Peloponez'den günümüze kimyasal silahlar
- 09:03 9 Kasım 2021
- Güncel
Derya Ren
DİYARBAKIR - Dünyada savaşlarda “yok etmek” adına kullanılan kimyasal silahlar Türkiye’de en fazla 1990’lı yıllarda yaşanan çatışmalarda PKK’lilere karşı kullanılmasıyla gündeme geldi. En son Federe Kürdistan Bölgesi’nde gündeme gelen kimyasal silah kullanımına karşı çok sayıda kurum ve kuruluş OPCW’ye mektup gönderdi.
Yüzyıllardan beri devletler tarafından kimyasal gazlar savaşlarda silah olarak kullanıyor. Uluslararası arenada “insanlık suçu” olarak tariflenen suça karşı gerekli mekanizmalar ve yaptırımlar ise hem içte hem dışta oluşturulan kamuoyu ile mümkün olabiliyor. Türkiye’de 40 yılı aşkındır devam eden çatışmalı süreçte çok sayıda “savaş suçu” işlenirken, en son Federe Kürdistan Bölgesi’nde operasyonlarda kimyasal silahın kullanıldığı gündeme geldi. Türkiye'nin 23 Nisan'da başlattığı askeri operasyonlarda, 6 ay içerisinde 323 kez kimyasal silah kullandığı tespit edildi.
İlk kimyasal Peloponez Savaşı’nda kullanıldı
Kızgın kömür, kükürt ve zift karışımından oluşan ilk kimyasal silah M.Ö. 423’de Sparta, Peloponez ve Atina arasında yapılan Peloponez Savaşı’nda kullanıldı. 22 Nisan 1915’te Belçika’nın Ypres kentinde Almanların, İngiliz ve Fransız kuvvetlerine karşı klor ve fosgeni kullanması ile ilk modern kimyasal silah tarihe geçti.
Kimyasal silahların yasaklanmasına karşı OPCW kuruldu
Bu gazlar sonucunda binlerce kişi yaşamını yitirirken, doğada bulunan milyonlarca bitki ve hayvanın nesli tükendi. Kimyasal silahların kullanılmasıyla beraber doğada meydana gelen milyonlarca ölümün, doğa tahribatlarının ve türlerde görülen farklılıkların önüne geçmek adına 29 Nisan 1997 tarihinde merkezi Hollanda’nın Lahey kenti olan Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) kuruldu. OPCW, devletlerin elinde olan silahların imhasını öngören Kimyasal Silahların Önlenmesi Sözleşmesi (CWC), 27 Nisan 1997’de 192 üye ülke ile yürürlüğe girdi. Türkiye ise bu sözleşmeye 12 Mayıs 1997’de taraf oldu.
Kimyasal silahlar ölümlerin yanı sıra sinir sisteminin felç olmasına (sinir gazları); geçici körlük, sağırlık, felç ya da kusmaya; deride, gözlerde ağır yanıklara ya da solunum güçlüğüne yol açıyor. Kimyasalların zehirli gazlar, boğucu, kan zehirleyici, kusturucu, göz yaşartıcı ve uyuşturucu şeklinde çeşitleri bulunuyor.
Dünya tarihine geçen ve binlerce kişinin yaşamını yitirmesine neden olan savaş ve katliamlarda ‘kimyasal kullanılan’ olaylarının bazıları şöyle:
Hiroşima ve Nagazaki
1939 ve 1945 yılları arasında gerçekleşen İkinci Dünya Savaşı sırasında Asya kıtasında 6 ve 9 Ağustos 1945 yılında Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine “Atom Bombası” ile saldırı düzenledi. Düzenlenen kimyasal silah saldırısı sonucunda Hiroşima kentinin yüzde 70’i yok edilirken, 40 bin kişi yaşamını yitirdi. Nagazaki kentine yapılan saldırı ile de kentin yarısı yok oldu. 70 bine yakın kişi ise yaşamını yitirdi. Öte yandan bölgeye atılan kimyasal gazdan kaynaklı kent genelinin ikliminde farklılık görülürken, birçok canlının neslinin tükenmesine neden oldu.
Nazilerin kimyasal katliamı
2’nci Dünya Savaşı’nda Nazi hükümeti tarafından karbon monoksit ve hidrojen siyanür kullanılarak milyonlarca kişi kimyasal silahlar ile katledildi.
