TJA’dan ‘demokratik aile’ üzerine atölyeler

  • 09:05 2 Kasım 2021
  • Güncel
 
İSTANBUL - TJA, İstanbul’un üç ilçesinde “aile” kavramının tartışıldığı atölyeler düzenleyerek, demokratik aile yapısının gerekliliğini anlattı. Gelen talepler üzerine atölyelerin önümüzdeki süreçte karma bir şekilde yapılması planlanıyor.
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, İstanbul’da kadınlarla bir araya gelerek “aile” kavramının tartışıldığı atölyeler gerçekleştirdi. Atölyelerin ilki Bağcılar’da, ikincisi Ataşehir’de, üçüncüsü ise Sultangazi’de düzenlendi. Çok sayıda kadın ile bir araya gelen TJA aktivistleri, “aile” kavramının kişiye göre anlamı ve çelişkileri üzerinde durdu. Atölyelerde kadınlar tek tek söz alırken, ailenin kendileri için anlamına değindi. Atölyelerde ailenin demokratikleşmesi gerektiği sonucuna varılarak, kadınların hapsedildiği bir kurum olmaktan çıkarılması üzerinde duruldu. Yoğun talepler alan atölyelerin önümüzdeki süreçte karma bir şekilde gerçekleşmesi planlanıyor.
 
‘Kadının toplumdaki rolünü açığa çıkarmak istedik’
 
TJA aktivisti Gülsen Biter, gerçekleştirdikleri atölyelerle ile kadının toplumdaki rolünün açığa çıkarılmasını amaçladıklarını belirtti. Atölyelerde kadının kendi cinsinin bilincinde olduğunu açığa çıkarmak istediklerini kaydeden Gülsen, “Sorun en başta demokratikleşme ya da demokratikleşememe sorunu olduğundan kaynaklı bunu önce kadından başlatmak istedik. Kadında en başta bu bilinci öne çıkarmak, netleştirmek ve daha sonra bunu toplumla bütünleştirmek istedik. Çünkü kadının özgürleşmesiyle, örgütlenmesiyle, bilinçlenmesiyle, demokratikleşmesiyle birlikte toplumun da daha özgürleşmesi ve demokratikleşmesinin gerçekleşeceğini bildiğimizden kaynaklı bu yönlü kadından başlamak istedik. Kadınla bu çalışmalara adım attık ve devam da ettireceğiz” ifadelerini kullandı.
 
‘Yoğun talepler var’
 
Bugüne kadar 3 atölye düzenlediklerini hatırlatan Gülsen, tepkilerin olumlu olduğunu aktardı. Gülsen, dönüşlerin de olumlu olduğunu ve taleplerin de arttığını söyleyerek, “Burada kadının öz bilincinin benliğinin ortaya çıkarılıyor olması, dinleniyor, tanınıyor olması burada öne çıkan sorunlarımızın arasındaydı. Birçok kadın arkadaşımız bunu dile getirdi. Buna dönük talebin de daha çok arttığını gördük. Buna ihtiyaç olduğunu her yönlü görebiliyoruz. Bu eksikliği ortadan kaldırmak, kadının daha çok bilinçlenmesi, örgütlenmesi ve kendini doğru bir şekilde ifade edebilmesi adına bu çalışmaları sahipleniyoruz. Ve bunun devamının gelmesi için yoğunlaşmalarımız da var” dedi.
 
‘Atölyeler oldukça verimli’
 
Sultangazi’de düzenlenen atölyeye katılanlardan biri olan Hülya Emsalsiz, bu tür eğitimlerin kadınların birbirini tanıma ve anlaması açısından oldukça verimli olduğunu söyledi. Hülya, her kadının evinde, mahallesinde ve şehrinde farklı farklı sorunlar ile karşılaştığını belirterek, “Sorunları bildiğimiz zaman bu sorunlara nasıl müdahale edilir, nasıl birlik olabiliriz, nasıl daha çok birbirimiz savunabilir ve dokunabiliriz konusunda daha çok fikir sahibi olabiliyoruz. Bu yüzden bu eğitimlerin ilçeler ve mahalleler bazında yayılması gerektiğini savunuyorum” ifadelerinde bulundu.
 
‘Kadın ailesini özgürleştirmeli’
 
Atölye ile birlikte herkesin aile tanımının farklı olduğu gerçekliği ile karşılaştığını belirten Hülya, “Kimisi mutluluk, kimisi huzur kimisi ise cezaevi dedi. Çok zıt ama hepsinin içinde yaşandığı yerler olduğunu anladım aile tanımının. Ayrıca aile tanımının sadece kadın erkek ilişkisi olmadığını düşünüyorum. Aile toplumun genelini kapsayan bir yapı. Bu anlamda kadın kendini özgürleştirirken öncelikle ailesini özgürleştirmesi gerektiğini daha net anladım” şeklinde konuştu.
 
‘Sorunlarımız birbirine benzer’
 
Katılımcılardan Aysel Budak da atölyede yaşadıkları sorunların birbirine benzer olduğunu gördüklerini dile getirerek, “Sorunlar dinlenince kendini yalnız hissetmeyen kadın, biraz daha kendini güçlü hissedecek. Ortaklaşınca da güçlenecekler. Kadınların sorunlarını bilerek bir araya gelmesi onların mücadele etmesini sağlıyor. Atölye çok yararlıydı. Aile demek bütün bireylere eşit görevlerin paylaşılması demek. Ama kadın hep hizmet eden olarak görülüyor ve kadın da bunu kendine rol biçiyor. Bunun olmaması gerektiğini fark ettiği an çatışmalar çıkıyor” sözleri ile demokratik ailenin gerekliliğine işaret etti.