‘Erkek egemenliğine karşı mücadeleyi büyütelim’

  • 08:29 6 Kasım 2021
  • Güncel
HESEKÊ - JKŞ’nin düzenlediği sempozyuma katılan Kuzey ve Doğu Suriyeli kadınlar, silahlı halk direnişinde kadınların rolünü tartıştı. Kadınlar, Ortadoğulu tüm kadınlara erkek egemenliğine karşı birlikte mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. 
 
Devrimci Komünist Kadınlar (JKŞ),“Erkek egemenliğine karşı kadın devrimiyle zafere” başlıklı sempozyum düzenledi. Rojava kadın devrimi savunmasında ölümsüzleşen kadınların fotoğraflarının yer aldığı salona “İşgale karşı direniş, şiddete karşı direniş” ve “Erkek egemenliğine karşı kadın devrimiyle zafere” yazılı pankartlar asıldı. Sempozyumda “Silahlı halk direnişinde kadın ve Rojava kadın devrimi deneyimi” ile “Bölgesel devrim ve kadın enternasyonalizmi” başlıklı iki oturumda tartışmalar gerçekleştirildi. 
 
Sempozyuma başta Hesekê, Kobanê, Qamışlo ve Dirbêsiyê olmak üzere Kuzey ve Doğu Suriye kentlerinden çok sayıda kadının yanı sıra Demokratik Suriye Meclisi Kadın Bürosu, Demokratik Birlik Partisi, Suriye Gelecek Partisi, Kürdistan Demokratik Değişim Partisi, Sara Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Örgütü, Suriye Kadın Meclisi, Süryani Kadın Birliği, Kongra Star ve Kadın Evi temsilcileri enternasyonal katılımcılar yer aldı. 
 
Saygı duruşuyla başlayan sempozyumda sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapan JKŞ Sözcüsü Fadya Sido, sempozyumun amacı ve çalışmaları hakkında bilgi verdi. Sempozyuma katılan kadınları selamlayan Fadya şunları söyledi: “Kuzey ve Doğu Kürdistan’da zindanlardaki kadın yoldaşlara selam gönderiyoruz. Mücadele eden tüm kadınları selamlıyoruz. Urfa’da adalet için nöbet tutan Emine Şenyaşar’a, kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri’ne, şu an Semelka Sınır Kapısı’nda nöbet tutan şehit annelerini selamlıyoruz.”
 
Sempozyumu kadın mücadelesinin büyütülmesi için gerçekleştirdiklerini dile getiren Fadya, özel mülkiyetin kadının köleleştirilmesinde rol oynadığını dile getirdi, “Özel mülkiyeti ortadan kaldırıp kendimizi özgürleştirmeliyiz” dedi. 
 
Dominik Cumhuriyeti’nde Mirabel Kardeşler’in katledilmesinin ardından 25 Kasım’ın Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak kabul edildiğini hatırlatan Fadya Sido, “25 Kasım bizim için, şiddete karşı mücadele açısından çok önemli. Kadınların birbirine sahip çıkması, birlikte mücadele etmesi gerek” şeklinde konuştu.
 
Sempozyumun “Silahlı halk direnişinde kadın ve Rojava kadın devrimi deneyimi” başlıklı ilk oturumuna JKŞ Sözcüsü Fadya Sido, YPJ komutanlarından Sozê Qamişlo ve Kürdistan Demokratik Değişim Partisi’nden Şêrîn Mûsa konuşmacı olarak katıldı.
 
İlk sözü alan Fadya Sido, devrimler tarihinde kadınların oynadığı role dikkat çekti. Paris Komünü ve Ekim Devrimi’nin ilk komün deneyimleri olarak kadın özgürlük mücadelesini geliştirdiğini dile getiren Fadya, kadın özgürlük mücadelesi tarihinden örnekler verdi. Fadya, Alman faşizmine karşı direnişten Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesine kadar kadınların rolüne dikkat çekti.
 
2011 Arap halk ayaklanmaları dönemini hatırlatan Fadya, tüm halkların özgürlük istediğini dile getirdi, Rojava devriminin inşa ve savunmasında kadınların önemli roller oynadığını dile getirdi. Fadya Sido “Rojava’nın ve kadının özgürlüğü için savaştık. Sarya, Destan, İvana, Raperin, Roza ve Zilan direnişin sembolleri oldu, onların yolundan yürüyeceğiz” dedi.
 