Hama Katliamı
2 Şubat 1982 tarihinde Hafız Esad yönetiminde olan Suriye’de hükümet, Hama kentinde “Müslüman Kardeşler’e operasyon” adı altında binlerce kişiyi katletti. Katliamda 10 bin ile 25 bin arasında kişinin yaşamını yitirdiği kaydedilirken, Uluslararası Af Örgütü’ne göre ölümlerin çoğu kullanılan kimyasal silahtan kaynaklandı.
Doğu Guta Katliamı
Beşar Esad yönetiminde olan Suriye’nin Şam kenti yakınlarında bulunan Doğu Guta bölgesinde Beşar Esad’a bağlı birlikler 21 Ağustos 2013’te kimyasal silah saldırısı gerçekleştirdi. Bazı kaynaklarda saldırı sonucunda çoğu çocuk toplamda bin 400 kişinin yaşamını yitirdiği belirtilse de, kaç kişinin yaşamını yitirdiğine dair net bir veri bulunmuyor. Katliam esnasında kullanılan sarin gazından kaynaklı kişilerin vücudunda yanık izi oluşmakla beraber, yanma hissinin oluştuğu araştırma yapan uzmanlar tarafından açıklanmıştı.
Varşova Gettosu Direnişi
Nazi işgali döneminde, 19 Nisan-16 Mayıs 1943 tarihleri arasında meydana gelen Varşova Gettosu Direnişi sırasında Naziler Yahudilere karşı kimyasal silah kullandı. Bu saldırı sonunda binlerce kişi yaşamını yitirdi.
400 bin ölüm
1960'larda Ranch Hand Operasyonu'nu yürüten ABD Silahlı Kuvvetleri, Güney Vietnam topraklarının yüzde 10'unu dioksinle zehirledi. Vietnam hükümetine göre bu kimyasal silah 400 bin kişinin ölümüne sebep olurken, 1 buçuk milyon doğum kusuruna neden oldu.
Tiyatro baskını
24 Ekim 2002’de meydana gelen Moskova Tiyatro Baskını sırasında, Rus kuvvetleri tarafından “anestetik fentatil” maddesi kullanıldı. Bu maddenin olumsuz etkileri sebebiyle yaklaşık 130 kişi yaşamını yitirdi.
Kürtlere yönelik gerçekleştirilen kimyasal silah katliamlarının ise bazıları şu şekilde:
Şêx Mehmudê Berzencî
Süleymaniye merkezli Şêx Mahmudê Berzencî direnişine karşı 1920 yılında İngilizler, “deney” adı altında uçaktan attıkları kimyasal gazlar sonucunda resmi olmayan rakamlara göre 10 Kürt’ü katletti.
Dersim Katliamı
Dersim Katliamı’nın yaşandığı 1937-1938 yıllarında Türkiye tarafından kullanılan zehirli gazlar sonucunda 70 bin kişi katledildi.
Halepçe Katliamı
Saddam Hüseyin’in yönetiminde olan Irak hükümeti tarafından 16 Mart 1988’de Federê Kürdistan Bölgesi’nde bulunan Halepçe kentine kimyasal silah ile saldırıldı. Tarihe “Halepçe katliamı” olarak geçen saldırı sonucunda çoğunluğu çocuk 5 binden fazla kişi yaşamını yitirdi. Öte yandan katliamdan sonra doğan birçok çocukta hem fiziksel hem de zihinsel bozukluklar görüldü.
İran-Irak Savaşı
1980-1988 yılları arasında gerçekleşen İran-Irak Savaşı sırasında Saddam, Kürtlere yönelik birçok kez kimyasal silah kullandı. Kullanılan kimyasal silahlar sonucunda binlerde kişi yaşamını yitirdi.
Felluce Katliamı
2004 yılının Kasım ayında, ABD askerlerinin Irak’ın Felluce kentine düzenlediği kimyasal gaz saldırısı sonucunda yüzlerce kişi yaşamını yitirdi, binlerce kişi ise fiziksel ve biyolojik olarak engelli dünyaya geldi.
Türkiye’de kimyasal silahın kullanımı
Türkiye’de ise kimyasal, 1990’lı yıllarda PKK'lilerle yaşanan çatışmalarda gündeme geldi. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre Dersim’in Çemişgezek ilçesinde 11 Nisan 1997 tarihinde 21, Batman’ın Sason ilçesine bağlı Tanzê (Heybeli) köyü Newala Çargê mezrasına 1999 yılı Şubat ayında düzenlenen operasyonda 15’i PKK’li 2’si sivil olmak üzere 17, Mardin’in Midyat ilçesi Bagok Dağı bölgesi Üçköy (Sêderî) köyü kırsal alanında 1996 yılında çıkan çatışmada 9 PKK’linin kimyasal sonucu katledildiği gündeme geldi.
