Garibe Gezer'in tecavüze uğradığı Kandıra F Tipi'nde yönetim değişti

  • 13:21 5 Kasım 2021
  • Güncel
 
Marta Sömek
 
İSTANBUL -  Ajansımıza mesaj gönderen tutsak Garibe Gezer, “Benim şahsımda yaşadıklarım basına da yansıyınca, cezaevi yönetimi üzerimizdeki bu baskıların bizi yıldırmayacağını gördü” dedi.
 
Mardin'in Nusaybin ilçesinde 2016 yılında gözaltına alınıp tutuklanan Garibe Gezer, 5 yıllık tutsaklığı boyunca sayısız kez hak ihlaline maruz bırakıldı, disiplin ve hücre cezaları verildi. Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nde son hücre cezası 15 Mart’ta verildikten sonra Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi'ne sürgün edilen Garibe, 22 günlük hücre cezasının bitmesinin ardından üç kişilik hücreye geçmeyi talep etti. Daha sonra durumu protesto eden Garibe, eylem yaptığı gerekçesiyle gardiyanlar tarafından “süngerli oda”ya götürülerek cinsel şiddet, işkence ve kadın gardiyanlar tarafından tecavüze maruz bırakıldı. Bu süreçte de yaşadıklarını avukatlarına ve ablasına anlatmak isteyen Garibe’nin mektupları gönderilmedi, sansürlendi.
 
Daha sonra uğradığı cinsel işkenceyi ablasına telefon görüşmesinde anlatan Garibe’ye, bu sebeple de beş gün hücre cezası verilerek hakkında disiplin soruşturması başlatıldı. Ardından maruz kaldığı işkence ve tecavüze karşı yaşamına son vermek isteyen Garibe, kafasındaki kanamaya rağmen doktor tarafından uzunca bir süre tedavi edilmedi. Garibe 24 saat kameralar ile görüntülenen tek kişilik odada tuvalet ihtiyacını dahi kameraların önünde gidermek zorunda kaldı, yine “süngerli oda”daki küçük bir sünger parçasını koparması gerekçe yapılarak 11 günlük hücre cezası verildi. 
 
Garibe’nin yaşadıklarına ilişkin avukatı Jiyan Tosun ile yaptığımız haberin yayınlanmasının ardından Garibe için bir kamuoyu desteği ve duyarlılığı oluştu. Öte yandan konu HDP’li 22 kadın milletvekili tarafından Meclis’e taşındı.
 
Yaşadıklarının basına yansımasının ardından cezaevi yönetiminin baskı ve şiddetini “durdurduğunu” söyleyen Garibe, tüm baskı ve engellemelere rağmen ailesi aracılığıyla JINNEWS’e mesaj göndererek, cezaevi sürecini anlattı.
 
‘Tüm tutsaklara yönelik baskılar sürüyor’
 
Garibe ailesi ile yaptığı son görüşmede kamuoyundaki duyarlılık sebebiyle cezaevi yönetimi tarafından üzerindeki baskıların durduğunu söyleyerek ajansımıza şunları aktardı: “Baskılar durdu ama her an ne olabileceğini bilmiyoruz. Sadece bana yönelik değil genel olarak tüm tutsaklara yönelik baskılar sürüyor. Şu an durmuş vaziyetteler ama her an sıkıntı yaratabilirler bize. Hala eften püften sebeplerle bahaneler sunuluyor. Kasım ayında hücre cezaları devreye girebilir. Bu durumdan bana açılmış iki dava söz konusu. Hastane sevkinde yine hiçbir şey yapılmadı, askerler odadan çıkmadı ve tutsakları kelepçeli bir şekilde götürmek istediler. Tutsaklar da bunu reddederek muayene olmadan geri döndü.”
 
