Avukatlar: Onur Gencer’in SADAT ile ilişkisi araştırılmadı

  • 14:16 25 Ekim 2021
  • Güncel
 
İZMİR - HDP İzmir il binasına yönelik gerçekleştirdiği saldırıda Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer hakkında hazırlanan iddianameye dair avukatlar, failin defalarca emniyeti aramasının normal kabul edildiğini, delillerin eksik toplandığını ve SADAT ile ilişkisinin araştırılmadığına dikkat çekti. 
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasına yönelik saldırıda 17 Haziran’da Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer hakkında düzenlenen iddianame hakkında Deniz Poyraz’ın ailesinin ve HDP Hukuk Komisyonu avukatları Kaya Otel’de ortak basın toplantısı düzenledi. 
 
Toplantıda konuşan avukat Türkan Aslan Ağaç, savcılığın adeta katliamın boyutlarının ortaya çıkarılması için zımni bir ortaklık sergilediğini ifade ederek failin SADAT ile bağlantısına dair ilişkinin araştırılmadığını, delillerin eksik toplandığını belirtti. Türkan, Türkiye’de siyasi katliamların aydınlatılması için verilen hukuk mücadelesine bütün baroların desteğini talep etti.
 
Polisin olay öncesi ve anında zaaf içinde bulunduğunu ifade eden dava avukatlarından Türkan Aslan, bu zaafları şu şekilde sıraladı: 
 
“*Kolluğun olay öncesi, olayın yaşandığı an ve sonrası görevi ihmal suçunu oluşturacak davranışlarına rağmen haklarında idari soruşturma yürütülmedi. 
 
*Olayın gerçekleştiği iş merkezi bir bütün olarak suç mahalli olarak kabul edilerek bina içerisinde yapılması gereken inceleme ve araştırmalar yapılmadan diğer ofis ve dairelerde bulunan kişilerin giriş ve çıkışları serbest bırakılmıştır. Oysaki kolluğun kendi arasında yaptığı telsiz konuşmalarında saldırgan katilin katlar arasında dolaştığını, kapı zillerini çaldığını bilmektedirler.  Saldırganın katlar arasında dolaşmasının olay öncesi yaşanıp yaşanmadığı konusunda bilgimiz bulunmamaktadır.  Çantası ile birlikte mi HDP İl binasına girdi yoksa çantayı başka bir yere bırakarak mı onu da bilmiyoruz. 
 
*Olayın gerçekleştiği daire içerisinde yapılan incelemede gereken özenle yapılmadı. Örgütlenme birimine ait odanın kapısı kilitli olduğu için anahtarın temini kolluk tarafından istenmemiş ya da kapıyı kendi olanakları ile açmamış, bu odayı inceleme dışında bırakmışlardır. 22 Haziran 2021 de bu oda da yapılan inceleme ile bir adet mermi çekirdeği daha bulunmuştur.
 
*Saldırının gerçekleştiği gün yapılan gözaltı işlemi ile katilin savcılığa çıkarılması arasında 18 saat gibi kısa bir süre geçmiştir. Gerçekleşen olayın niteliği çok yönlü olarak ele alınmadan, deliller toplanmadan, saldırganın ifadesinde geçen hususlarda araştırma yapılmadan, HTS kayıtları, Kamera kayıtları gelmeden ve kendisinden elde edilen deliller değerlendirilmeye alınmadan, gerekli araştırmalar yapılmadan kişi tutuklanmıştır. 
 
*Saldırganın Emniyet ifadesi incelendiğinde Terörle Mücadele Şubesi memurlarının saldırgana, saldırıya ve ilişkilerine ilişkin açıklama yapmasını sağlayacak hiçbir soru yöneltilmedi. Kolluktan bağımsız olarak katilin ifadesinde anlattığı olay ve kişilere ilişkin aydınlatılması ve ayrıntılanması gereken hususlar için yeni sorular yöneltilmemiştir. Kolluk saldırganın anlatımını keserek detaylandırmasını neredeyse mani olmaya çalışarak defaten sağlığı ile ilgili sorular yöneltmiştir.”
 
