‘Hak ve özgürlükleri yasaklayarak yönetme anlayışı derhal son bulmalı’
- 18:50 27 Ekim 2021
- Güncel
VAN - Van’da eylem etkinlik yasağının 5’inci yılına girmesine ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda; “Hak ve özgürlükleri yasaklayarak yönetme anlayışı derhal son bulsun” denildi.
Olağanüstü Hal’in (OHAL) ilan edildiği 21 Temmuz 2016’dan bu yana Van’da, bin 800 gündür devam eden eylem etkinlik yasaklarına ilişkin Van Demokrasi Platformu basın toplantısı düzenledi. Baro binası Tahir Elçi Konferans Salonu’nda düzenlenen açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), KESK Şubeler Platformu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV), İnsan Hakları Derneği (İHD), Van Barosu, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Tevgera Jinên Azad (TJA), STAR Kadın Derneği, ÇEVDER, Van Tabipler Odası’nın yanı sıra birçok kişi katıldı.
Gözaltına alınanlar kötü muameleye maruz kaldı
Van Baro Başkanı Zülküf Uçar’ın okuduğu açıklamada, kentteki beş yılı aşkın süren etkinlik yasaklarını hatırlatarak, iki gün önce Van-Hakkari Tabip Odası Başkanı Dr. Hüseyin Yaviç ile TİHV Temsilcisi Sevim Çiçek, 36 saatlik nöbetin ardından evine giderken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Dr.Rümeysa Berin Şen için açıklama yapmak istedikleri sırada polis müdahalesiyle gözaltına alınmasına tepki gösterdi. YYÜ Dursun Odabaşı Hastanesi önünde gözaltına alınan Sevim ve Hüseyin’in gözaltı sırasında kötü muameleye maruz kaldıklarını söyleyen Zülküf, kötü muamelenin hastane raporlarına da yansıdığını kaydetti.
‘Gözaltı işlemi hukuka aykırıdır’
Van’da eylem ve etkinliklerin Valiliğin süreklilik arz eden kararlarıyla yasaklandığını söyleyen Zülküf, “Sivil Toplum Kuruluşlarının ve muhalif siyasi partilerin etkinlikleri yasak kararları kapsamında engellenmekte, yapılan etkinliklere karşı polisin orantısız güç kullanımı ile karşı karşıya kalınmakta ve cezai işlemler uygulanmaktadır. AHİS’e, Anayasa’ya ve kanuna açıkça aykırı şekilde verilen yasaklama kararları ile temel hak ve özgürlükler askıya alınmıştır. Türkiye’nin birçok ilinde aynı konu ile ilgili Tabip odaları tarafından yapılan açıklamayı, Van Hakkari Tabip Odası Başkanı ve değerli üyeleri kolluk kuvvetlerinin suç teşkil eden müdahaleleri nedeniyle yapamamıştır. Önemle vurgulamak isteriz ki, yapılan gözaltı işlemi hukuka aykırı olup, kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun tüm unsurları oluşmuştur” dedi.
‘Temel hak ve özgürlükler engellenemez!’
OHAL ile birlikte kalıcı hale getirilmek istenen eylem ve etkinlik yasaklarına toplumun “artık yeter” dediği noktayı çoktan aştığını vurgulayan Zülküf, “Anayasa ile de güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin valilik kararlarıyla yok sayılmasını/yasaklanmasını kabul etmediğimizi temsil ettiğimiz kurum ve üyelerimiz adına açıkça vurgulamak istiyoruz. Hak ve özgürlükleri yasaklayarak yönetme anlayışın derhal son bulmasını, güvenlik tedbirlerinin temel hak ve özgürlüklerinin sonuna kadar kullanılabilmesi amacıyla alınması gerektiğini tekrar hatırlatmak isteriz” ifadelerini kullandı.