‘Kamera kayıtları ile yaptıkları pislikler de ortaya çıkar’
 
Garibe, hakkında açılan iki davayı hatırlatarak, daha önce ifadesini alan ve herhangi bir soruşturma başlatmayan savcı ile mahkemedeki hakimin aynı kişi olduğunu dile getirdi. Garibe, “Savcılıkta da dile getirdim süngerli odadaki kamera kayıtlarının hepsi ortaya çıkartılsın diye, ki zaten kayıtlar ortaya çıkartılsa yaptıkları pislikler ortaya çıkar ama her nedense kamera kayıtlarını çıkartmıyorlar. İlk söylediklerim kayda geçirilmemiş, ifademi alan savcı mahkemede hakim olarak karşıma çıktı, normalde bana gelen evraklarda hakim ile savcının isimleri farklıydı. İfademi alan savcı ve mahkemeye çıkartıldığımdaki hakim aynı kişiydi ve her söylediğim şeyde, ‘tamam tamam bunları anlattın biliyoruz zaten’ tavrını gösteriyorlardı” diye anlattı.
 
Cezaevi yönetimi değişti
 
Avukatı Jiyan Tosun’un ailesine cezaevi yönetiminin değiştiğini aktardığını ve kendisinin de bu bilgiyi ailesinden öğrendiğini kaydeden Garibe, “Bu pisliğin üzerini örtmek için yapıyorlar, başka bir yerde görevlendirirler bu insanları, bu da onlar için bir ödül olur, ceza olmaz, korumak amacıyla yaparlar” dedi. Hiçbir tutsakla görüştürülmeyen Garibe, yine aynı cezaevinde tüm tutsakların tek başına kaldığını ve cezaevlerinde genel olarak baskıların çok fazla olduğunu vurguladı. Cezaevi yönetiminin yanı sıra herkesin tutsaklara karşı tepkili olduğuna değinen Garibe, “Burası berbat, yönetiminden doktoruna ve psikoloğuna kadar hepsi bize karşı çok tepkili. Darptan tutun taciz ve tecavüz meselesi, yerlerde sürükleme dahil bize bu kadar sıkıntı yaşatıp bir de bize mahkeme açmaları tuhaf. En ufak bir şeyde hem ben hem de arkadaşlarıma hücre cezaları veriliyor, zaten hücreler hiçbir zaman boş kalmıyor, birilerine bir sıkıntı çıkarıp çok basit sebeplerden disiplin ve hücre cezası veriyorlar” diye ekledi.
 
‘Baskıların bizi yıldıramayacağını gördüler’
 
Garibe, yaşadıklarının kendisini de tutsakları da yıldıramayacağını ifade ederek, “Yaşadıklarımızın basına yansımasıyla beraber baskı azalıyor. Cezaevlerinde özellikle kadın arkadaşlara yapılan baskılar biraz durur, benim şahsımda basına yansıtılsa da başka arkadaşlar da kadına yönelik baskı ve politikalardan kurtulabilir. Yaşadıklarım basına da yansıyınca, cezaevi yönetimi üzerimizdeki bu baskıların bizi yıldırmayacağını gördü” dedi.
 
‘Süngeri koparttı’ gerekçesiyle dava açıldı
 
Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu ve Garibe’nin bir diğer avukatı Jiyan Kaya da yaşananların basına yansıması ardından baskıların azaldığını söyleyerek, kamuoyu oluşmasının etkisi olduğunu belirtti. Jiyan, Garibe’nin durumunun daha iyi olduğunu, hala belirli taleplerinin karşılanmadığını fakat yaklaşık on gündür çok fazla üzerine gidilmediğini söyledi. Jiyan, “Psikolojisinin daha iyi olduğunu söylese de hala tek kişilik odada tutuluyor, tek kalmama talebi de devam ediyor. Garibe’ye bu süreçte iki tane dava açılmış, biri yaşadıklarını telefonda ailesine anlatırken gardiyanlara hakaret ettiği iddiasıyla ‘hakaret’ davası, diğeri de sünger parçasını kopardığı için ‘kamu malına zarar’ vermekten. Ocak ayında da ‘kamu malına zarar vermek’ten davası görülecek” bilgisini verdi.
 
