Öğrencilerden emniyete: ‘Yurtsuzların’ sesini kısamayacaksınız

  • 15:16 6 Kasım 2021
  • Güncel
ANKARA - Ailelerinin polis tarafından aranmasına tepki gösteren öğrenciler, meşru taleplerini dile getirdiklerini belirterek, “Boşuna aramayın. ‘Yurtsuzlar’ olarak mücadele etmeye, üniversitelerimizi ve barınma hakkımızı savunmaya devam edeceğiz" diye belirtti.
             
Ankara’da “Yurtsuzlar” çalışmasını okullarında sürdüren üniversite öğrencilerinin aileleri polis tarafından aranarak çocuklarının 6 Kasım’da eyleme gidecekleri iddiasıyla üniversiteliler üzerinde baskı kurmaya çalıştı. Konuya dair üniversite öğrencileri İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısının yapıldığı salona “ Boşuna aramayın, her kampüste her sokaktayız” pankartı asıldı. Açıklamayı öğrenciler adına Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencisi İrem Naz Çelik okudu.
 
‘40 yıl önce Kenan Evren, bugün saray’
 
6 Kasım’ın Yüksek Öğrenim Kurulu'nun (YÖK) 40’ıncı kuruluş yıldönümü olduğunu hatırlatan İrem Naz, “40 yıl önce üniversitelerin özerkliğini ortadan  kaldırmak, üniversiteyi sermayeye açmak, üniversitelileri baskı altına almak için kurulan YÖK, bugün baktığımızda işlevini yitirmiş bir şekilde saray kuklalığı yapan bir kurumdan başka bir şey değildir. Emirlerini saraydan almakta ve sadece saraya karşı sorumlu tutulmaktadır. Üniversitelerin özerk ve demokratik yapısı tarih boyunca saldırıya maruz kalmıştır. 40 yıl önce Kenan Evren yönetiminin YÖK aracılığıyla yapmaya çalıştığı saldırılar, bugün ise saray eliyle bizzat yapılmaktadır. Üniversitelerimize seçilmiş rektörler değil, cumhurbaşkanı tarafından kayyum rektörler atanmakta, üniversitelerde halk yararına bilim üretilmesi gerekirken üretilen bilim devlet eliyle sermayeye peşkeş çekilmektedir. Kampüslerimiz sermayedarların cebini doldurmak için ranta açılıp millet bahçelerine, külliyelere dönüştürülmekte, üniversite içindeki kadın ve LGBTİ+ çalışmaları engellenmekte ve cinsel tacizi önleme birimleri işlevsizleştirilmektedir. Pandemiyle birlikte kampüslerin kapısı tamamiyle kapatılmıştı, şimdi ise üniversitelerin kapılarını açtık denilerek belirsiz online ya da hibrit eğitim süreçleri öngörülmektedir” dedi.
 
‘Güvencesiz ve rezil geleceğin kölesi olmayacağız’
 
İrem Naz, üniversite öğrencilerinin yoksulluğa ve geleceksizliğe mecbur bırakıldığını vurguladı. Artan kira fiyatları nedeniyle ev kirası ödeyemeyen, özel yurtlara parası yetmeyen, kalacak yurt bulamayan, barınma imkânı olmadığı için üniversitesine gelemeyen, aile evinden çıkamadığı için baskıya ve şiddete maruz kalan, geçinemediği için güvencesiz iş koşullarında çalışan milyonlarca öğrenci olduğunu belirten İrem Naz, “Fakat bizler güvencesiz, rezil bir geleceğin kölesi olmayacağız. En temel haklarımız için, insanca bir yaşam için mücadele etmeye devam edeceğiz. İktidarın üzerimizde kurmaya çalıştığı korku politikaları boşunadır. Bizler hayatın her alanında üzerimizde kurmaya çalıştığınız baskılara rağmen karşınızda dimdik duruyoruz. Kayyum rektörlere karşı kampüslerde, rant ve talan politikalarıyla yok etmeye çalıştığınız ormanlarda, kadın ve LGBTİ+ düşmanlığına karşı sokaklarda, evsiz ve yurtsuz bırakılmaya karşı parklarda, tüm kampüslerdeyiz” şeklinde konuştu.
 
‘Yapılan aramalar hukuksuz’
 
Geçtiğimiz günlerde "Yurtsuzlar Hareketi”ni bahane göstererek üniversite öğrencilerinin ailelerinin kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce arandığını ifade eden İrem Naz, “Ailelerimiz bizim üzerimizden korkutulmaya çalışılarak üniversitelilerin barınma hakkı mücadelesi engellenmek istendi. Yapılan aramalar tamamiyle hukuksuzdur. Biz üniversitelilerin kalacak yurdu yok, hali hazırda olan KYK Yurtları hem yetersiz hem niteliksiz, öğrenci semtlerinde kiralara fahiş zamlar yapıldı, 650 liralık KYK kredileriyle özel yurtlarda kalmaya paramız yok, tarikat-cemaat yurtlarında kalmak istemiyoruz derken bizlere kalacak nitelikli, tam kapasiteli yurtlar oluşturması gerekenler barınma hakkını isteyen üniversitelilerin ailelerini aramakla meşgul olmaktadır. En meşru ve haklı taleplerimizi dile getiriyor, yurtsuz binlerce sıra arkadaşımızın hakkını savunuyoruz. Nitelikli yurt istemek ve kendi yaşam alanlarımızı savunmak suç değildir. Söz konusu üniversiteliler olunca elinden geleni ardına koymayanlar aynı hassasiyeti kadın ve LGBTİ+ düşmanlarına, faşist çetelere, uyuşturucu satıcılarına göstermemektedir. Boşuna aramayın. Şimdiye kadar yurtsuzların sesini parklarda, sokaklarda, kent meydanlarında, kampüslerde dile getirdik. Bundan sonrasında da ‘Yurtsuzlar’ olarak mücadele etmeye, üniversitelerimizi ve barınma hakkımızı savunmaya devam edeceğiz. Üniversitelilerin, yurtsuzların sesini kısamayacaksınız” ifadelerini kullandı.              
 
‘Taleplerimiz net’
 
İrem Naz son olarak, “ YÖK’ün kuruluş yıldönümünde üniversiteye ve yaşamlarımıza dair taleplerimizi bir kez daha dile getiriyoruz. Taleplerimiz net: Nitelikli, tam kapasiteli, güvenli yurtlar yapılsın! Özel yurtlar kamulaştırılsın! KYK borçları silinsin! Yurt ücretleri düşürülsün! Cemaat ve tarikat yurtları kapatılsın! Kayyum rektörler ve sermayedarlar değil, üniversite bileşenleri üniversitede söz sahibi olsun! YÖK kapatılsın” sözlerini kullandı.