullandı.
‘Daha çok mücadele’
Türkiye’deki rejimin üzerinde kurulduğu temel sac ayaklardan birinin kadın ve LGBTİ+ düşmanlığı olduğunu ifade eden Rüya, “İktidar bizleri terörist ilan ediyor ama biliyoruz ki bizler özgür ve eşit bir yaşamın kurucularıyız. Bu nedenle birbirimizden güç alıp daha çok yan yana geliyoruz. Bu cezayı sadece Ayşe’ye ya da Kürt kadın hareketine verilmiş saymıyoruz. Bu kadın hareketinin tamamına bir saldırıdır. Ayşe’nin de diğer tutsakların da özgürlüklerine kavuşacakları günlerin yakın olduğunu biliyoruz. Hep beraber daha çok mücadele ederek bu süreci hızlandırmalıyız. Kadın mücadelesi engel tanımaz” dedi.
Yarın eylem düzenlenecek
Öte yandan Kadınlar Birlikte Güçlü, yarın Kadıköy’de bulunan Süreyya Operası önünde saat 19.30’da kitlesel bir eylem gerçekleştirme kararı aldı. Kadınlar eylemleri ile Ayşe’ye verilen cezayı kabul etmeyeceklerini dile getirecek.







