'Bu topraklarda adaletin yolu Roboskî'den geçer'

  • 15:12 28 Ekim 2021
  • Güncel
 
ANKARA - Roboskî İçin Adalet Girişimi,  118’inci ayını geride bırakan Roboskî Katliamı’na ilişkin yaptıkları basın açıklamasında, “Bu topraklarda barış ve adaletin yolu, mutlaka ve önce Roboskî’den geçecektir. Roboskî bu toprakların utancı, kanayan yarası ve adalet arayışıdır” dedi.
 
Roboskî İçin Adalet Girişimi, Şırnak’ın Uludere ilçesinin Roboskî köyünde 28 Aralık 2011 tarihinde savaş uçaklarının bombardımanı sonucunda 19’u çocuk 34 kişinin katledilmesine ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde basın açıklaması düzenledi. “Katiller bulunsun, Roboskî bir daha asla” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Nuray Çevirmen ve İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut ile çok sayıda kişi katıldı. Basın açıklamasını Roboskî İçin Adalet Girişimi adına Tanju Gündüzalp okudu. 
 
‘118 aydır adalet arıyoruz’
 
118 aydır adalet aradıklarını ifade eden Tanju, katliamdan bugüne geçen 3 bin 593’üncü günde hala cezasızlığın olduğunu, Meclis’te kurulan komisyondan bir sonuç alınamadığını belirtti. Tanju, “Ülkenin çocuklarının-gençlerinin üzerine; eğitimi, işsizliği, açlığı, yoksulluğu çözmek yerine, savaş politikalarını önceleyen aklın aracı uçaklardan atıldı o bombalar. Bu ölüm ve kıyamet ne duyuldu ne de görüldü. İnsan yaşamını korumakla yükümlü devlet, Roboskî ve benzer katliamlar karşısında sorumsuzca duruyor, durmaya da devam ediyor” dedi.
 
‘Devletin görevi yaşam hakkını korumaktır’
 
Cezasızlık devam ettikçe katliamların kaçınılmaz olduğunu kaydeden Tanju, “Onlarca medeniyetin yeşerdiği ve geliştiği, kadim halkların yaşadığı, tarihe tanıklık etmiş bu coğrafyada ölüm korkusu olmadan yaşamak, adaletli ve özgür bir hayat hepimizin en doğal hakkıdır. Bu bir lütuf değildir; bizlerin, öldürülen tüm insanlarımızın ve Roboskî’de katledilen 34 insanımızın doğal ve doğuştan gelen hakkıdır. Devletin asli görevi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile garanti altına alınmış olan yaşam hakkını korumaktır” sözlerini kullandı.
 
‘Adalet sisteminin çöküşü Roboskî Katliamı’
 
10 yıldır ailelerin, sivil toplum kuruluşlarının, demokratik kitle örgütlerinin ve hukukçuların katliamın aydınlatılması için çabaladığını dile getiren Tanju, “34 insanın bombalarla öldürüldüğü herkesçe kabul görmüş, kanıtlanmış olmasına karşın bu durum yasalar ve adalet sisteminde bir türlü karşılığını bulamıyor. Hukuk tektir, suçluyu ve suçsuzu bu hukuk sistemine göre yargılamaktır doğru olan. Oysa dün de bugün de işlenen suçlar karşısında cezalandırma gerçekleşmiyor, yargı yolları kapatılıyor, adalet sağlanmıyor. Bir sonraki katliamı tetikleyen cezasızlık geleneği, hukuku yok varsayma, derin korumacılık, görünmeyen ellerle Roboskî için de hala uygulamada. Adalet sisteminin çöküşünün adı, Roboskî Katliamı’dır” şeklinde konuştu.
 
‘Tüm sorumlular yargılanana kadar çabamız sürecek’
 
Roboskî annelerinden Kadriye Encü’nün bir hafta önce kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğini hatırlatan Tanju, “20 Temmuz 2015’te, savaşı yaşayan Kobanê’de çocuklarla oyunlar oynamak için yola çıkmış 33 gencimizi, Suruç’ta, Amara Kültür Merkezi’nde bir canlı bomba saldırısında yitirmiştik. Adaletin olmadığı ve cezasızlığın gözümüze sokulduğu bu davada da karar açıklandı. Devletin ve iktidarın cezasızlık ve failleri koruma süresinin sonu yaklaşıyor. Tüm katliamların sorumluları yargılanıncaya kadar çabamız sürecek” ifadelerini kullandı.
 
‘Hiçbir katliamın zaman aşımı yoktur’
 
Roboskî’ye adalet gelmeden Türkiye’ye adalet gelmeyeceğinin altını çizen Tanju, başta Roboskî olmak üzere tüm insan yaşamı ve özgürlükleri ortadan kaldıran savaşa ve şiddete karşı itiraz haklarını kesintisiz kullanacaklarını kaydetti. Tanju, “Geçmişle yüzleşmek ve hesaplaşmak isteyenler, devlet tarafından ayrıca cezalandırılıyor. Geçmişle yüzleşmeden gelecek inşa edilemiyor ve adaletli bir düzen kurulamıyor. Yaşadıklarımızın aslı; devlet, cezasızlık, savaş, adaletin olmayışıdır. Hiçbir katliamın zaman aşımı yoktur. Roboskî aydınlatılmadıkça, yaşananlar açıkça halka anlatılmadıkça ülke siyasetinde sivilleşme, demokratikleşme söz konusu olmayacaktır” diye konuştu. 
 
‘Her ayın 28’inci günü sesleneceğiz’
 
Bir arada ve barış içerisinde yaşamanın tarafıyı olduklarını ifade eden Tanju adaleti sağlayacakları güne kadar rahat uyumayacaklarını vurguladı. Tanju, şunları söyledi: “‘İnsan olarak ne yapabilirim?’ sorusunu soran herkese her ayın 28’inci günü sesleneceğiz, hatırlayacağız, ‘gelin sesimizi birlikte yükseltelim’ diyeceğiz. Roboskî, devletin ve iktidarın sınavıdır. Bu topraklarda barış ve adaletin yolu, mutlaka ve önce Roboskî’den geçecektir. Roboskî bu toprakların utancı, kanayan yarası ve adalet arayışıdır.”