Tecrit uygulaması
 
Garibe’nin üç kişilik odada tek başına, hücre koşullarında tutulduğunu vurgulayan Jiyan, şu aktarımlarda bulundu: “Ne hücre ne de çoklu oda. Garibe cezalarının infazı nedeniyle orada tutulmuyor, zaten en başında geldiğinden beri tek kişilik hücrede tutuluyor. Şu anda bir tane 11 günlük, bir tane 5 günlük, bir tane de 11 günlük hücre cezası var ama bunların infazı henüz yapılmadı. Geldiğinden beri tek kişilik odada kalmasına ilişkin bir gerekçe sunulmuyor. Disiplin cezalarına ilişkin itirazlarda bulunmuş ama biz Garibe’yle görüşene kadar cezalar kesinleşmişti. Bizimle iletişime geçtiği süreçte hücre cezaları kesinleşmiş ve itiraz yolu bitmişti, kendi itirazı da reddedilmişti. F tipine uygun üç kişilik odada tek kişi kalıyor, başka birinin yanına vermiyorlar ve aslında bir nevi hücrede gibi, tek kişilik hücreye de konulmuyor.”
 
Süngerli odadaki kamera kayıtları nerede?
 
Yeni bir cezasının olmamasının sebepleri arasında kamuoyundaki baskının olduğunu ifade eden Jiyan, gardiyanlar hakkında yaptıkları suç duyurusuna ilişkin de henüz soruşturmanın devam ettiğini fakat “süngerli oda”daki kamera görüntülerinin alınıp alınmadığına dair bir gelişme olmadığını sözlerine ekledi. Jiyan, “Ancak o soruşturma gardiyanlar hakkında bir yargılamaya yol açabilir çünkü Garibe şu ana kadar zaten her yerde dile getirmiş yaşadıklarını ama kimse harekete geçmemiş. Bu suçtan bir yaptırım uygulanmasının ve cezasızlığın nasıl bir sonuca varacağını o zaman görülebileceğiz” dedi.
 
‘Mektupları keyfi olarak verilmeyebilir’
 
Garibe’nin yapılanların cezasız kalmamasına ilişkin hukuki talebinin hala sürdüğünü anımsatan Jiyan, Garibe’nin yine kamuoyunun bu konudaki desteğini sürdürmesini, soruşturmanın devam etmesini ve sonuçlanmasını beklediğini yineledi. Jiyan, Garibe’nin bir görüş yasağı olmasa da mektuplarına “güvenli” bir şekilde ulaşamayabileceğini vurgulayarak, “Soruşturma hala sistemde açılmış gibi görünmüyor, telefonlarımıza cevap verilmiyor, bunun takibi için de Kandıra’ya gideceğiz. Garibe şu an görüşe, avukat ve telefon görüşüne çıkabiliyor, bir yasağı yok. Mektup yasağı da yok ama ulaşıyor mu ulaşmıyor mu bunu bilemiyoruz, yasal olarak verilmesi gerekirken keyfi olarak verilmeyebilir” sözlerini kullandı.
 
‘Kamera kaydı yaşadıklarının kanıtı’
 
Kamuoyunun etkisinin çok büyük olduğuna değinen Jiyan, “Çünkü hep cezasızlıkla sonuçlanıyor bu tarz davalar ve kanıtlamak çok zor. Garibe’nin kamera görüntüsü yaşadıklarının bir kanıtı ama çoğunlukla cezasızlığa dönüşüyor bu durum ve aksine hücre cezaları, disiplin soruşturmaları ve davalarla sindirmeye çalışıyorlar” aktarımında bulundu. 
 
Jiyan son olarak, kamuoyunun Garibe’nin yaşadıklarını gündemde tutarak ve dayanışarak yargının daha doğru işlemesini sağlayabileceğinin de mesajını vererek, davanın takipçisi olmaya devam edeceklerini yineledi.