‘Kadınlar devrime nasıl sahip çıkacaklarını gösterdi’
 
Oturumda söz alan YPJ komutanlarından Sozê Qamişlo, JKŞ’nin düzenlediği sempozyumun önemli olduğunu dile getirdi. “Toplumu yaratan, yöneten, büyüten kadındır” diyen Sozê Qamişlo, erkek egemen zihniyetin kadının yönetimindeki tarih, kimlik ve kültür gibi pek çok şeyi değiştirdiğini belirtti. Sozê Qamişlo, “Rojava devrimine kadar kadının adı yoktu. Ortadoğu ayaklanmalarına baktığımızda kadının adı yok. Tarihte kadına sahip çıkmamız gerek” diye konuştu. Rojava devriminin başlamasıyla neden YPJ gücüne ihtiyaç duyulduğunu açıklayan Sozê Qamişlo şunları söyledi: “Devrimden önce toplumda yer tutamayan, aile de görüşsüz bırakılan kadınlar, devrime nasıl sahip çıkacaklarını gösterdi. Bu nedenle YPJ’nin inşası önemliydi. Kadın devrimine YPJ önderlik etti. Bu devrime isim veren ve dünyaya duyuran YPJ oldu. ”
 
YPJ’nin kadına biçilen sınırları kaldırdığını dile getiren Sozê Qamişlo, “Şimdi bu iradeye sahip çıkmalıyız. Sarya, Zilan, Destan ve Raperin gibi komünist kadınlar, Kobane’de Arin Mirkan ile el ele tutuştu. Qamışlo, Minbic ve Rojava’nın her yerinde durdular. Bu miras tarihe yazıldı, bir ruh yarattılar. Bu sayede dünyanın komünist kadınları yüzlerini Rojava’ya döndü” şeklinde konuştu.
 
Kürt, Arap ve komünist kadınların, devletlerin karşısında duramadığı DAİŞ çetesini durdurmayı başardığını dile getiren Sozê Qamişlo, “Şehitlerimizin sayesinde yaşıyoruz. Tek ruh ve birlikte alt edebilirsek o zaman kazanabileceğiz” diye konuştu. Farklı ülkelerden Rojava’ya gelerek ölümsüzleşen enternasyonal savaşçıları anan Sozê Qamişlo, “Tüm şehitler önünde sözümü yineliyoruz” dedi.
 
Kürdistan Demokratik Değişim Partisi adına konuşan Şêrîn Musa da konuşmasında kadınların yıllardır silahlı mücadele içinde yer aldığını söyledi. Şêrîn,  “Yediden yetmişe silahlı mücadelede yer alan kadınları selamlıyoruz” dedi. 
 
Enternasyonal dayanışma büyütüldü
 
Sempozyuma çok sayıda ülkeden devrimci komünist partiler ve kadın örgütleri de video mesaj gönderdi. 
 
Avrupa’dan Sosyalist Kadınlar Birliği adına iletilen mesajda "SKB olarak, Ortadoğulu kadınların mücadelelerini Avrupalı kadınların mücadelesiyle birleştirmek ve anlatmak göreviyle yükümlüyüz" ifadeleri kullanıldı.
 
Peru Halk Cephesi'nin mesajında uluslararası kadın dayanışmasının önemine vurgu yapılırken, Kenya Komünist Partisi, kadınların silahlı mücadele deneyimlerinin tarih boyunca var olduğuna dikkat çekildi. Rojavalı kadınlara teşekkür eden Kenya Komünist Partisi, "Dünya kadınlarına Ortadoğu’nun tek kadın silahlı gücü olan ve dünyaca tanınan YPJ’yi armağan ettiler" ifadelerini kullandı.
 
Almanya’dan MLPD gönderdiği mesaj da "En sıcak dayanışma duygularımızı iletiyoruz" derken, Dünya Kadın Konferansı Avrupa Koordinatörü Susanne Bader mesajında, "Dünya kadın hareketi, kendi başına güçlü bir kuvvet, aynı zamanda işçiler ve halklar arasında bir bağ haline gelmeli" diye vurguladı.
 
Kadınların Birleşik Devrim Hareketi (KBDH) adına sempozyuma mesaj gönderen Konsey Üyesi Hevi Sarya, “21. yüzyıl Rojava kadın devriminin açtığı yoldan ilerleyerek bölgesel çapta yeni devrimlere doğru yürüdüğümüz bir süreç olacak. Sürecin önünü açacak iki temel nokta, silahlı direnişi ve kadın özsavunması ile örgütlenmektir” diye vurguladı. 
 
Uruguay Devrimci Komünist Parti Kadın Cephesi, Afganistan Devrimci Kadın Birliği RAWA, Tunus Sosyalist Demokrat Yurtsever Parti de video mesaj yoluyla Rojavalı kadınları selamları, başarılar diledi.
 