Şırnak'ın Silopi ilçesine bağlı Ballıkaya (Bilika) köyü yakınlarında 11 Mayıs 1999 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda 20 PKK’nin kimyasal silahla katledildiği belirtilmişti.
Raporla ispatlandı
Hakkâri’nin Çukurca ilçesinde de 2009 yılı Eylül ayında meydana gelen bir çatışmada yaşamını yitiren 2’si kadın 8 PKK’linin kimyasal silahla katledildiği gündeme geldi. Bu kanıyı doğrular nitelikte fotoğraf ve materyaller ele geçiren insan hakları kuruluşları söz konusu materyalleri incelenmek üzere Almanya’ya gönderdi. Alman basını, Türk ordusunun PKK’lilere karşı ‘kimyasal silah’ kullandığını belirtti. Alman insan hakları savunucuları ve siyasetçiler uluslararası soruşturma isterken, Hamburg Üniversitesi TSK’nin kimyasal silah kullandığını raporla ispatladı.
Kazan Vadisi
Hakkari'nin Çukurca ilçesinde bulunan Kazan Vadisi'nde, 22-24 Ekim 2011 tarihleri arasında yapılan bombardımanda 36 HPG'li yaşamını yitirdi. Olay yerine giden ulusal ve uluslararası heyetler, yanmış ve paramparça cenazelerle karşılaştı.
İHD Diyarbakır Şubesi’nin 20 Ağustos 2011’de açıkladığı, 1994 yılından başlayarak 2011 yılına kadar devam eden kimyasal ve biyolojik silah kullanımına ilişkin raporunda şu veriler yer alıyor:
* HPG’li savaşçılara yönelik kimyasal silah kullanımı iddiası: 39
* Doğaya yönelik kimyasal silah kullanımı iddiası: 5
* Biyolojik silah kullanımı iddiası: 2
* Kimyasal silah kullanımı sonucu yaşamını yitiren kişi sayısı: 437
* Kimyasal silah kullanımı sonucu ölen hayvan sayısı: 134
Cezaevlerinde kimyasal kullanımı iddiası
Türkiye'de 20 ayrı cezaevine 19 Aralık 2000'de eş zamanlı düzenlenen operasyonlar sırasında, kimyasal gaz kullanıldığı ileri sürüldü.
Sokağa çıkma yasakları
2016 yılında sokağa çıkma yasaklarının sürdüğü Cizre’de askerler ve polisler tarafından kimyasal silah kullanıldığı iddia edilmişti. Hakların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak eski Milletvekilli Faysal Sarıyıldız, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne yaşananlar hakkına inceleme yapılması için mektup göndermişti.
Efrîn
Türkiye’nin 16 Şubat 2018 tarihinde Efrîn’e yönelik işgal saldırısı esnasında da kimyasal silah kullandığı iddiası, orada bulunan savaşçılar tarafından kamuoyu ile paylaşılmıştı. O dönem Efrîn Hastanesi’nde çalışan doktor Ciwan Efrîn, “Bize gelen sivil yaralılarda klor gazı zehirlenmesinin semptomlarına rastlandı” açıklamasını yaptı.
Kuzey ve Doğu Suriye
Türkiye 9 Ekim 2019’da da Kuzey ve Doğu Suriye’ye askeri operasyon başlattı. Başlatılan operasyon kapsamında defalarca kez kimyasal silah iddiaları gündeme geldi. Kimyasal silah iddialarına ilişkin 10 Ocak 2020’de Rojava Savunma İnisiyatifi tarafından rapor hazırlanmış ve hazırlanan rapor 20 Ocak 2020’de OPCW’ye teslim edilmişti.
Diğer yandan Fırat Haber Ajansı'nın (ANF) HPG açıklamalarına dayandırarak geçtiği haberlere göre ise Türkiye son 6 ayda 323 kez kimyasal silah kullandı. Bu nedenle bölgede 548 kişi çeşitli şikayetlerle hastanelere başvurdu. Operasyonların başladığı günden bu yana ise 30’dan fazla HPG’linin kimyasal silah ile yaşamını yitirdiği iddia edildi.
OPCW’ye mektup
Kimyasal silah kullanımına dair Avrupa’daki 51 siyasi parti ve örgüt, OPCW’ye mektup göndererek harekete geçme çağrısı yaptı. Almanya’da Wuppertal Viyan Kadın Meclisi ve Jinên Xwendekar ên Kurdistan (JXK) üyeleri ve Halepçe Kimyasal Derneği de konuyu gündeme getirdi.







