Kayıp Yakınları Recai Aydın’ın akıbetini sordu

  • 14:45 23 Ekim 2021
  • Güncel
DİYARBAKIR - Kayıp Yakınları, 2 Temmuz 1994 tarihinde kaybedilen ve bir daha haber alınamayan Recai Aydın’ın akıbetini sordu. İHD ve kayıp yakınları, kayıpların akıbetini sormaya devam edeceklerini vurguladı.
 
Diyarbakır'da, İnsan Hakları Derneği (İHD) üyeleri ve kayıp yakınları, faili meçhul cinayetle katledilenler ile gözaltında kaybedilenlerin akıbetini ve faillerini sormak için, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" eyleminin 663'üncü haftasında Koşuyolu Parkı'ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Barış Anneleri ve Kayıp Yakınları’nın katıldığı eylemde, katledilen ve kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. 
 
90’lı yıllarda bölgede paramiliter güçlerle insanlık suçunun yaşatıldığını belirten İHD Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Zeytun, o dönemden günümüze kadar yaşanan faili meçhullerde devletin, failleri ortaya çıkarmak için hiçbir girişimde bulunmadığını kaydetti. Abdullah, “Soruşturmalara ve davalara konu olan bu olaylarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye’yi mahkûm etti. Ancak buna rağmen bir gelişme yaşanmıyor. Biz her hafta kayıp yakınlarıyla birlikte eylemimizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
 
27 yıldır haber alınamıyor
 
İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp ve Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu üyesi Derya Yıldırım, bu haftaki eylemlerini 2 Temmuz 1994’te Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde Sağlık Ocağı’nda hekim olarak çalışan Recai Aydın’ın akıbetini sormak için gerçekleştirdiklerini belirtti.
 
Derya, Recai’nin hikayesine şu ifadelerle yer verdi: “Belirtilen tarihte Diyarbakır’daki evinden iş yerine gitmek için arabasıyla yola çıkan Aydın, iş güzergahı olmayan Silvan yolunda aracının kapıları açık olarak bulundu. Aydın’dan o günden sonra bir daha haber alınmadı. Ailesi Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve diğer tüm resmi kurumlara başvuruda bulunarak, Recai Aydın’ın akıbeti hakkında bilgi almaya çalışır. Ancak tüm girişimler sonuçsuz kalır ve bu tarihten itibaren hiçbir şekilde Recai Aydın’dan bir daha haber alınamaz.  17 Ağustos 1994 tarihinde Uluslararası Af Örgütü’nün çağrısıyla dünyanın pek çok yerinde dönemin Başbakanı Tansu Çiller’e ve Adalet Bakanı Mehmet Moğoltay’a ‘Dr. Recai Aydın’a ne oldu?’  sorusunu soran mektuplar gönderildi. Ancak tüm çabalar sonuçsuz kalır. 2005 yılında JİTEM tetikçisi Abdulkadir Aygan’ın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılı olarak ilettiği ifadesinde, ‘Recai Aydın'ın JİTEM tarafından infaz edilen kişiler arasında olduğu’ itirafında bulunur.”
 
Derya, “27 yıldır akıbeti ortaya çıkarılmayan Recai Aydın için adalet istiyoruz. 2009 yılından bu yana faili meçhul cinayetler için sürdürdüğümüz eylemlerimize devam edeceğiz” dedi.
 
Açıklamanın ardından bir dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.