‘Failin ruh sağlığı üzerinde duruldu’
 
Polisin, faile ilk sorusunun özgeçmişine ilişkin, ikinci sorunun failin ruh sağlığına ilişkin olduğunu kaydeden Türkan, “Sanığın beyanından ve dijital materyallerden elde edilen deliller değerlendirmeye alınmamıştır. Örneğin, olay tarihinde kullandığı telefona el konulmuş ve Whatsapp yazışmalarına ulaşılmış olunmasına rağmen bu kişilere ilişkin hiçbir yakalama ve gözaltı işlemi yapılmamıştır. İfadesinde poligonlardan, aldığı özel eğitimlerden ve eğitimi veren kişilerden söz etmiş olmasına rağmen bu hususlarda hiçbir işlem yapılmamış, kameraları ya da evrakları incelenmemiş, kişilere ilişkin araştırma ve ifade işlemi gerçekleştirilmemiştir. HTS kayıtları istenmesine rağmen gelmesi beklenmeden saldırganın gözaltı işlemi sonlandırılmış ve savcılığa çıkartılmıştır” ifadelerini kullandı.
 
‘Faile ait çanta tutanağa geçmedi’
 
Katliamın hemen ardından toplanması gereken delillerin toplanmadığını, üzerinden günler geçtikten sonra kişi ifadelerine ya da diğer delillere ulaşıldığını kaydeden Türkan, faille birlikte gözaltına alınması gereken ve ilk telefon incelemesi ile tespit edilen kişilerin sonrasında bilgi sahibi olarak ya da tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduğunu söyledi. Maddi gerçekliğin tüm yönleriyle aydınlatılmasının imkanının ortadan kaldırıldığını dile getiren Türkan, “Saldırgan gözaltına alınıp emniyete götürüldükten sonra üst aramasında elde edilen eşyalar liste halinde yazılmıştır. Ancak, saldırgandan elde edilen çantadan çıkanlar ayrı bir tutanak ile kayıt altına alınmadı. Katilin iş merkezine girerken elinde bulunan çanta ve polis ile ilk teması olduğunda kendisine sorulan ‘çanta nerede’ sorusundaki çanta içerisindeki eşya listesinin neden ayrıca tutanak haline getirilmediği soruşturma aşamasındaki evraklardan anlaşılamamaktadır. Çanta içerisinde yer alan eşya ve materyallerin tam listesinin neden tutanağa bağlanmadığı ve özellikle de bu eşyaların neden emanete alınmadığı açıklanması gereken hususlardandır. Aksi halde bir kısım delillin yok edildiği kanaati kamuoyunda oluşacaktır” dedi. 
 
‘Saldırganın ifadesi konforlu bir ortamda alındı’
 
Savcılıktan, soruşturma aşamasında failin gözaltına alındıktan sonra TEM Şube’ye girdiği anı gösteren ve ifade alım aşamasında çekilen kamera kayıtlarının bir örneğinin dosyaya celbini istediklerini ancak bu konuda işlem yapılmadığını söyleyen Türkan, “Nedeninin kolluğun diğer soruşturmalarda vatandaşa gösterdiği muamele ile saldırgan katile gösterdiği muamelenin farklılığından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan bir kısım kişiye saldırgan katilin emniyet müdürlüğünde çekilen fotoğrafı gösterilmiştir. Bu fotoğraf yakından incelendiğinde saldırganın bulunduğu ve tutulduğu yerin nezarethane olmadığı tarafımızdan tespit edilmiştir” diye belirtti.
 
‘Savcılık hiçbir işlem yapmadı’
 
Failin gözaltında olduğu saatlerde dijital medya hesabındaki paylaşımlarının silindiğini hatırlatan Türkan, “Silahlı saldırıya ilişkin yapılan yorumlara ‘beğendi’ yaptığı tarafımızdan tespit edilmiştir. Bunun üzerine, gözaltına alındığında telefonuna el konulup konulmadığı, el konulması gereken telefonun kim ya da kimler tarafından kullanıldığına ilişkin araştırma yapılması tarafımızdan talep edilmiştir. Taleplerimize ilişkin savcılık hiçbir işlem yapmadı” dedi.
 
‘Faille bağlantılı bilişim suçu işleyen M.K. araştırılmadı’
 
Türkan devamında şunları dile getirdi: “Ancak, HTS kayıtları incelendiğinde saldırgan katilin gözaltında bulunduğu süre içerisinde telefon hattını başka bir numaraya yönlendirdiği tarafımızdan tespit edilince bu konuda araştırma yapılması talep edilmiştir. Araştırma sonucunda, yönlendirilen numaranın M.K. isimli kişi adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. POLNET iletişim sorgulama modülünden kolluğun yaptığı sorgulamada bu kişinin, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, ele geçirmek, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması gibi yani hat yönlendirme yöntemiyle bilişim suçları ve dolandırıcılık faaliyetleri kapsamında 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait dört adet kaydının olduğu tespit edilmiştir.”
 
