Cumartesi Anneleri’nin eylemi 865’inci haftasında

  • 13:46 23 Ekim 2021
  • Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 865'nci haftasında 26 yıl önce kaybedilen Fehmi Tosun’un akıbetini sordu. 
 
Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 865'inci haftasında açıklamalarını online olarak gerçekleştirdi.  Eylemde, 19 Ekim 1995 tarihinde evinin önünden kaçırılan Fehmi Tosun’un hikayesi paylaşıldı. 
 
‘Kayıplarımızın izinden gideceğiz’
 
İlk olarak konuşan Hanım Tosun, eşi Fehmi Tosun’un kaçırıldığı ekim ayının kendisi için kara ay olduğunu söyledi.  Hanım, eşinin siyasi kimliğinden dolayı kaçırıldığını ve kaybedildiğini kaydetti. Kayıpları bulma, faillerinin yargılanması mücadelesini bu hayatta var oldukları sürece devam ettireceklerini vurgulayan Hanım, "Son kayıp bulunana dek, kayıplarımızın izinden gitmekten vazgeçmeyeceğiz" dedi.
 
‘Hesap soracağız’
 
Kaybedilen insanların barış, özgürlük, kimlik mücadelesi verdiklerini söyleyen Hanım, "Var olduğumuz sürece onların mücadelelerine sahip çıkacağız. Bu devlet bize hesap verene kadar da elimiz hep yakalarında olacak. Hiçbir zaman kayıplarımızı unutmayacağız. Bütün kayıplarımızı anıyoruz ve son kayıp bulunana kadar onlardan hesap soracağız" ifadelerini kullandı.
 
‘Devlet plaka sahibinin özel hayatını önemsedi’
 
Ardından söz alan dosya avukatı İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, diğer pek çok kayıp olayından farklı olarak ailesinin Fehmi’yi kaçıran aracın plakasını aldığını hatırlattı. İçişleri Bakanlığı'na bilgi edinme yasası çerçevesinde başvurduklarını ve plakanın araştırılmasını istediklerini belirten Eren, "Bize verilen cevap oldukça ironikti. Plaka sahibinin özel hayatının gizliliği bize gerekçe gösterildi. Hiç kimse Fehmi Tosun'un hayatını, ailesinin hayatını düşünmedi ve maalesef devlet akıllara sığmayacak böyle bir gerekçeyle araştırma talebimizi reddetti" sözlerini kullandı. 
 
Pek çok kayıp olayında olduğu gibi Fehmi’nin dosyasında da zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğine dikkat çeken Eren, "Hukuki mücadelemiz hala devam ediyor" dedi.
 
Bu haftanın açıklamasını Cumartesi insanlarından Aylin Tekiner okudu.
 
‘Olaya mahalleliler de tanık oldu’
 
Fehmi’nin kaçırıldığı 19 Ekim 1995 sabahı arkadaşı Hüseyin Aydemir ile evinden çıktıktan sonra bir daha haber alınamadığını söyleyen Aylin, "Fehmi Tosun akşam saatlerinde silahlı, telsizli, sivil giysili üç kişi tarafından 34 UD 597 plakalı beyaz Renault araçla evinin önüne getirildi. Bu kişilerle evin bahçesine doğru ilerlerken kendisini gören eşi ve çocuklarına 'Beni öldürecekler' diye bağırdı. Onlar Fehmi'nin yanına koşunca zorla araca bindirilerek götürüldü. Olaya mahalleliler de tanık oldu" diye devam etti.
 
‘Etkin bir soruşturma yürütülmedi’
 
Tüm girişimlere rağmen Fehmi’den o tarihten sonra haber alınamadığını aktaran Aylin, iç hukuk yolları tükenince dosyanın AİHM'e taşındığını, AKP iktidarı döneminde bu konuda AİHM'e yanıt verildiğini anımsattı. Aylin, Fehmi’nin yaşam hakkı ihlali ile ilgili devletin sorumluluğunu kabul eden yanıtına rağmen etkin bir soruşturma yürütülmediğini vurguladı. 
 
‘Sorumlular cezalandırılsın’
 
Aylin, Fehmi’nin gözaltında kaybedilişinin 26. yılında şu talebi dile getirdi: "Devlet, Fehmi Tosun'un akıbetine dair derhal etkili soruşturma yapma yükümlülüğünü yerine getirsin, suçtan sorumlu olanları tespit edip cezalandırılmalarını sağlasın."
 
‘Adalet istiyoruz’
 
Fehmi ve tüm kayıplar için adalet istemekten vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Aylin, "166 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekanımız Galatasaray'dan vazgeçmeyeceğiz" diye ekledi.