‘Kadın kazanımlarımızı koruyalım’
 
Oturumun devamında Kuzey ve Doğu Suriye kentlerinden gelen kadınlar söz aldı. Sempozyuma Fırat Bölgesi’nden katılan Bahar Kobane, Türk devletinin saldırılarına dikkat çekerken, kadınların tarihi Kobane zaferinde oynadıkları role vurgu yaptı.
 
Xanım Ehmed ise devrimle birlikte elde edilen kadın kazanımlarını korumanın önemine vurgu yaptı. Efrinli JKŞ üyesi Şevin Heval ise işgale karşı feda eylemi gerçekleştiren YPJ’li Avesta Xabur’u hatırlattı, “Biz Efrinli kadınlar kentimizi savunmak için direnişin içinde yer aldık. Avesta yoldaş, bedenini siper etti. Biz de direnmeli ve topraklarımızı korumalıyız” dedi.
 
Arap ulusundan CKŞ’li Lara Yasin de devrimin genç kadınların yaşamlarını nasıl değiştirdiğine dikkat çekti, “Evden çıkmamıza bile izin verilmiyordu, devrimle birlikte kadınlar çıkabiliyor, çalışabiliyor. Genç kadınlar her alanda özgürce hareket edebilir Tüm kadınlara ulaşmak ve onları özgürleştirmek istiyoruz” dedi. 
 
‘Devrimi tüm ortadoğuya yayma görevi kadınların omuzundadır’
 
Verilen aranın ardından sempozyumun “Bölgesel devrim ve kadın enternasyonalizmi” başlıklı ikinci oturumuna geçildi. 
 
Bu bölümde JKŞ adına sunum yapan Beritan Asya, Meksika, Afganistan, Sudan başta olmak üzere direnişlerini sürdüren tüm dünya kadınlarını selamladı. 
 
Asya “Devrim, hayat ve mücadele kadınların omuzlarında yükseliyor. Rojava devrimi sayesinde Ortadoğu’da ve dünyada direnen kadınların ortak bir mekanizmasını nasıl oluşturabiliriz bunu tartışmalıyız” dedi. Ortadoğu’da kadınların benzer sorunlarla karşılaştığını dile getiren Asya, “100 yıl önce Kürdistan’ı dört parçaya bölen siyaset, Ortadoğu’da devam ediyor. Buna karşı en somut adım Rojava devrimi oldu. Arap halk ayaklanmalarında Tunus’tan Mısıra kadar 30-40 yıllık diktatörlükler yıkıldı. İşte cevap budur. Bu direnişlerde en büyük özne kadınlardı” şeklinde konuştu.
 
Asya, ayaklanmalarının devrimci önderlik ve programdan yoksun olması nedeniyle başarıya ulaşmadığını dile getirdi. Ortadoğu’da kurulacak devrimci sosyalist federasyonların önemine dikkat çeken Asya şöyle konuştu: “Devrimi tüm Ortadoğu’ya yaymalıyız. Ezilen halkların kaderi birbirine bağlıdır. Amaç, ezilen halkların birliğini yaratmak olmalı. En büyük görev, Rojava-Kuzey ve Doğu Suriyeli kadınlarının, yani bizim omuzlarımızdadır.”
 
‘Devrimi tüm dünya halklarının kazanımına dönüştürmeliyiz’
 
Suriye Kadın Meclisi’nden Jiyan Hisen, 25 Kasım’ın öngünlerinde yapılan sempozyumun önemini vurguladı, “Mücadelemize güç katmasını diliyorum” dedi. 
 
Türk devletinin Rojava kadın devrimine yönelik saldırıları tehditlerinin arttığını hatırlatan Jiyan Hisen “İşgal edilen bölgelerde de kadına yönelik şiddet devam ediyor” dedi. Rojava devrimi boyunca enternasyonal dayanışmanın hep sürdüğünü hatırlatan Jiyan Hisen, “Bugün uluslararası alandan gelen mesajlarda bizden destek aldıklarını söylediler. Biz de onlardan güç alıyoruz. Devrimi kazanımlarını dünya halklarının kazanımlarına dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
 
Sara Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Örgütü’nden Neda Milkê de Rojava devrimiyle birlikte kadınların silahlı mücadelelerinin daha görünür hale geldiğini dile getirdi. Milkê, “Kadınlarımızı savaş cephesinde gördükçe irademiz daha güçlü oluyor” diye konuştu.
 
Bu bölümde Süryani Kadınlar Birliği adına yapılan konuşmada da Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın kazanımlarına dikkat çekti.
 
Kadınlar sık sık “Kadın Yaşam özgürlük”, “Yaşasın direniş” sloganları atarken, sempozyum müzik eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.