Failin eylem yaptığı günden bir gün önce İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nü aradığını ifade eden Türkan, “Arayan telefon numaralarına ilişkin ses kayıtları, hangi birim ile kimle görüştüğünün tespit edilerek soruşturma dosyasına gönderilmesi istenmesine rağmen katilin saldırı gerçekleştireceği hafta boyunca emniyet müdürlüğünü aramasının normal karşılanarak araştırılmadı” diye belirtti. 
 
Türkan, failin ifadelerine ilişkin öne çıkan başlıkları şöyle sıraladı: 
 
“*HTS kayıtları incelendiğinde ise HDP İl binasının bulunduğu semte sayısız kez geldiği anlaşılmaktadır. Geçmişe yönelik olay tarihinden geriye doğru altı aylık kamera kayıtları incelenecek olur ise bu keşiflerde yalnız olup olmadığını tespit etmekte mümkündür. HTS kayıtlarında birçok gelişinde yalnız olmadığı, yine HTS kayıtlarında görüştüğü kimi kişilerin baz sinyallerinin o semti gösterdiği anlaşılmakta olmasına rağmen bu yönlü soruşturma süreci derinleştirilmemiştir. 
 
*Saldırgan 2 Nisan 2021 tarihinden itibaren çalıştığı sağlık kurumuna gitmemiştir. Bu süre içerisinde 10 gün boyunca işe mazeretsiz gitmemesi nedeniyle 13 Nisan 2021 tarihinden itibaren müstafi sayıldığı anlaşılmaktadır.
 
*Saldırganın Hilton, (kral dairesi) Ege Palas- Kaya termal gibi otellere tek gecelik konaklamaları olmuştur.  Bunların bir kısmında yabancı ve Türk uyruklu kadınlar ile kaldığı anlaşılmaktadır. Kaya Termal Otele oldukça sık SPA hizmetinden yararlanmak için gitmiş, Atış yapmak için ise oldukça sıkça poligona gittiği, yemeklerini dışarıda yediği anlaşılmaktadır. Kolluk topladığı bunca delile rağmen kazancı ile harcamaları arasında uyum olduğu kanaatine varmıştır.”
 
‘Atış artıklarının analizi yaptırılmalı’
 
İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nin hazırladığı otopsi raporuna ilişkin ise Türkan, olay anında kişinin üzerinde bulunan ateşli silaha ait metalik cisim deliği ihtiva eden giysilerde atış artıklarının analizinin yaptırılması gerektiği belirtildiğini söyledi. Türkan ayrıca otopsi raporunda yer alan hususlara göre Deniz'in “canavarca bir hisle işkence edilerek öldürüldüğünü” dile getirdi.
 
‘SADAT bağlantısı araştırılmadı’
 
HDP il binasının iç ve dış kapısını gösteren 90 günlük kamera görüntüleri istenmesine rağmen sadece 20 Mayıs tarihine kadar olan kısmın incelendiğini belirten Türkan, iddianamenin olayın siyasal boyutunu özellikle gözardı ederek hazırlandığını vurguladı. Türkan sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamuoyuna yansıyan bilgiler ışığında saldırganın SADAT ile ilişkisi olup olmadığının araştırılmasına yönelik talebimiz karşısında kolluğun yaptığı tek şey interaktif ortamda inceleme yapmakla sınırlı kalmıştır. 06.09.2021 tarihli ‘İnternet Tespit Tutanağı’nda, SADAT'ın kendi linki üzerinden tanıtımına ilişkin görsel ve HDP İzmir il binasına yapılan saldırıya ilişkin açıklamanın görüntüsüne yer verilmiştir.  Bunun dışında saldırgan katilin SADAT adlı yapı ile ilişkisi olup olmadığına ilişkin derinlemesine bir araştırma yapılmadığı gibi, görüntüyü kurtarmak açısından dahi işlem yapılmamıştır. Yani bu hususu yazılı olarak şirket sorma veya şirket yetkililerinin ifadelerine başvurma gereği dahi duymamışlardır. SADAT'ın kendi internet sayfasında yaptığı açıklama nedense doğru olarak kabul edilmiştir” denildi.
 
Türkan, son olarak katliamların aydınlatılması için verilen hukuk mücadelesinde tüm baroları desteğe çağırdı.